Bir Psikiyatristin Günlüğü

Psych-Istanbul, Cinema-Philia, Tiyatroseverler ve Hayata Dair Ayrıntılar…

"Spor" kategorisindeki yazıları görüntülüyorsunuz

Güney Afrika’da düzenlenen, İspanya’nın şampiyon olduğu 2010 Dünya Kupası’nın “unutulmaz kelimesi” “Vuvuzela” oldu.

Merkezi Londra’da bulunan “Today Translations” şirketinin yaptığı ankette 60 ülkeden 320′den fazla dil uzmanı görüş bildirdi.

“Dünya Kupası’nda hafızadan silinmeyecek kelime nedir?” sorusuna uzmanların yüzde 75′i “Vuvuzela” yanıtını verdi.

“Today Translations” şirketinin müdürü Jurga Zilinskiene, maçlar ve goller unutulsa da “Vuvuzela Dünya Kupasının” hatırlanacağını belirterek, Dünya Kupası sayesinde Vuvuzela’nın “evrenselleştiğini” ve çeviri gerektirmeyen kelimeler arasına girdiğini söyledi.

Ankette akıllarda kalacak kelimeler için uzmanlardan yüzde 12′si Kolombiyalı pop şarkıcısı Shakira’nın seslendirdiği, Dünya Kupası marşı “Waka Waka” derken, kupada kullanılan Adidas’ın ürettiği top “Jabulani”, Dünya Kupası’nın resmi maskotu maceraperest Afrika leoparı ”Zakumi’ ve Güney Afrika Milli Futbol Takımı’nın lakabı ”Bafana Bafana” yüzde 4′te kaldı.

Güney Afrika kültürünün parçası olan borazana benzeyen “Vuvuzela”, çıkardığı ses ve tribünlerde aralıksız çalınmaları nedeniyle birçok futbolseverin kabusu olmuştu.

 

Başbakan konuşmasında Hakkari’de görev yapan doktor Dilek Yeşilbaş’ın kentteki çocukların hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı.

Başbakan toplantıda çok önemli isimlerin de bulunduğunu söyleyerek, Hakkari Devlet Hastanesi’nde görev yapan Dilek Yeşilbaş isimli doktora dikkat çekti.

 Erdoğan, “Kendisi Hakkari Devlet Hastanesi doktorlarından, ‘Hakkari’nin meleği’ olarak bilinir. Tırnak içinde söylüyorum, ‘zorunlu’ hizmet için atanmıştı. Ama zorunlu hizmet süresi bittiği halde, görev yerinde kalmayı tercih etti.

Çünkü Hakkari’de ‘Dilek Abla’ diye arkasından koşan yüzlerce çocuğunu terk etmek istemedi. Çocuklara futbolu sevdirdi, sporu sevdirdi, sinemayı sevdirdi. Hakkarili çocuklardan kurduğu futbol takımı, Almanya’da uluslararası bir turnuvada 2. olup gol kralı çıkardı. O çocukların hepsi ilk kez uçağa bindi, İstanbul’u gördü, ülke dışına çıktı. Hakkarili çocukların hayatını o değiştirdi” diyerek doktor Dilek’e övgü yağdırdı.

Dünya İkincisi oldular

Almanya’da düzenlenen U-11 ELBTAL CUP’ turnuvasında Türkiye’yi temsil eden Hakkarili minikler Dünya İkincisi oldu. Minikler kentte sevinçle karşılandı.

Baran Yetenek Avcıları Derneği ile Anadolu Spor Akademisi’nin işbirliğinde hazırlanan proje kapsamında, futbol kulübünde seçilen 15 çocuk Almanya’da düzenlenen olan U-11 ELBTAL CUP Futbol Turnuvası’nda Türkiye’yi temsil etmek üzere İstanbul’a gitmiş ve A Milli Takımının Riva’daki kampında bir hafta antrenman yapmıştı.

