<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gml="http://www.opengis.net/gml"
>

<channel>
	<title>Bir Psikiyatristin Günlüğü &#187; Siyaset</title>
	<atom:link href="http://fuat.beskardes.com/kategori/guncel/siyaset/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fuat.beskardes.com</link>
	<description>Psych-Istanbul, Cinema-Philia, Tiyatroseverler ve Hayata Dair Ayrıntılar...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 19:15:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Orhan Pamuk ve Kemal Kılıçdaroğlu Görüşmesi</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/2020/orhan-pamuk-ve-kemal-kilicdaroglu-gorusmesi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=orhan-pamuk-ve-kemal-kilicdaroglu-gorusmesi</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/2020/orhan-pamuk-ve-kemal-kilicdaroglu-gorusmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 07:22:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Cemal BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal KILIÇDAROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan PAMUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=2020</guid>
		<description><![CDATA[Kılıçdaroğlu&#8217;yla görüştü: Oy kullanamayabilirim Kılıçdaroğlu, AKP anayasasına &#8216;evet&#8217; diyen Orhan Pamuk&#8217;u arayarak &#8216;hayır&#8217;ın nedenlerini anlattı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “12 Eylül ile hesaplaşılacağı” gerekçesiyle referandumda “evet” oyu kullanacağını açıklayan Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’u arayarak CHP’nin görüşlerini aktardı. Ünlü yazara “Bu değişikliklerle bırakın hesaplaşmayı 12 Eylül rejiminin bile aklına gelmedik şekilde insanların hakları gasp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Kılıçdaroğlu&#8217;yla görüştü: Oy kullanamayabilirim</h1>
<p>Kılıçdaroğlu, AKP anayasasına &#8216;evet&#8217; diyen Orhan Pamuk&#8217;u arayarak &#8216;hayır&#8217;ın nedenlerini anlattı.</p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=40073" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p>CHP Genel Başkanı <strong>Kemal Kılıçdaroğlu, “12 Eylül ile hesaplaşılacağı” </strong>gerekçesiyle referandumda<strong> “evet” </strong>oyu kullanacağını açıklayan Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’u arayarak CHP’nin görüşlerini aktardı. Ünlü yazara <strong>“Bu değişikliklerle bırakın hesaplaşmayı 12 Eylül rejiminin bile aklına gelmedik şekilde insanların hakları gasp ediliyor” </strong>açıklamasını yapan Kılıçdaroğlu, Pamuk’un kendisine <strong>“Ben edebiyatçıyım ve böyle siyasi bir tartışmanın tarafı olmaktan rahatsızım. Yurtdışında olacağım için referandumda da oy kullanamayabilirim” </strong>dediğini açıkladı.</p>
<p>Pamuk’u arayacağını ilk kez Cumhuriyet’e açıklayan Kılıçdaroğlu dün gerçekleşen görüşmede Pamuk’a söylediklerini şöyle anlattı:</p>
<p>12 Eylül’den daha ağır: Kendisine paketin 12 Eylül’le hesaplaşma olduğu yönünde AKP iktidarının tezlerine karşı partimizin görüşlerini anlatma fırsatı buldum. Kendisine şunları söyledim<strong>: “Bu anayasa bırakın 12 Eylül dönemi ile hesaplaşmayı, o dönemden daha ağır biçimde var olan haklarınızı dahi elinizden alacak. Danıştay’a gitme hakkını vatandaşın elinden almayı 12 Eylül paşaları bile akıl edememişti. Ama bu pakette maalesef bu da var.”</strong></p>
<p>Siyasetçi değil edebiyatçıyım: Sayın Pamuk ise görüşlerime saygı duyduğunu belirttikten sonra kendisinin siyasetçi değil, edebiyatçı olduğunu ve bu tartışmalara girmeyi hiç doğru bulmadığını belirtti. Basında bu şekilde yer almaktan da rahatsız olduğunu anladım.</p>
<p>Oy kullanmayabilir: Sayın Pamuk’un görüşleri bizi dinledikten sonra değişti mi, değişmedi mi bunu bilme imkânımız yok. Ama yarın (bugün) yurtdışına çıkacağını ve o nedenle oy kullanamayacağını söyledi. Tercihi ne olursa olsun görüşlerine saygı duyuyoruz. Oldukça içten bir görüşme olduğu kanaatindeyim.</p>
<p><strong>Pamuk’tan Kılıçdaroğlu’na tavsiye</strong></p>
<p>Pamuk’un görüşme sırasında CHP liderine, kendisini yakından takip ettiğini belirterek <strong>“Kendi bildiğiniz doğruları söylemeye devam edin. Nasılsanız öyle davranın. Ben de yıllardır öyle yapıyorum. Başarımda bu özelliğimin rolü büyüktür” </strong>tavsiyesinde de bulunduğu öğrenildi.</p>
<p>Pamuk kendi yazdığı daha önceki kitaplarını Kılıçdaroğlu’nun okuduğunu öğrenince kısa süre önce çıkan son kitabı “Manzaradan Parçalar: Hayat-Sokaklar-Edebiyat’ı da imzalayarak gönderme sözü verdi.</p>
