Bir Psikiyatristin Günlüğü

Psych-Istanbul, Cinema-Philia, Tiyatroseverler ve Hayata Dair Ayrıntılar…

"Oscar" ile etiketlenmiş yazıları görüntülüyorsunuz

Oscar törenine yönetmenliğini Cathrine Bigelow’un yaptığı “The Hurt Locker” filmi damgasını vurdu. Kathryn Bigelow ise Oscar tarihinde kazandığı ‘En İyi Yönetmen” ödülüyle ilk kadın yönetmen oldu. Avatar Oscar’dan sadece 3 ödülle ayrıldı.

ABD‘nin Los Angeles kentinde, Kodak Tiyatrosu’nda yapılan tören öncesinde kırmızı halı, renkli görüntülere sahne oldu. Törende de sunuculuğu Steve Martin ve Alec Baldwin üstlendi. İkilinin esprileri ve “iğneleyici” şakalarına sahne olan geceye, dans gösterisi renk kattı.

Bu yıl ilk defa 5 yerine 10 adayın gösterildiği “en iyi film” kategorisinde ödülü “The Hurt Locker” aldı. Ayrıca, bu yıl Oscar ödülünü ilk kez bir kadın yönetmen de aldı. Kathryn Bigelow, “The Hurt Locker” ile “en iyi yönetmen” ödülüne layık görüldü. Oscar’a daha önce Sofia Coppola, Jane Campion ve Lina Wertmuller bu kategoride aday gösterilmişti.

Bigelow’un filmi, “En iyi kurgu”, “En iyi özgün senaryo”, “En iyi ses kurgusu” ve “En iyi ses miksajı” ödüllerini de topladı.
Bigelow, ödül konuşmasında, “Başka türlü tarif edemem, bu hayatta bir kez olur” dedi.

 
 
OSCAR ALAN İLK KADIN YÖNETMEN OLDU
Bu yıl ilk defa 5 yerine 10 adayın gösterildiği “en iyi film” kategorisinde ödülü “The Hurt Locker” aldı.
Ayrıca, bu yıl Oscar ödülünü ilk kez bir kadın yönetmen de aldı. Kathryn Bigelow, “The Hurt Locker” ile “en iyi yönetmen” ödülüne layık görüldü. Oscar’a daha önce Sofia Coppola, Jane Campion ve Lina Wertmuller bu kategoride aday gösterilmişti.
Bigelow’un filmi, “En iyi kurgu”, “En iyi özgün senaryo”, “En iyi ses kurgusu” ve “En iyi ses miksajı” ödüllerini de topladı. Bigelow, ödül konuşmasında, “Başka türlü tarif edemem, bu hayatta bir kez olur” dedi.
“AVATAR” BEKLENEN ÖDÜLLERİ BULAMADI

/_np/1791/10071791.jpgGecede, “En iyi erkek oyuncu” ödülünü, daha önce 4 kez Oscar’a aday gösterilen 61 yaşındaki deneyimli oyuncu Jeff Bridges, “Crazy Heart” filmindeki rolüyle aldı. “The Blind Side”daki başarılı performansıyla, “En iyi kadın oyuncu” ödülü alan Sandra Bullock, ödül konuşması sırasında duygulandı.

9 dalda aday gösterilen James Cameron’un tüm dünyada yoğun ilgi gören “tüm zamanların en çok kazanan” filmi unvanlı “Avatar”, geceden sadece 3 ödülle ayrıldı. Bu ödüller, “En İyi Görüntü Yönetmenliği”, “En iyi sanat yönetmenliği” ve “En iyi görsel efekt” gibi teknik dallar.

Törende, 9 dalda aday gösterilen “Precious” da “En iyi uyarlama senaryo”, “En iyi yardımcı kadın oyuncu” olmak üzere 2 ödül kazandı.
“En iyi animasyon” ödülünü alan “Up”, aynı zamanda “En iyi film müziği” ödülünü de kaptı.

“AVATAR”LI SUNUŞ

Törende, Ben Stiller, “En iyi makyaj” ödülünü açıklamak üzere sahneye “Avatar” görünümüyle geldi. Stiller’in ödülü açıklamadan önce “Avatar kuyruğu”nu sağa sola savurarak espri yaparken, “En iyi Makyaj” ödülünü “Star Trek” aldı.