Almanya’da düzenlenen turnuvada büyük başarılara imza atan Hakkarili minikler gruplarında bir maç hariç bütün maçları aldı. Hakkarili minikler değişik dünya ülkelerinin takımlarıyla yaptıkları karşılaşmalarda 28 gol atarken sadece bir gol yedi. Dünya şampiyonluğunu penaltı atışlarında kaybeden Hakkarili minikler Dünya İkincisi olarak Hakkari’ye döndü. Van’dan otobüsle gelen minikler, şehir stadyumunda aileleri ve Hakkari Üniversitesi Dekanı Osman Güldal tarafından karşılandı.

Burada gazetecilere bir açıklama yapan takım antrenörü Mehmet Kayrın, Brezilya’da bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın telefonla arayarak çocukları tebrik ettiğini söyledi. Kayrın, “Buradan hareket etmeden önce çocuklar ’biz final oynayacağız’ diye kendilerine bir hedef koydular. Biz kesinlikle çocuklara bu yönde bir baskı yapmadık. Oraya gittiğimiz zaman ilk kuralar çekildi. İlk maçımızda biraz sahanın zemini olsun seyirciler olsun çocuklar biraz sendeledi. İlk maçımızı 3-1 kazandık. Ondan sonraki maçlarda Polonyayı net bir skorla 7-0 yendik. Danimarka’yı 9-0 yendik. Çekostuvakya yı 3-0 yendik. Grubu 28 gol atarak ve bir gol yiyerek bitirdik. Final maçlarında yine bir Çekostovak’ya takımı vardı onları 7-1 yendik. Daha sonra Almanya’nın Dinamo Dresten takımı ile karşılaştık. O maçta biraz tutuk başladık. Çocuklar ikinci yarıda açıldı. Maç 2-2 bitti” dedi.

CENTİLMENLİK KUPASI HAKKARİLİ MİNİKLERE

11, 13, 15 ve 17 yaş gruplarında değişik ülkelerden 70 takımın turnuvaya katıldığını, centilmenlik kupasının da kendilerine verildiğini belirten Kayrın bürokrat ve milletvekillerinin kendilerini tebrik etmemesinden yakındı. Türkiye’yi Almanya’da en iyi şekilde temsil eden çocuklar ise, “Almanya’da iyi futbol oynadık. Bir maç dışında bütün maçlarımızı kazandık. Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ettik ve dünya ikincisi geldik” şeklinde konuştular. Takımda bulunan çocuğunu karşılamaya gelen Nevzat Yakar isimli veli ise, olanak verildiği takdirde çocuklarının da dünya çapında başarılara imza atabileceklerini söyledi. / ANKA

Çocukların Yüreğine Aktı
 

MiniklerGol Atacaklar Hakkari Devlet Hastanesi’nden “arka sokaklara” taşan bir doktor Dilek Yeşilbaş… Hakkarili Çocuklardan oluşturduğu futbol takımıyla bölge çocuktaşlarını çok başka bir yere taşıdı. Şimdi minikler, mayıs ayında Almanya’daki futbol turnuvasında Türkiye’yi temsil edecekler…

FATMA K. BARBAROSOĞLU

Anadolu Spor Akademisi Projesi bir Avrupa Birliği projesi… Ağrı Valiliği ve Hakkâri Valiliği desteğiyle Baran Yetenek Avcıları Derneği kuruldu. Dernek Yönetim Kurulu Başkanı olan Dr. Dilek Yeşilbaş Hakkari’ye yaklaşık bir buçuk yıl önce mecburi hizmet kapsamında atanan bir psikiyatri uzmanı. İslam medeniyeti, insan odaklı bir medeniyet. Bir insan binlerce insanın şifası için vesile olabiliyor. Hakkari Devlet Hastanesi Psikiyatri uzman Hekim Dr Dilek Yeşilbaş işte o insanlardan biri. Sadece hastanede şifa dağıtmakla kalmadı. Sokaklara da taştı. Taştı ve Hakkari’den minik bir futbol takımı çıkardı.

Hakkarili çocuklardan futbol takımı kurma fikri nasıl çıktı?