<p><strong>Cumhuriyet’e ‘arayacağım’ demişti<br />
</strong><br />
Kılıçdaroğlu, Orhan Pamuk’u arayacağını geçen hafta sonu ilk kez Cumhuriyet’e açıklamıştı. Kılıçdaroğlu, <strong>“Kararına saygım var, ama beni de en azından dinlemesini arzu ediyorum. Bu oylanan 12 Eylül’le hesaplaşma değil, AKP’nin tek parti dayatmasıdır. 12 Eylül ancak yeni bir anayasa ile kapatılır” </strong>demişti.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/2020/orhan-pamuk-ve-kemal-kilicdaroglu-gorusmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ünlüler referandumda ne diyecek?</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/2018/unluler-referandumda-ne-diyecek.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=unluler-referandumda-ne-diyecek</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/2018/unluler-referandumda-ne-diyecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 07:17:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=2018</guid>
		<description><![CDATA[Ünlüler, Türkiye için bir dönüm noktası olan 12 Eylül referandum öncesi kararlarını açıkladı&#8230;  İşte ünlülerin yanıtı&#8230; HALİL ERGÜN: Ben toptan değişmesini istiyorum. Biliyorsunuz ben siyasetle de uğraştım. Daha doğrusu, çağırdılar, gel belediye başkan adayı ol dediler. Legal bir parti üyesi oldum, sosyal demokrat partilerdi bunlar. İçlerinde oldum, mitinglerinde oldum. Herkes 12 Eylül faşizminin oluşturduğu anayasaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ünlüler, Türkiye için bir dönüm noktası olan 12 Eylül referandum öncesi kararlarını açıkladı&#8230;</strong></p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?yer=yazar&amp;aranan=Cumhuriyet%20Haber%20Portal%FD"></a></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=56653" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p> İşte ünlülerin yanıtı&#8230;</p>
<p><strong>HALİL ERGÜN:</strong> Ben toptan değişmesini istiyorum. Biliyorsunuz ben siyasetle de uğraştım. Daha doğrusu, çağırdılar, gel belediye başkan adayı ol dediler. Legal bir parti üyesi oldum, sosyal demokrat partilerdi bunlar. İçlerinde oldum, mitinglerinde oldum. Herkes 12 Eylül faşizminin oluşturduğu anayasaya karşıydı.Şimdi değişmesi söz konusu oldu. Bütün politikacılar hayır diyerek engel çıkarıyorlar. Ben anayasanın bütününün değişmesini istiyorum, bütününün!</p>
<p><strong>İBRAHİM TATLISES</strong>: Bir sosyal demokrat olarak artık çürümüş tahtalar içindeki tüm paslanmış çivilerin değişmesi gerektiğini düşünenTatlıses, &#8216;Teknoloji değişti, hayat değişti, ama Türkiye Cumhuriyeti hala aynı kanunlarla yürüyor. Tahtaları yenileyelim, çivileri değiştirelim, yeni anayasaya &#8216;EVET&#8217; diyelim. Dış ülkeler de bize &#8216;bunların tahtası da çürümüş, çivisi de çürümüş&#8217; demesinler&#8230; Yani &#8216;tahtası eksik&#8217; demesinler&#8217; dedi.</p>
<p><strong>NİRAN ÜNSAL:</strong>&#8216;Referandumda &#8216;Evet&#8217; çıkarsa kafama sıkarım.&#8217;</p>
<p><strong>ROJİN:</strong> Ağabeyim 12 Eylül mağdurlarından. 47 yaşında ve ölü gibi yaşıyor. O ve onun gibi işkence çekenler için evet oyu kullanacağım&#8217;<br />
<strong><br />
YEŞİM SALKIM:</strong> Referandumda evet oyu vereceğim. Çünkü bazı şeylerin değişmesi gerekiyor. Herkesin hayrına olacak şeyler varsa anayasa bile değişmelidir.</p>
<p><strong>SEYFİ DURSUNOĞLU:</strong> Maddelerin, içinde kabul ettiklerim de var etmedikler de. Kabul ettiklerimin geçerli olması için evet, kabul etmediklerim için hayır demem gerek. Paket olarak sunulması esas problem, 8&#8242;ini kabul edecek insan 2&#8242;sini reddedecek. Bu işin referanduma kadar gelmemesi lazımdı. Bu problemleri mecliste halletmeliler.</p>
<p><strong>SİNAN ÇETİN: </strong>Devletlerin seçilmişler tarafından yönetilmesini sağlamak atanmışların seçilmişlerin iş yapmasını engellemek ve bir daha darbe olmamasını garanti almak adına&#8230;</p>
<p><strong>NEBAHAT ÇEHRE:</strong> Aslında konu uzun bir süredir tartışılıyor ama ben bir türlü yoğunlaşamadım. Yeni Anayasa ülke için önemli ve büyük bir değişim. Bu noktada birden karar verip evet ya da hayır demeyi doğru bulmuyorum. Acele etmemek, çok iyi deşmek, araştırmak ve sağlıklı bir karar almak gerekiyor.</p>
<p><strong>ROJDA DEMİRER:</strong> Hayır oyu vereceğim&#8230; Bu paketin 12 Eylül’ün getirdiklerini değiştirmekle ilgisi yok. Tek benzer yanı referandumun tarihidir. 12 Eylül’ü hayatımızdan çıkaracak tatmin edici bir değişiklik görmedim. Bu toplumun huzura ve iç barışa ihtiyacı var ve hükümetin bu paketi bunları karşılamıyor.</p>