“En iyi uyarlama senaryo” ödülünü “Precious” filmiyle kazanan Geoffrey Fletcher’ın, ödül konuşmasında duygulandığı görüldü.
Yunusların katledilmesini konu alan “The Cove” ile “En iyi belgesel” ödülünü alan Louise Psihoyos ve Fisher Stevens, ödül konuşmasında yunuslarla ilgili pankart açtı.

Törende ödülleri dağıtan ünlüler arasında Sigourney Weaver, Gerard Butler, Sam Worthington, Jason Bateman, Kathy Bates, Steve Carell, Miley Cyrus, Robert Downey J.R., Zac Efron, Tina Fey, Samuel L. Jackson, Queen Latifah, Kristen Stewart, Barbra Streisand ve Charlize Theron da yer aldı.

ÖDÜLLER

Gecenin, ödül listesi şöyle:
En iyi film:
The Hurt Locker
/_np/1790/10071790.jpgEn iyi yönetmen: Kathryn Bigelow (The Hurt Locker)
En iyi kadın oyuncu: Sandra Bullock (The Blind Side)
En iyi erkek oyuncu: Jeff Bridges (Crazy Heart)
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Mo’Nique (Precious)
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Christoph Waltz (Inglourious Basterds)
En iyi özgün senaryo: Mark Boal (The Hurt Locker)
En iyi uyarlama senaryo: Geoffrey Fletcher (Precious)
En iyi animasyon: Up
En iyi yabancı film: The Secret in Their Eyes (Arjantin)
En iyi belgesel: The Cove (Louise Psihoyos ve Fisher Stevens)
En iyi kurgu: The Hurt Locker (Bob Murawski ve Chris Innis)
En iyi sanat yönetmenliği: Rick Carter, Robert Stromberg ve Kim Sinclair (Set dekorasyonu) (Avatar)
En iyi görüntü yönetmenliği: Mauro Fiore (Avatar)
En iyi görsel efekt: Joe Letteri, Stephen Rosenbaum, Richard Baneham ve Andrew Jones (Avatar)
En iyi ses kurgusu: Paul Ottosson (The Hurt Locker)
En iyi ses miksajı: Paul Ottosson ve Ray Beckett (The Hurt Locker)
En iyi film müziği: Michael Giacchino (Up)
En iyi orijinal şarkı: The Weary Kind (Crazy Heart)
En iyi kostüm tasarımı: Sandy Powell (The Young victoria)
En iyi makyaj: Star Trek
En iyi kısa metrajlı film: The New Tenants
En iyi kısa animasyon: Logorama
En iyi kısa metrajlı Belgesel: Rabbit a la Berlin

Bu yıl ‘En İyi Film’ dalında beş yerine 10 filmin yarıştığı Oscar’larda final bu gece. James Cameron’ın ‘Avatar’ı ile Kathryn Bigelow’un ‘Ölümcül Tuza’ı dokuz dalda yarışıyorlar. Cameron ‘Yıldırımın aynı yere iki kez düşme olasılığı çok azdır, kazanırsam şaşarım’ diyerek eski karısı Bigelow’a şans tanıyor.

Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin Oscar ödülleri ilk kez 1927’de verilmeye başlandı. 1940 ve 56’da sınıflandırmalara gidilerek yabancı film Oscar’ı da eklendi. Bu yılsa film dalında beş yerine 10 film aday oldu.

Akademi Başkanı Sid Ganis’in teknik nedenlerden ötürü 10 filmin adaylığını açıklaması Hollywood’da bomba etkisi yarattı. Böylelikle Oscar’lar Altın Küre ödüllerine benzedi. 10 film düşüncesi oyuncu Samuel Jackson’ın tecimsel filmler için özel bir sınıflandırma yapılsın önerisiyle geldi.

Bu durum Adaylık için gerçekten 10 iyi film var mısorusunu da getirdi. 10 film olgusu yeni değil. 1933’ten 43’e dek 12 film aday olabiliyordu. Akademi yönetimince alınan bu yeni kararın ardında Oscar töreninin izleyici sayısındaki düşüş yatıyor. 1997’de Titanicin ödül zaferini 55.2 milyon seyirci izlerken bu sayı İhtiyarlara Yer Yokun kazandığı 2007’de 32 milyona düştü, böylece reklam gelirleri azaldı. 1998’den beri ilk kez 30 saniyelik reklam için bir milyon doların altında ücret ödendi. 2007-2008’de Akademi 73.7 milyon doları doğrudan reklamdan sağladı.