Herkes annesinden masum olarak doğar. Hiç kimse potansiyel suçlu değildir. Çocuğu öncelikle anne baba aile olmak üzere içinde yaşadığı çevre şekillendirir. Ve “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” hadis-i şerifi yol göstericimiz. Yıllardır kendilerinin belirlemediği bir hayatı yaşamak zorunda bırakılan, top atmakta mahir çocuklar, geleceklerini bıçak gibi kesen cezalar aldılar. Gözlerine bakma cesaretini gösterdiğinizde her çocuk gibi masumdular. İşte bu çocuklar gündüz gözyaşlarınıza sebep, gece rüyalarınızın konusu olunca onlar için bir şeyler yapmak gerekliliği ortaya çıktı.

İlk ne yaptınız?

Bir dernek kuralım ve bu çocuklar için elimizden geleni yapalım fikri böylesi sancılı ve uykusuz gecelerin sonucunda oluştu. Baran Yetenek Avcıları Derneği Hakkâri Üniversitesi öncülüğünde, Hakkâri Valiliği desteğinde kuruldu. Sonrasında çocukları, Fatih Terim’in ve TFF’nin desteği ile Kayseri’deki Türkiye Estonya maçına götürme projesi gerçekleşti.

Bütün bunlar “Umut Projesi kapsamında yapılıyor. Bölgenin ‘Umut Projesi’ nasıl doğdu?

Anadolu Spor Akademisi projesine dahil olmak için çalışmalar başladı. Teklifimiz yüreği de yüzü gibi aydınlık olan Proje koordinatörü Özcan Şimşek Bey tarafından hiç tereddütsüz kabul edildi. Özcan Bey “proje herkesindir” dedi. “Anadolu Spor Akademisi projesi bir hayatı değil, birçok hayatları doldurur ve çocuklar o kadar masumdurlar ki, bir milletin savaşını durdurabilirler” dedi. Böylece doğu ve güneydoğu bölgesindeki 10 ili kapsayan bu projeye, Hakkâri de dâhil edilmiş oldu.

Projeye valilerin desteğini de özellikle ifade etmek gerekiyor herhalde…

Kesinlik evet. Merkezi Ağrı ilinde olan projeye dâhil olmamız konusunda Ağrı Valisi Mehmet Çetin beyefendi ile görüşülerek prensipte anlaşmaya varıldı. Sonrasında Hakkâri’ye gelindi. Hakkâri Valisi Muammer Türker beyefendi projeyi dinleyince heyecanla karşılandı.

Peki, miniklerin seçimini nasıl gerçekleştirdiniz?

Almanya’daki U-11 ELBTAL CUP Futbol Turnuvası’na katılması için seçilecek Hakkarili 14 çocuk için çalışmalar başlatıldı. Seçmeler Yüksekova ve Hakkâri yaklaşık bin çocuk arasında geçen mücadele sonucu ilk etapta 28 çocuğun seçilmesi ve bir haftalık kampa alınması ile başladı.

Çocuklar mayıs ayında İstanbul’da kampa girecekler değil mi?

Hakkari’de yapılacak olan 3 haftalık kamptan sonra çocuklarımız 11-19 Mayıs tarihleri arasında TFF’ nin Riva tesislerinde kampa girecekler. Bu sırada Fenerbahçe, Beşiktaşve Galatasaray kulüplerinin alt yapıları ile hazırlık maçlarıyapacaklar. Ayrıca Fatih Terim, Ertuğrul Sağlam, Turan Sofuoğlu, Erdi Demir, Hasan Vezir, Lemi Çelik, Cüneyit Tanman, Semih Yuvakuran, Tanju Çolak, Şirin Berber, Rıza Çalımbay v.s gibi futbolun duayenleri tarafından ziyaret edilecekler. Hakkarili çocuklarımız iki gün Rıdvan Dilmen tarafından antrenmana çıkarılacaklar.