<p><strong>NİLGÜN BELGÜN:</strong> Keşke paket halinde değil de madde madde oylasaydık. Ama sonuçta evet çıkacağını hissediyorum. Çünkü ahkam kesen entel danteller &#8216;oy kullanmayacağım&#8217; diyorlar. Oy kullananların verdiği karara da katlanacaksın o zaman.<br />
<strong><br />
ORHAN GENCEBAY:</strong> 12 Eylül anayasasının değişmesini istemekle birlikte bunun bir konsensüs dahilinde olması gerek. Bu referanduma giderken halkımızın tüm bu detayları bilmediğinden eminim. Bilmesi de mümkün değil. Halkımız neye evet, neye hayır dediğinin farkında olmayabilir. Kimse halkımızı kandırmak niyetinde olmaz, öyle bir şeyi aklımın ucundan geçirmek istemiyorum. İyi olanı yapmaya çalışırlar diye düşünüyorum. Ama bunu halkımıza iyi anlatmalıyız. Anlayabilirsek referandum daha sağlıklı olur.</p>
<p><strong>BEDRİ BAYKAM:</strong> Anayasa bir toplumsal mutabakattır ve değişiklikler genel uzlaşmayla yapılır. Burada tek partinin dayatması vardır. Bu dayatmacılığa karşı sessiz kalmayacağız.</p>
<p><strong>MÜJDAT GEZEN: </strong>Hayır diyorum&#8230; Bir 12 Eylül mağduru olarak, hem Diyarbakır’a götürülmüş, hem Bayrampaşa Cezaevi’nde yatmış biri olarak sivil 12 Eylül Anayasası’na “Hayır” diyeceğim.</p>
<p><strong>LEVENT KIRCA:</strong> Bütün partiler kendi düşünce ve iradelerini birleştirerek yeni bir Anayasa hazırlamalı. Bu Anayasa&#8217;da dokunulmazlıklar kayıtsız şartsız kaldırılmalı. Yüzde 10 barajı kaldırılmalı. Ben bunun için, &#8216;Hayır&#8217; diyorum.</p>
<p><strong>EMEL MÜFTÜOĞLU: </strong>12 Eylül&#8217;deki referandum için sanat camiasından birçok isim oyunun rengini açıkladı. İşte sanatçıların referandum kararları&#8230; EMEL MÜFTÜOĞLU: Demokratik bir ülke olmamız adına sonuç çok değişmese de benim referandumda kararım “Evet” yönünde olacak. Çok fazla da bir şey söylemek istemiyorum. Bunlar çok hassas konular.</p>
<p><strong>RUTKAY AZİZ: </strong>Yargının siyasallaştırılması giderek Türkiye’de demokrasiye darbe vuruyor. Sanatçıların büyük bir çoğunluğu ‘hayır’ noktasında buluşuyor. Gerçek sanatçılar da duruma bu açıdan bakmakla yükümlüdür.</p>
<p>İTO Başkanı referandumda &#8216;evet&#8217; diyecek İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, &#8217;12 Eylül&#8217; günü yapılacak Anayasa referandumuna &#8216;evet&#8217; diyeceğini bildirdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin en ünlü illüzyonisti Dr. Sermet Erkin, anayasa değişikliği referandumunda &#8216;evet&#8217; oyu kullanacağını söyledi.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/2018/unluler-referandumda-ne-diyecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kriz-Bekir COŞKUN</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/2006/kriz-bekir-coskun.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kriz-bekir-coskun</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/2006/kriz-bekir-coskun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 11:04:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Cemal BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir COŞKUN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=2006</guid>
		<description><![CDATA[Bekir Coşkun bcoskun@htgazete.com.tr Kriz&#8230; 20 Ağustos 2010 Cuma, 12:11:38 Memurla kriz&#8230; HSYK ile kriz&#8230; Anayasa Mahkemesi ile kriz&#8230; TÜSİAD ile kriz&#8230; İşçilerle kriz&#8230; Sendikalarla kriz&#8230; Ordu ile kriz&#8230; ★ Besiciyle kriz&#8230; Kasapla kriz&#8230; Hayvanları sevenlerle kriz&#8230; Çiftçiyle kriz&#8230; Fındıkçıyla kriz&#8230; Fıstıkçıyla kriz&#8230; ★ Referandumda &#8220;hayır&#8221;lar kazanırsa Allah korusun, kriz çıkar diyorlar&#8230; ★ Öğretmenlerle kriz&#8230; Medyayla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="news-detail-body"><img src="http://im.haberturk.com/yazarlar/1096.jpg?11028" alt="Bekir Coşkun" /></p>
<h2>Bekir Coşkun</h2>
<div><script type="text/javascript">// < ![CDATA[
var ePrefix = 'bcoskun'; var eSuffix = 'htgazete.com.tr';
				document.write(ePrefix + '&#64;' + eSuffix)
// ]]&gt;</script> bcoskun@htgazete.com.tr</div>
<h1>Kriz&#8230;</h1>
<div id="HaberTarih">20 Ağustos 2010 Cuma, 12:11:38</div>
<p><strong>Memurla </strong>kriz&#8230;<br />
<strong>HSYK</strong> ile  kriz&#8230;<br />
<strong>Anayasa Mahkemesi </strong>ile  kriz&#8230;<br />
<strong>TÜSİAD</strong> ile kriz&#8230;<br />