Oscar töreninin bütçesi yılda 31 milyon dolar. 10 filmin adaylığı neyi değiştirecek? Aday filmler kitlelerin ilgisini çekmiyor, Batman Kara Şövalyegibi büyük yapımlar da 5800 Akademi üyesince oylanmıyor. 10 adayın Oscar’ın bütünlüğünü sarstığını düşünenler de var. 10 film ayrıca oyların bölünerek bir filmin yüzde 11’den az bir oyla kazanma tehlikesini de taşıyor. Örümcek Adamın yapımcısı Laura Ziskin türlerin karışımının olumlu etki yapacağı inancında.

Ganis, bu yıl animasyona, bağımsız ve yabancı ülkelerin sinemasına, belgesellere daha çok şans tanıdı. İnternet ve Twitter aracılığıyla edilgen olan gençlik, seçkin üyelerin değerlendirmeleriyle ilgilenmeyeceğinden beş filmlik artışın bir şeyi değiştirmeyeceği görüşü de gündemde. Akademi’nin büyük stüdyoların baskısıyla, keskin lobisiyle baş edemediği söylentileri dolaşıyor. Öte yandan stüdyoların bu artıştan hoşnut olmadıkları çünkü tanıtımların yüksek tutarlarından korktukları belirtiliyor. Üç boyutlu Avatar”, “Yukarı Bak”, “CoralineveGizli Dünyaödüllendirilecek mi?

James Cameron’la (Avatar) Kathyrn Bigelow (Ölümcül Tuzak) dokuz dalda yarışıyorlar. Bugüne dek Oscar’a aday dördüncü kadın sinemacı olan Bigelow, Amerikan Yönetmenler Birliği’nce en iyi yönetmen seçildi, Bafta ödüllerini de aldı. Cameron, Yıldırımın aynı yere iki kez düşme olasılığı çok azdır, kazanırsam şaşarım diyerek eski karısı Bigelow’a şans tanıyor. Beşinci kez yarışan Morgan Freeman, Nelson Mandela rolüyle (Yenilmez) adaylığından gurur duyuyor. Meryl Streep 15. adaylığıyla (Julie ve Julia) kendi rekorunu kırıyor. Yabancı filmde Avrupa Film Akademisi’nin en iyisi Beyaz Bantın (Michael Haneke) rakibiyse César’ları alan Yeraltı Peygamberi(Jacques Audiard).

Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği ”Güneşi Gördüm” filmi, yabancı dilde en iyi film dalında Oscar aday adayı oldu.

Boyut Film’den yapılan yazılı açıklamada, sinema alanında verilen dünyanın en prestijli Akademi Ödülleri’nde bu yıl ”Güneşi Gördüm” filminin aday adayı olarak kabul edilmesinden filmin yönetmeni, senaristi ve baş rol oyuncuları arasında yer alan Mahsun Kırmızıgül’ün çok mutlu olduğu ifade edildi.

Açıklamada, filmi izleyen milyonlara teşekkür ettiği belirtilen Kırmızıgül’ün şu görüşlerine yer verildi:
”Oscar’a aday olmak güzel, ama yapılacak çok işimiz var. Bu daha başlangıç. Amerika’da Oscar adaylığı için yapılan lobilerin farkındayız. Bu konuda bize insanların katkısını bekliyoruz. Bu filmi çekerken de söylemiştim. Bu filmde anlatılanlar hepimizin, Türkiyemizin hikayesidir. Bu film hepimizin filmidir.”

Yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül’ün yaptığı ”Güneşi Gördüm” filminin, yoğun istek üzerine Ankara, Afyon, Batman, Bursa, Erzurum, Gaziantep, Isparta, İstanbul, İzmit, Kayseri, Manisa, Mersin, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Tokat’ta yeniden vizyona girdiği belirtilen açıklamada, ”filmin, Demokratik Açılım’ın başlama sürecini tetiklediği” ve toplam 2 milyon 500 bin izleyiciye ulaştığı kaydedildi.

Açıklamada, ”Güneşi Gördüm”de son 25 yıla dair, bugüne kadar cesaretle söylenmekte zorlanılan sözlerin yer aldığı ve yüksek sesle tartışılamayan konuların işlendiği vurgulanarak, her türlü ayrımcılığa ve ötekileştirilmeye karşı duran, savaşın, kavganın, kendine benzemeyeni hor görmenin sorunun ta kendisi olduğunu anlatan filmin, bir anlamda ”Türkiye’nin hikayesi” olduğu, insana dair her şeyi samimiyetle içinde barındırdığı, filmin ”çocuklara ve umuda’‘ adandığı bildirildi.