Hakkari’de tatlı bir heyecan var

Bu proje sizi çok heyecanlandırıyor. Her aşamasından zevk aldığınızı biliyoruz. Bizimle özellikle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı?

Şimdilerde Hakkâri’de farklı ve tatlı bir heyecan rüzgârı esiyor. Fakat bana sorarsanız olayın en güzel tarafı seçmelere lastik ayakkabı ile gelen minicik ayaklı, ufacık boylu Reber’in lastik ayakkabılarının yerinde artık Adidas ayakkabılarının oluşu.

Miniklerin programı oldukça yoğun olacağa benziyor…

Evet. İstanbul Valisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı ziyaret edecekler. Kendisi de bir Hakkârili ve futbol hastası olduğu bilinen Yılmaz Erdoğan’ın Çok Güzel Hareketler Bunlar programına konuk olarak çıkarılacaklar.

Futbol oynayınca hayatları değişti

Almanya yolculuğu ne zaman?

19 Mayıs tarihinde Almanya’ya hareket edecek olan minikler, burada turnuvaya katılacaklar. Bu organizas-yonun sponsorluğunu Spor Toto Teşkilat Başkanlığı yapıyor. Ayrıca Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Faruk Nafiz Özak’ın da organizasyona maddi manevi katkıları oldu.

Çocuklar sizi görünce ne yapıyor ?

Bana bazısı ‘Dilek abla’, bazısı da ‘hocam’ diye hitap ediyor. Bazen sokağın başında gördüklerinde koşarak yanıma geliyorlar. Bazen polikliniğin önünde beni bekliyorlar. Göz göze geldiğimizde ılık bir şey akıyor aramızda. Onlar için yaptığınız her şey yetersiz geliyor. ‘Daha önce neden gelmedim’ diyorsunuz. Seçmelerde başarı gösteren Furkan’ın babası geçen gün teşekkür etti bize. “Çocuklarımızla ilgileniyorsunuz. Allah sizden razı olsun” dedi. Burada ufacık bir dokunuşla hayatların nasıl da bambaşka bir istikamette ilerlediğini görmek bizi çok mutlu ediyor.

Adil Gür yönetimindeki A&G Araştırma Şirketi oldukça kapsamlı ve ilginç sonuçlar elde edilen bir futbol araştırması yaptı.

Hürriyet’in yaptırdığı araştırma sonucunda ortaya en ateşli, en çok taraftara sahip, en çok kızılan, en çok para harcayan, en erkek taraftarı olan takımlar çıktı.

Diğer takım taraftarları tarafından en çok kızılan takım Fenerbahçe. Bunu Galatasaray izliyor ama Diyarbakırspor cevabı da oldukça yüksek. Her beş Trabzonlu’dan biri Diyarbakırspor’a gıcık. İstanbul’da ise Diyarbakır’a en tepkili olanlar yüzde 14 ile Beşiktaşlılar.

Futbol severlerin yarısından çoğu maç uğurlarına inanıyor. Çoğunluk dua ediyor. Bunu maçı hep aynı mekanda izlemek, aynı koltukta maça bakmak, aynı kıyafeti giymek takip ediyor.

En çok taraftar yüzde 33.8 ile Galatasaray’ın. Ardından yüzde 26.6 ile Fenerbahçe geliyor. Beşiktaş 18.4 ile üçüncü. Yüzde 10.1 ile dördüncü Trabzonspor’u yüzde 2.9 oranla Bursaspor izliyor. En ateşli taraftar yüzde 44.8 ile Çarşı taraftarı. Bunu Fenerbahçe, Galatasaray ve Bursaspor takip ediyor. Takımına en bağlı taraftar Cimbombom’un. Aynı şekilde en sıkı seyirci ve izleyici kitlesi de sarı-kırmızılı. Futbol için en çok taraftarı bulunan Galatasaraylılar futbola en çok vakti de harcıyor. Ama iş paraya gelince cimriler. En az harcamayı onlar yapıyor. Fenerbahçe taraftarı spora en çok parayı harcıyor.