<strong>İşçilerle</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Sendikalarla</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Ordu</strong> ile  kriz&#8230;</p>
<p>★</p>
<p><strong>Besiciyle</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Kasapla</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Hayvanları sevenlerle</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Çiftçiyle </strong>kriz&#8230;<br />
<strong>Fındıkçıyla</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Fıstıkçıyla </strong>kriz&#8230;</p>
<p>★</p>
<p>Referandumda <strong>&#8220;hayır&#8221;</strong>lar kazanırsa <strong>Allah </strong>korusun, kriz çıkar  diyorlar&#8230;</p>
<p>★</p>
<p><strong>Öğretmenlerle</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Medyayla </strong>kriz&#8230;<br />
<strong>Karikatürcülerle</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Yazarlarla</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Doktorlarla</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Hastanelerle</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Grip virüsüyle</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Bakkallarla</strong> kriz&#8230;<br />
<strong>Marketlerle</strong> kriz&#8230;</p>
<p>★</p>
<p>Kriz çıkmaması için inşallah herkesin <strong>&#8220;evet&#8221; </strong>demesi  gerektiğini  söylüyorlar&#8230;</p>
<p>★</p>
<p><strong>CHP</strong> ile kriz&#8230;<br />
<strong>MHP</strong> ile  kriz&#8230;<br />
<strong>BDP </strong>ile (<strong>PKK hariç</strong>)  kriz&#8230;<br />
Sabah kriz&#8230;<br />
Öğlen kriz&#8230;<br />
Akşam kriz&#8230;<br />
Her gün  kriz&#8230;<br />
Her an  kriz&#8230;</p>
<p>★</p>
<p>Diyorlar ki; <strong>AKP</strong> giderse <strong>Türkiye</strong>&#8216;de  kriz çıkar maazallah&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/2006/kriz-bekir-coskun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zekâ Testi ve Referandum</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1999/zeka-testi-ve-referandum.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=zeka-testi-ve-referandum</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1999/zeka-testi-ve-referandum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2010 10:46:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Cemal BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir COŞKUN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1999</guid>
		<description><![CDATA[  Bekir Coşkun-bcoskun@htgazete.com.tr Dersim&#8217;i CHP bombaladı&#8230;&#8221; Duyunca CHP&#8216;ye çok kızdım&#8230; Kılıçdaroğlu&#8216;nun boyunun kısa olması yetmiyormuş gibi, Dersim&#8216;i de 72 yıl önce (1938&#8242;de) bombalamış olmaları&#8230; Hoş değil&#8230; (&#8230;&#8230;&#8230;) Ayrıca CHP Genel Başkanı&#8216;nın, yazlığının önünde bir havuzun yer almış olmasının ortaya çıkması da&#8230; Ve Başbakan&#8216;ın Çamlıca&#8216;daki havuzcuğunun boy olarak daha uzun olmasına karşın, en olarak ondan daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<div id="news-detail-body">
<h2>Bekir <a href="mailto:Coşkun-bcoskun@htgazete.com.tr">Coşkun<em>-bcoskun@htgazete.com.tr</em></a></h2>
</div>
<p><strong>Dersim&#8217;i CHP bombaladı&#8230;&#8221;</strong><br />
Duyunca <strong>CHP</strong>&#8216;ye çok kızdım&#8230;<br />
<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun boyunun kısa olması yetmiyormuş gibi,<strong> Dersim</strong>&#8216;i de 72 yıl önce <strong>(1938&#8242;de) </strong>bombalamış olmaları&#8230;<br />
Hoş değil&#8230;<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;)<br />
Ayrıca <strong>CHP Genel Başkanı</strong>&#8216;nın, yazlığının önünde bir havuzun yer almış olmasının ortaya çıkması da&#8230;<br />
Ve <strong>Başbakan</strong>&#8216;ın <strong>Çamlıca</strong>&#8216;daki <strong>havuzcuğunun</strong> boy olarak daha uzun olmasına karşın, en olarak ondan daha dar olması&#8230;<br />
Bu da kötü bir şey&#8230;<br />
<strong>&#8220;Enli havuz&#8221;</strong> sahibi olmak&#8230;<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;)<br />
Böylece <strong>Kılıçdaroğlu</strong> boy kalitesini 13 santimle, havuzun eni avantajını 75 santimle kaybederken, bu kez<strong> Başbakan </strong>dedi ki:<br />
<strong>&#8220;Boy önemli değil, soy önemli&#8230;&#8221;</strong><br />
O zaman referandumda bakacaksınız:<br />
<strong>Soy</strong> kimde?..<br />
<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&#8216;nun babası da<strong> &#8220;memur&#8221;</strong> üstelik&#8230; İyi mi?..</p>