Film hakkında

Kırmızıgül’ün senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği filmde; Ali Sürmeli, Ali Tutal, Alper Kul, Altan Erkekli, Buğra Gülsoy, Cemal Toktaş, Cezmi Baskın, Cihat Tamer, Demet Evgar, Deniz Oral, Emre Kınay, Erol Demiröz, Erol Günaydın, Gülhan Tekin, Hande Subaşı, Itır Esen, Kamil Sönmez, Macit Sonkan, Mahsun Kırmızıgül, Menderes Samancılar, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz, Sarp Apak, Cem Aksakal, Şerif Sezer, Yıldız Kültür, Yiğit Özşener, Zafer Ergin ve çocuk oyuncular Serhat Çağlayan, Aleyna Kala, Aslıhan Kapanşahin, Cansu Aktay ve Tuğse Gökhan rol aldı.

Yapımcılığını Murat Tokat’ın üstlendiği filmin çekimleri Türkiye, Danimarka, Norveç, İsveç, Bulgaristan ve Yunanistan’da yapıldı.

Mahsun Kırmızıgül’ün 5 ayda oluşturduğu oyuncuların tipleri ve karakter analizleri önceden çalışıldı.

Oyuncuların ve figürasyonun giymesi için 3 bin 600 parça kostüm hazırlandı. Filmin sanat grubu, çekimlerden 4 ay önce kostüm ve saç-makyaj çalışmalarına başladı.

Filmde yerli ve yabancı toplam 2 bin figürasyon kullanıldı.

Çeşitli sosyal kategorideki çocukların dramını konu alan filmde, Türkiye’de zorda kalan çok sayıda çocuğun sessiz çığlıkları yansıtıldı.

Tüm olumsuzluklara rağmen umut kapısını hep açık tutan filmin kahramanları, gerçek hikayelerden yola çıkarak sinema perdesinde hayat buldu.

50 Cesur Kemancı – Music Of The Heart 50 Violins / Yönetmen: Wes Craven / Oyuncular: Meryl Streep, Gloria Estefan, Aidan Quinn, Angela Bassett, Robert Ari, Joigh Pais, Victoria Gamez / 1999 ABD yapımı 118 dakika.

“50 Cesur Kemancı” bu akşam CNBC-e’de ekrana geliyor. Seksenli yıllarda esmeye başlayan “yeni moda’’ korku rüzgarının babası kabul edilen Wes Craven (“Nightmare” ve “Scream’’ serileri) bu ünvandan biraz sıkılmış olacak ki, eleştirmenlerden çok olumlu eleştiriler toplayan farklı bir film yaparak hem melodramı hem de sosyal yanı ağır basan hassas bir konuyu işlemeyi denedi.

Film aslında Oscar’a aday gösterilmiş, Venedik’te ödüllendirilmiş ve Toronto’da büyük ilgiyle karşılanmış, ancak sinemateklerin dışına çıkamamış “Mall Wonders’’ adlı bir “yarı belgesel’’ in yeniden yorumu. Filmi izledikten sonra yeniden çekmeyi kafaya koyan Craven konuya büyük ölçüde sadık kalarak, mutsuz bir evlilikten sonra iki çocuğuyla ayakta kalmaya çabalamış Roberta Tzavaras (Streep) adlı bir müzik öğretmeninin gerçek öyküsünü anlatıyor “50 Cesur Kemancıda.

Türlü eleştirilere, okulun yetersiz olanaklarına, maddi zorluklara karşın Harlem’de İspanyol ve AfroAmerikan asıllı çocuklara keman öğreterek onlara yeni bir yaşam umudu sunuyor bu öğretmen. Başta Madonna ‘ya teklif edilen, ancak daha sonra ünlü şov yıldızının bu kalıba sığmayacağı düşünülünce devreye sokulan Streep’in üstün oyunculuğuyla gidiyor film. Bu yorumuyla Oscar heykelciğine de aday gösterilen Streep, Craven’in ölçülü yönetmenliğinde o bol mendil tüketen meşhur yorumundan parlak bir örnek daha veriyor.

Yönetmen Craven’in başarılı çalışması ağlatıyor.

CNBC-e 22.00