En genç takım Galatasaray

Futbolla en haşır neşir olan Galatasaray taraftarı; yüzde 82.6’sı futbolla ilgileniyor. Bunu yüzde 77.8’le Fenerbahçe taraftarı takip ediyor. Ardında çok küçük bir farkla (yüzde 77.4) Beşiktaş taraftarı var. Ve son olarak yüzde 62.9 ile onları Trabzonsporlular geliyor. En erkek takım Galatasaray, en çok kadın taraftar Trabzonspor’da. Kadın erkek, dengesinin en iyi ayarlandığı takım Beşiktaş. En genç taraftarı olan takım Galatasaray, Beşiktaş ile Trabzon en yaşlı taraftarlara sahip. Eğitim oranı en düşük olan takım Galatasaray ama bunda genç bir taraftar kitlesine sahip olmasının etkisi büyük. Çünkü bu genç taraftarların büyük bir bölümü halen öğrenci. Genç taraftarının azlığı Beşiktaş’ı en eğitimli taraftar profiline çıkarıyor.

En romantik Trabzonsporlular

Tarafların yüzde 57’si derbi için arkadaş randevularından vazgeçmeye hazır. Doğumgünleri de vazgeçilebilecek ilk aktivitelerin başında. Sevgilililer Günü ve bir yakının düğünü de gözden çıkarılıyor. En romantik Trabzonsporlular, doğumgününden ve evlilik yıldönümlerinden vazgeçemiyorlar. En maço olanlarıysa Fenerbahçe taraftarı. Onlar evlilik yıldönümü falan dinlemiyor. En zor vazgeçilense, ne kadar fanatik olunursa olunsun iş görüşmeleri ve sınavlar.
Hakem takım aleyhine karar verirse taraftarların her dördünden biri küfür ediyor. Bunu alkışla protesto, yuhalama, ıslık ve elindekini fırlatma takip ediyor. Tabii küfür erkekler arasında daha yaygın. “Elimde bir şey varsa fırlatırım” diyenlerin oranı ise kadınlarda yüksek.


Soyadı gibi takım tutuluyor

Taraftarladan yüzde 89’u doğuştan kendi takımlarını tutuyor. Ama çevre baskısına maruz kalanlar yok değil. Takım değiştirenlerin çoğunluğunda eş ve nişanlı etkisi en fazla. Erkek arkadaşın etkisiyle takım değiştiren kadınlar var. Bu takımlar arasında en fazla bırakılanı yüzde 3.3 ile Galatasaray ardından yüzde 2.7 ile Fenerbahçe ve Beşiktaş geliyor.

Ankete katılanların çoğu, “babam, ben ve çocuğum aynı takımı tutuyoruz” cevabını veriyor. İkinci yoğun cevap “Babam ve ben”. Üç nesil aynı takımı tutanlar en çok Trabzonsporlular. Beşiktaş’ta bu gelenek zayıf. Taraftarların yüzde 80’i takımına bağlı, asla bırakmayacağını söylüyor. Ama istisnalar var. Örneğin takımı maçı satarsa, 10 yıl şampiyon olamazsa veya küme düşerse takımımızdan vazgeçebiriz diyorlar.

Hepsinin gönlünde Arda yatıyor

Futbol severlerin yüzde 25’i takımlarında Arda’yı görmek istiyor. Bunu yüzde 12 ile Alex ve Sercan izliyor. Peki futbolcular kazandıkları parayı hak ediyor mu? Taraftarların yarısından çoğu yerli futbolcuların kazandıkları parayı hak ettiği görüşünde. Ama yabancı futbolcularda durum değişiyor. Yabancıların aldıkları parayı hak etmediklerini düşünüyorlar. Futbolculara aldıkları parayı en çok helal eden Galatasaray taraftarı. Tam tersiyse Trabzonspor taraftarı. Teknik direktörlerde de aynı durum geçerli: Yerli hocaların paralarını hak ettiği düşünülürken, yabancı direktörlerin hak etmediği kanısı hakim.