<p>                                                           ★</p>
<p>Bence bu referandumun en önemli yanı; <strong>Türk toplumu için bir türlü test niteliği taşıması&#8230;</strong><br />
<strong>Testten geçiyoruz&#8230;</strong><br />
<strong>Zekâ testinden&#8230;</strong><br />
Belli ki<strong> &#8220;Evet&#8221; </strong>denildiğinin ertesi günü, <strong>Anayasa Mahkemesi </strong>üyelerinin <strong>11</strong>&#8216;ini bu iktidar seçecek&#8230; Ve böylece 7 yıldır kaldırmadığı <strong>dokunulmazlığını</strong> önümüzdeki 15 yıla yayacak&#8230;<br />
Ama meydanlardaki kürsülere çıkıp da 72 yıl önce <strong>&#8220;CHP&#8217;nin Dersim&#8217;i bombaladığını&#8221;</strong><br />
söyleyerek insanların referanduma <strong>&#8220;evet&#8221;</strong> demesini istemek&#8230;<br />
<strong>Boy&#8230; </strong><br />
<strong>Soy&#8230;</strong><br />
Derken <strong>havuzun eni </strong>bakımından milletin<strong> &#8220;evet&#8221;</strong> demesini beklemek&#8230;<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;)<br />
Bir testtir bu referandum&#8230;<br />
<strong>Zekâ testi&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1999/zeka-testi-ve-referandum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezen Aksu ve Sanatçı Sorumluluğu</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1984/sezen-aksu-ve-sanatci-sorumlulugu.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sezen-aksu-ve-sanatci-sorumlulugu</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1984/sezen-aksu-ve-sanatci-sorumlulugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 20:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Referandum 2010]]></category>
		<category><![CDATA[Sezen AKSU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1984</guid>
		<description><![CDATA[  SANATÇI, çağının ve ülkesinin sorunlarına duyarsız kalmamalıdır. Sanatçının insanlığa ve toplumuna karşı önemli sorumlulukları vardır. Toplumuna örnek olması gerekir. Sanatçı aynı zamanda bir toplum önderidir. Bu konumunun gerektirdiği duruş ve kararlılıktan ödün vermemek sanatçının kaçınamayacağı bir görevdir. Bu genel değerleri belirttikten sonra şimdi konuya girebiliriz. Türkiye önümüzdeki ay önemli bir referandum için sandığa gidecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/39b.jpg" border="0" alt="" hspace="0" vspace="2" align="right" /> </p>
<p><strong>SANATÇI, çağının ve ülkesinin sorunlarına duyarsız kalmamalıdır.</p>
<p>Sanatçının insanlığa ve toplumuna karşı önemli sorumlulukları vardır.</strong></p>
<p>Toplumuna örnek olması gerekir.<br />
Sanatçı aynı zamanda bir toplum önderidir.<br />
Bu konumunun gerektirdiği duruş ve kararlılıktan ödün vermemek sanatçının kaçınamayacağı bir görevdir.<br />
Bu genel değerleri belirttikten sonra şimdi konuya girebiliriz.<br />
Türkiye önümüzdeki ay önemli bir referandum için sandığa gidecek ve ciddi şekilde geleceğini belirleyecek bir karar verecek.<br />
Bu noktada ülkenin sanatçılarının verecekleri oy, toplum için çok önemlidir.<br />
Örneğin Sezen Aksu toplumumuzun önemli bir sanatçısıdır.<br />
Yeteneklidir, üretken bir şarkıcıdır.<br />
Nota bilmediği halde yaptığı besteler halkın büyük beğenisini kazanır.<br />
Şarkıcılar Sezen Aksu’dan bir şarkı alabilmek için sürekli kuyrukta beklerler. <br />
O nedenle, toplumun bu kadar önem verdiği bir sanatçının, referandumda “evet” oyu vereceğini açıklaması çok sayıda insanı etkiler.<br />
Ben merak ediyorum, Sezen Aksu’nun kararı neden “evet”? <br />
Niyetim Sezen Aksu’yu eleştirmek değil.<br />
Herkes sandığa gittiği zaman vicdanının sesini dinleyerek kararını verir ve oyunu o doğrultuda kullanır.<br />
Bunun için kimse kimseyi eleştiremez.<br />
* * *<br />
Benim merakım başka.     <br />
Sezen Aksu AKP iktidarının sanata bakışını biliyor olmalı.<br />
Ülkenin tek opera binasını boşaltıp çökmeye terk eden&#8230;<br />
Opera, bale sanatçılarını ve kentin tek senfoni orkestrasını sokağa atan&#8230;<br />
2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul’u opera, bale oynanamaz bir kent haline getiren&#8230;<br />
Baleyi “bel altı” sanatı olarak tanımlayan&#8230;<br />
Heykele “Böyle sanatın içine tükürürüm” diyen&#8230;<br />
Bir anlayışın kimseye danışmadan, bir oldu bittiye getirerek yaptığı anayasa değişikliklerini bir sanatçı olarak onaylamak ve ona destek vermek&#8230;<br />
Bunu merak ediyorum ve içtenlikle söylüyorum ki Sezen Aksu’yu anlamakta zorlanıyorum. </p>