En çok Barcelona taraftarı var

Her 100 erkekten 65’i bir de yabancı takımı tutuyor. Bu orana daha çok gençler dahil. Barcelona yüzde 20.8’le birinci sırada ve Türkiye’de Beşiktaş kadar taraftara sahip. Hemen ardından Real Madrid ve M. United ile Milan geliyor.
 

Spor haberleri mutlaka okunuyor

Futbol severlerin çoğu aynı zamanda iyi bir gazete okuru. Yüzde 81.2’si gazete okuduğunu söylüyor. Bu da Türkiye’de en az 24 milyon gazete okuyucusu olduğunu gösteriyor. Yani bir gazeteyi ortalama sekiz kişi okuyor. En çok okunan gazete yüzde 37 ile Posta. Bunu yüzde 29 ile Hürriyet takip ediyor. Erkekler yüzde 75.5’i spor haberlerini birinci sırada takip ediyor. Aynı şekilde gençlerde spor haberlerine kayıtsız kalamıyor. Spor deyince de erkeklerin yüzde 90’ının aklına futbol geliyor.

İkinci takım Beşiktaş

Taraftarların yüzde 66’sı ikinci bir takıma sempati duyuyor. İkinci takım olarak en çok tercih edilen Beşiktaş ve ardından Galatasaray.

Şaşırtıcı olarak bu takımları Fenerbahçe yerine Bursaspor takip ediyor.

Beşiktaşlılar’ın yüzde 17’si Galatasaray’a, yüzde 7.3’ü Fenerbahçe’ye, Galatasaray’lıların 12.9’u Beşiktaş’a, yüzde 4.8’i Fenerbahçe’ye, Fenerbahçeliler’in yüzde 9.7’si Bursa’ya, yüzde 8.1 Beşiktaş’a yüzde 2.3 Galatasaray’a sempati duyuyor.

Tarihinde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finali oynama başarısı gösteren Milli Takımımız, müthiş mücadele ettiği maç sonunda son dakika golüyle Almanya’ya 3-2 yenilerek turnuvaya veda etti.

Fatih Terim yönetimindeki A Millilerimiz, 22. dakikada Uğur Boral’ın golüyle 1-0 öne geçtiler. 4 dakika sonra Almanya bu gole Schweinsteiger ile cevap verdi ve ilk yarı 1-1 sonuçlandı.

İkinci yarıda da etkili oynayan millilerimiz, buna karşılık uzun bir pasta Miroslav Klose’nin golüne engel olamadılar. 79. dakikada skor 2-1 oldu. Bu dakikadan sonra riskleri alan takımımız, Sabri’nin harika çalımı ve asisti sonrası Semih ile 86′da beraberlik golünü buldu. Ama maalesef son dakikada Lahm’ın şutuyla sahadan 3-2 mağlup ayrılarak turnuvadan elendik.

A Millilerimiz, neredeyse yarısı eksik kadrosuna karşın yüzde 55′lik topa sahip olma oranı ve toplamda 11 şutla rakibini domine ederek otoritelerden övgü aldı. Buna karşılık Almanlar kaleye çektikleri 3 şutta da gol bularak Euro 2008′de finale çıkan taraf oldu.

Bu son derece başarılı istatistikleri bir yana bırakarak tarihinde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finali oynayan A Millilerimizi kutlar, tüm Türkiye’ye yaşattıkları büyük sevinç ve heyecan için kendilerine tek tek teşekkür ederiz.

Bir defasında Türkiye’nin bir nömreli idman neşri “Fanatik” Dergisi dünyanın en güçlü futbolcularından olan C. Ronalda’ya böyle bir sual vermişti:

- Eğer Türkiye kulüplerinden davet gelse, gidersen mi?

Ronaldo ise, idmancı centilmenliyine yaraşmayan tarzda özünden razı şekilde bele cevap vermişti:

- Men, Türkiye adlı devleti tanımıram…

Heee, tanıdın mı Ronaldo? okumaya devam edin…

Euro 2008 çeyrek finalinde Hırvatistan ile karşılaşan Türkiye A Milli Futbol Takımı, rakibini penaltılarla eleyerek tarihi bir başarıya imza attı ve yarı finale kaldı.