<p><strong><span style="color: red; font-size: medium;">Ahmet Hakan haklı ama&#8230;</span></strong></p>
<p>BEN de şöyle bir karıştırdım Ergun Poyraz’ın kitaplarını&#8230;<br />
Pespayelik, iğrençlik, iftira ve yalan diz boyu&#8230;<br />
Yazarım diye ortaya çıkan bir insanın böyle paçavralar yazmasına hem hayret ettim, hem de utandım.<br />
O nedenle Ahmet Hakan’ın Ergun Poyraz için yazdıkları yerden göğe kadar haklı.<br />
Aynen katılıyorum.<br />
Ama&#8230;<br />
Ergun Poyraz’ın hapislerde süründürülmesini (sanırım 3 yılı geçti) bir hukuk cinayeti olarak görüyorum.<br />
Tüm ahlaki değerleri çiğneyen böyle kitaplar yazsa da Ergun Poyraz’ı demir parmaklıklar arkasına kapatmak çağımızın anlayışına, değerlerine ve insan haklarına aykırıdır.<br />
Kabul edilemez.<br />
Çağdaş hukukta tazminat diye bir olay var.<br />
Eğer Ergun Poyraz, Baykal ve Bahçeli için aynı tür kitaplar yazsaydı acaba hapiste bir gün olsun yatırılır mıydı?<br />
AKP yandaşlarının neler yazdıklarını, ne çirkeflikler yaptıklarını, ne iftiralar attıklarını ama kıllarına dokunulmadığını hepimiz biliyoruz.<br />
Ergun Poyraz’a yapılan insan haklarına aykırıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1984/sezen-aksu-ve-sanatci-sorumlulugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prof.Dr.Süheyl Batum-Anayasa Değişikliğine Neden &#8216;HAYIR&#8217;?</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1983/prof-dr-suheyl-batum-anayasa-degisikligine-neden-hayir.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=prof-dr-suheyl-batum-anayasa-degisikligine-neden-hayir</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1983/prof-dr-suheyl-batum-anayasa-degisikligine-neden-hayir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 12:07:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Cemal BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr.Süheyl BATUM]]></category>
		<category><![CDATA[Referandum 2010]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1983</guid>
		<description><![CDATA[AKP   ANAYASA&#8217;SINA    “HAYIR” !PEKİYİ NEDEN HAYIR ?  Prof.Dr.Süheyl BATUM 1) DEMOKRASİLERDE ANAYASA NEDEN ÖNEMLİDİR? ÖNEMLİDİR ÇÜNKÜ TOPLUMUN, TOPLUMDAKİ DEĞİŞİK GRUPLARIN, KATMANLARIN İSTEKLERİNİ YANSITIR. ONLARIN AYRI AYRI HAKLARINI KORUR. İŞÇİLERİN HAKLARINA YER VERİR. SENDİKALARIN HAKLARINA YER VERİR. SENDİKASIZ ÇALIŞTIRILANLARIN, EMEKLİLERİN, İŞVERENLERİN, KADINLARIN ÇOCUKLARIN, ENGELLİLERİN, DEĞİŞİK MEZHEPLERDEKİ YURTTAŞLARIN, ÖĞRENCİLERİN, KÜÇÜK ESNAFIN, YARGININ, BASIN EMEKÇİLERİNİN, GAZİLERİN VE BU ÜLKE [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AKP   ANAYASA&#8217;SINA    “HAYIR” !</strong><strong>PEKİYİ NEDEN HAYIR ?</strong></p>
<p><strong> Prof.Dr.Süheyl BATUM</strong></p>
<p><strong>1) DEMOKRASİLERDE ANAYASA NEDEN ÖNEMLİDİR?</strong></p>
<p>ÖNEMLİDİR ÇÜNKÜ TOPLUMUN, TOPLUMDAKİ DEĞİŞİK GRUPLARIN,</p>
<p>KATMANLARIN İSTEKLERİNİ YANSITIR. ONLARIN AYRI AYRI HAKLARINI KORUR.</p>
<p>İŞÇİLERİN HAKLARINA YER VERİR.</p>
<p>SENDİKALARIN HAKLARINA YER VERİR.</p>
<p>SENDİKASIZ ÇALIŞTIRILANLARIN,</p>
<p>EMEKLİLERİN,</p>
<p>İŞVERENLERİN,</p>
<p>KADINLARIN</p>
<p>ÇOCUKLARIN,</p>
<p>ENGELLİLERİN,</p>
<p>DEĞİŞİK MEZHEPLERDEKİ YURTTAŞLARIN,</p>
<p>ÖĞRENCİLERİN,</p>
<p>KÜÇÜK ESNAFIN,</p>
<p>YARGININ,</p>
<p>BASIN EMEKÇİLERİNİN,</p>
<p>GAZİLERİN VE BU ÜLKE İÇİN CANINI VERMİŞ ŞEHİT AİLELERİNİN</p>
<p>TEKEL İŞÇİLERİNİN,</p>
<p>ÇİFTÇİLERİN,</p>
<p>TARIM KESİMİNDE ÇALIŞANLARIN HAKLARINI KORUR.</p>
<p><strong>2) ANAYASA BUNU NASIL YAPAR?</strong></p>
<p>                        ŞÖYLE YAPAR, ANAYASAYI YAPARKEN, TÜM BU GRUPLARI VE ONLARIN TEMSİLCİLERİ ÇAĞRILIR, GÖRÜŞLERİ ALINIR, TALEPLERİ ALINIR.</p>
<p>ANAYASA BU TALEPLERİN TÜMÜNE YER VEREBİLDİĞİ ORANDA DEMOKRATİK BİR ANAYASA OLUR.</p>
<p>VE ANAYASA,  ANCAK BÖYLECE BİR “<strong>TOPLUM SÖZLEŞMESİ” </strong>OLUR.</p>
<p><strong>3) AKP  ANAYASASI BÖYLE Mİ YAPILDI?</strong></p>
<p>                        <strong>HAYIR</strong>. AKP TEK BAŞINA ANAYASAYI YAPTI.</p>
<p>                        HİÇBİR  PARTİNİN GÖRÜŞLERİNİ ALMADI.</p>
<p>                        TÜM SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE  “ÜÇ GÜN SÜRE” VERDİ.</p>
<p>                        CHP&#8217;NİN “ÜÇ MADDEYİ AYIRIP, DİĞERLERİNİ BERABER OYLAMA” ÖNERİSİNE CEVAP BİLE VERMEDİ.</p>
<p>                        BUGÜNE KADAR YAPILAN TÜM ÇALIŞMALARA, DİĞER PARTİLER YA DA SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ TARAFINDAN HAZIRLANAN TASLAKLARA DÖNÜP BAKMADI BİLE. </p>
<p><strong>4) ANAYASA BİR TEK PARTİ TARAFINDAN YAPILABİLİR Mİ?</strong></p>
<p>                        HAYIR. ÇÜNKÜ O ZAMAN “TOPLUM SÖZLEŞMESİ” OLMAZ. ANCAK  “PARTİ ANAYASASI” OLUR. “AKP  ANAYASASI  OLUR”.</p>
<p><strong>5) AKP&#8217;NİN İDDİA ETTİĞİ GİBİ, 1982 ANAYASASI, İLK KEZ Mİ DEĞİŞTİRİLİYOR?</strong></p>
<p><strong>                        KESİNLİKLE HAYIR. </strong>1982 ANAYASASI, BUNDAN ÖNCE <strong>TAM 16 KEZ</strong> DEĞİŞTİRİLDİ. BU SONUNCUSU İSE, <strong>17İNCİ DEĞİŞİKLİK OLUYOR. </strong>YANİ DARBE ANAYASASINI İLK KEZ DEĞİŞTİRDİKLERİ TAM BİR “YALAN”, TAM BİR “GÖZ BOYAMACA”.</p>
<p>                        ÜSTELİK BU DEĞİŞİKLİKLERİN <strong>YEDİ TANESİ,</strong> DAHA AKP İKTİDARA GELMEDEN YAPILMIŞTI.</p>
<p>                        HEM DE O DÖNEMDE TBMM&#8217;DE BULUNAN TÜM SİYASAL PARTİLERİN KATILIMLARI İLE. </p>
<p>                        YANİ AKP&#8217;NİN  VE YANDAŞ AYDINLARIN(!) İDDİA ETTİĞİ GİBİ, 1982 ANAYASASI, İLK KEZ DEĞİŞTİRİLMİYOR.</p>
<p>                        BUNDAN ÖNCEKİ DEĞİŞİKLİKLER DE YİNE AYNI KİŞİLERİN İDDİA ETTİKLERİ GİBİ “MAKYAJ NİTELİĞİNDE” DEĞİŞİKLİKLER DEĞİL.</p>
<p>                        AKP İKTİDARININ BUNLARI BİLMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL. BU KADAR “BİLGİSİZ” OLUNMASI MÜMKÜN MÜ SİZCE? PEKİYİ “BİLGİSİZLİK YA DA HAFIZA KAYBI” DEĞİL İSE, BU İDDİANIN NEDENİ NE OLABİLİR ACABA?</p>
<p><strong>6) SON DEĞİŞİKLİKLERE KARŞI ÇIKILMASININ NEDENİ AKP&#8217;NİN YAPMASI MI?</strong></p>
<p>BUNA DA KESİNLİKLE <strong>HAYIR. </strong>AKP İKTİDARI, BUGÜNE KADAR TAM 9  </p>
<p>KEZ ANAYASAYI DEĞİŞTİRDİ. BU SON YAPILAN DA 10. CUSU OLUYOR.</p>
<p>                        VE BUGÜNE KADAR YAPILAN BU 10 DEĞİŞİKLİKTEN SADECE 3 TANESİ TOPLUMDA TARTIŞMA YARATTI. ÇÜNKÜ ÜÇÜ DE, DİĞER SİYASAL PARTİLERİ, SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİ VE TARTIŞMALARI DİKKATE ALMADAN, TAMAMEN “<strong>BASKICI BİR ANLAYIŞ</strong>” VE “<strong>BENİM ÇOĞUNLUĞUM VAR, HER İSTEDİĞİMİ YAPARIM</strong>” MANTIĞI İÇİNDE YAPILMIŞTI. </p>
<p>YANİ TAMAMEN DEMOKRASİ DIŞI BİR ANLAYIŞ İLE YAPILMIŞTI. AYNEN ŞİMDİ TARTIŞTIĞIMIZ SON DEĞİŞİKLİK GİBİ.</p>
<p><strong>7)  ANAYASANIN İÇİNDE NELER OLMALIDIR?</strong> </p>
<p>                        ANAYASAYA BAKARSINIZ. ANAYASANIN İÇİNDE, O GÜNE KADAR TARTIŞILMIŞ, SORUN YARATMIŞ, TOPLUMDA İHTİYAÇ OLARAK ORTAYA ÇIKMIŞ TÜM TALEPLER ÇÖZÜM BULMALIDIR.</p>
<p>BUNUN İÇİN ÖNCESİNE BAKARSINIZ, O GÜNE KADAR NELERİ TARTIŞMIŞSINIZ, NELER TOPLUMDA SORUN YARATMIŞ, NELER SIKINTI YARATMIŞ.</p>
<p>İŞTE “DEMOKRATİK ANAYASA” TOPLUMUN TARTIŞTIĞI TÜM BU SORUNLARA ÇÖZÜM BULMALIDIR. </p>
<p><strong> <img src='http://fuat.beskardes.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> PEKİYİ TÜRKİYE&#8217;DE BUGÜNE KADAR NELER TARTIŞILDI?</strong></p>
<p><strong>                        </strong>KISACA SIRALAYALIM;</p>
<p>                        DOKUNULMAZLIKLAR,</p>
<p>                        CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİ</p>
<p>                        KADIN HAKLARI,</p>
<p>                        PARTİLERİN İÇ İŞLEYİŞLERİNİN DEMOKRATİK OLMAMASI,</p>
<p>                        LİDER SULTASI,</p>
<p>                        YÖK,</p>
<p>                        YARGININ DOSYA ÇOKLUĞU NEDENİYLE GEÇ   İŞLEMESİ,</p>
<p>                        YOLSUZLUKLAR,</p>
<p>                        ALEVİLERİN HAKLARI,</p>
<p>                        ETNİK KÖKENLİ VATANDAŞLARIMIZIN KÜLTÜREL HAKLARI</p>
<p>                        SENDİKAL HAKLAR,</p>
<p>                        GREV HAKKININ SINIRLARI,</p>
<p>                        YÜZDE 10&#8242; LUK  İNSAFSIZ SEÇİM BARAJI</p>
<p>                        KÜLTÜREL HAKLAR,</p>
<p>                        HSYK&#8217;DA BAKAN&#8217;IN VE MÜSTEŞAR&#8217;IN YER ALMALARI.</p>
<p>            İŞTE TÜM BUNLAR, 1982&#8242;DEN BU YANA TARTIŞILDI. VE TÜM PARTİLERİN, SİYASAL GRUPLARIN, SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN TALEPLERİ OLARAK ORTAYA ÇIKTI.</p>
<p>            BU SORUNLARIN TÜMÜ “DEMOKRATİK BİR ANAYASA’DA” YER BULMALIDIR.  BU YOLLA BİR “TOPLUM SÖZLEŞMESİ” OLMASI GEREKEN ANAYASA’LAR HALKIN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMELİDİR.</p>
<p><strong>9) AKP  ANAYASASI BU TALEPLERE YER VERİYOR MU?</strong></p>
<p>                        <strong>HAYIR. </strong>HİÇBİRİNE YER VERMİYOR.</p>
<p>                        AKP  ANAYASASINDA NE DOKUNULMAZLIKLAR SINIRLANMIŞ,</p>