Viyana’da oynanan ve normal süresi 0-0 sona eren maçın 119. dakikasında Klasnic, Hırvatistan’ı 1-0 öne geçirdi. Bu gole 120+2′de Semih Şentürk ile cevap veren Türkiye, maçı penaltılara götürdü.

İlk penaltıdan Modric’le yararlanamayan Hırvatistan’a Arda ile cevap verip 1-0 öne geçtik. Ardından Srna ile Semih’in golleri ile durum 2-1 oldu. Rakitic’le Hırvatlar penaltı kaçırdı. Hamit ile gol bulduk. Ve Petric’in kaçırdığı penaltı ile yarı finale yükselen taraf Türkiye oldu…

Millilerimiz, 25 Haziran 2008 Çarşamba saat 21:45‘te Almanya ile yarı final maçına çıkacak. Karşılaşma, İsviçre’nin Basel kentinde yapılacak.

A Milli Takımımız, 2008 Avrupa Şampiyonası finalleri A Grubu’ndaki ikinci maçında ev sahiplerinden İsviçre’yi 2-1 mağlup etti. İsviçre’nin Basel şehrindeki St. Jakob Park Stadı’nda oynanan karşılaşmada Milli Takımımızın gollerini 57. dakikada Semih Şentürk ve 90+3. dakikada Arda Turan attı. İsviçre’nin golü ise 32. dakikada Hakan Yakın’dan geldi.

A Grubu’nda oynanan diğer karşılaşmada ise Portekiz, Çek Cumhuriyeti‘ni 3-1 mağlup etti. İsviçre’nin Cenevre şehrindeki Stade de Geneve’de oynanan karşılaşmada Portekiz’in gollerini 8. dakikada Deco, 63. dakikada Cristiano Ronaldo, 90+1. dakikada Ricardo Quaresma kaydederken, Çek Cumhuriyeti’nin golünü 17. dakikada Libor Sionko attı. okumaya devam edin…

Birileri ekşi sözlük’te döktürmüş :) Bazı yerleri hoş olmuş gerçekten:

  • Çok yorulmayacak bir milli takımdır. Benjamin maça çıkmadan önce karşı takım oyuncularıyla ufak bir söyleşi gerçekleştirdiken sonra Türk Milli Takımı’nı sahaya sürer fakat karşı takımın orta saha oyuncuları sürekli birbirlerine tükürür, kaleci gider korner kullanır, defans oyuncularıysa kendi forvet oyuncularına taban girerler. Hükmen bitmeyen ender maçlar, milli takımımız adına farklı galibiyetlerle sonuçlanır.
  • Benjamin Linus: Telaşa hiç gerek yok, kendinizi yormayın çocuklar, karşı takımda ve hakemler arasında bir casusum var.
  • Takımda sakatlanan oyunculara saglık görevlileri Jack Shepard ve Julliet müdahale eder.
  • Takım kazandıgı her maç sonrasında Hurley tarafından kebapçıya götürülür.

okumaya devam edin…

A Milli Takımımız, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerindeki ilk maçında Portekiz‘e 2-0 mağlup oldu. İsviçre’nin Cenevre şehrindeki Stade de Geneve Stadı’nda oynanan karşılaşmada Portekiz’in gollerini 61. dakikada Pepe ve 90+3. dakikada Meireles kaydetti.

Grubumuzdaki diğer maçta Çek Cumhuriyeti, evsahibi İsviçre’yi 1-0 mağlup ederek turnuvaya üç puanla başladı. Çek Cumhuriyeti’ne galibiyeti getiren gol karşılaşmanın 70. dakikasına Sverkos‘tan geldi.

Milli Takımımız, grubundaki ikinci maçında 11 Haziran Çarşamba günü saat 21:45’te Basel’de evsahibi İsviçre ile karşılaşacak.