<p>                        NE PARTİLERİN İÇ İŞLEYİŞİ İLE İLGİLİ BİR DÜZENLEME VAR,</p>
<p>                        NE YÖK DEĞİŞTİRİLMİŞ,</p>
<p>                        NE KADINLARA KOTA GETİRİLMİŞ,</p>
<p>                        NE SENDİKALARA BİR HAK GETİRİLMİŞ,</p>
<p>                        NE İŞÇİLERİN İNSANCA YAŞAM HAKLARI GÜVENCEYE ALINMIŞ,</p>
<p>                        AKP ANAYASASI, BUNLARIN HİÇ BİRİNE YER VERMİŞ Mİ? <strong>HAYIR</strong></p>
<p>                        BUNLARIN HİÇ BİRİ YOK.</p>
<p><strong>10) BUNLARIN YERİNE AKP  ANAYASASINDA NE VAR?</strong></p>
<p>                        BUNLAR YERİNE SADECE HER ZAMAN YAPTIKLARI GİBİ, YAPAY SORUNLAR VE YAPAY BİR GÜNDEM YARATMAK VAR.</p>
<p>                        SADECE “GÖZ BOYAMACILIK” VAR. “HAK GETİRİYORUZ” GÖRÜNTÜSÜ ALTINDA “HİÇ BİR HAK, ÖZGÜRLÜK, YENİLİK” GETİRMEMEK VAR.</p>
<p>                        BİR TEK “AKP İKTİDARININ YARGIYA TEK BAŞINA EGEMEN OLMASI” VAR. ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNİN TAMAMINI  İKİ KİŞİNİN SEÇMESİ VAR. <strong>ABDULLAH GÜL</strong> VE <strong>RECEP TAYYİP ERDOĞAN&#8217;IN </strong>TÜM ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNİ SEÇMESİ VAR.</p>
<p>                        YOLSUZLUK BATAĞINA BATMIŞ AKP’NİN SORUMLULUKTAN VE HESAP VERMEKTEN KURTULMAK AMACIYLA KENDİ YARGISINI OLUŞTURMA ÇABASI VAR.</p>
<p>YANİ  TÜPRAŞ</p>
<p>TÜRK TELEKOM</p>
<p>SEYDİŞEHİR ETİ ALÜMİNYUM</p>
<p>BALIKESİR SEKA</p>
<p>SABAH/ ATV</p>
<p>AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ GİBİ BİR ÇOK YOLSUZLUKTAN</p>
<p>DOLAYI  İLERİDE KENDİLERİNİ  <strong>YÜCE DİVAN </strong>OLARAK YARGILAYACAK MAHKEMENİN TÜM ÜYELERİNİ KENDİLERİNİN SEÇMESİ VAR.</p>
<p>                        BÖYLECE YÜCE DİVAN&#8217;DAN KAÇMA YOLU VAR. </p>
<p><strong>11) ANAYASA MAHKEMESİ ve HSYK İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER YARGIDAKİ PROBLEMLERİ ÇÖZMEYE YÖNELİK DEĞİŞİKLİKLER MİDİR?</strong></p>
<p>KESİNLİKLE HAYIR. ÜSTELİK BU YENİ DÜZENLEME, <strong>12 EYLÜL DARBE ANAYASASINDAN BİLE DAHA GERİDİR</strong>.</p>
<p>NEDEN Mİ?  BU DÜZENLEME İLE ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNİN TAMAMI ABDULLAH GÜL VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN TARAFINDAN SEÇİLECEKTİR. BÖYLELİKLE İLERİDE KENDİLERİNİ YÜCE DİVAN OLARAK YARGILAYACAK MAHKEMENİN TÜM ÜYELERİNİ KENDİLERİ SEÇMİŞ OLACAKTIR.</p>
<p>ÜSTELİK  ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİ ARASINDA, ESKİDEN 11 ÜYEDEN 4 TANESİ, TAMAMI İLE YÜRÜTMENİN TAKDİRİNE YANİ MUTLAK TERCİHİNE BIRAKILMIŞTI.</p>
<p>BUGÜNKÜ DÜZENLEMEDE İSE, <strong>17 ÜYEDEN 10 TANESİ</strong> İKTİDARIN <strong>MUTLAK TAKDİRİNE</strong> BIRAKILMIŞTIR.   YANİ ÜYELERİN ÇOĞUNLUĞU.</p>
<p>NASIL MI?</p>
<p>4 ÜYE TAMAMEN CUMHURBAŞKANININ TAKDİRİNDEDİR.</p>
<p>3 ÜYE YİNE CUMHURBAŞKANININ SEÇTİĞİ <strong>YÖK</strong>&#8216;TEN GÖNDERİLMEKTEDİR.</p>
<p>3 ÜYE TBMM&#8217;DE OY ÇOKLUĞUYLA YANİ İKTİDAR PARTİSİNCE SEÇİLMEKTEDİR.</p>
<p>            BU SİZCE TESADÜF  MÜ?  AKP NE YAPTIĞINI BİLMİYOR MU?</p>
<p>            ESKİDEN <strong>YÖK&#8217;E</strong> KIZARKEN, ŞİMDİ GÖNDERDİĞİ ÜYE SAYISINI NEDEN ARTTIRMIŞ DERSİNİZ? NEDEN <strong>1 ÜYEDEN ŞİMDİ 3 ÜYEYE</strong> ÇIKARMIŞ SİZCE?    </p>
<p>ÜSTELİK <strong>1982 ANAYASASINDAN GERİYE GİDİŞ BUNUNLA DA SINIRLI DEĞİL. </strong></p>
<p>AYRICA, HSYK’YA İLİŞKİN OLARAK DA; ADALET BAKANI İLE MÜSTEŞARI, YENİ DÜZENLEMEDE DE HSYK’DA YER ALMAKTADIR.</p>
<p>BUNUN YANI SIRA AYRICA, </p>
<p>1-KURULUN BAŞKANI ADALET BAKANIDIR.</p>
<p>            2-ADALET BAKANLIĞI MÜSTEŞARI DOĞAL ÜYEDİR.(MÜSTEŞARI BAKAN ATAMAKTADIR)</p>
<p>            3-KURULUN YÖNETİMİ VE TEMSİLİ KURUL BAŞKANINA AİTTİR.(BAŞKAN ADALET BAKANIDIR.)</p>
<p>            4-HAKİM VE SAVCILARIN DENETLENMESİ,HAKLARINDA İNCELEME VE SORUŞTURMA İŞLEMLERİ HSYK BAŞKANININ OLURU İLE (ADALET BAKANI’NIN) KURUL MÜFETTİŞLERİNE YAPTIRILMAKTADIR.</p>
<p>            5-HSYK GENEL SEKRETERİ KURUL BAŞKANI (ADALET BAKANI) TARAFINDAN ATANMAKTADIR.</p>
<p>            6-ADALET BAKANLIĞININ  MERKEZ VE BAĞLI KURULUŞLARDA GEÇİCİ VE SÜREKLİ OLARAK ÇALIŞTIRILACAK HAKİM VE SAVCILAR İLE ADALET MÜFETTİŞLERİNİ ATAMA YETKİSİ ADALET BAKANINA AİTTİR.</p>
<p>OYSA TÜM BU DÜZENLEMELER NEDENİYLE 1982 ANAYASASI, BUGÜNE KADAR ELEŞTİRİLMİŞTİR. BU DÜZENLEMELERİN “YARGI BAĞIMSIZLIĞINA AYKIRI OLDUĞU” KABUL EDİLMİŞTİR.  AVRUPA NORMLARINA AYKIRI OLDUĞU TÜM RAPORLARDA AÇIKÇA İFADE EDİLMİŞTİR.</p>
<p>ÜSTELİK KESİNLİKLE, BU DEĞİŞİKLİKTE, <strong>1982 DARBE ANAYASASININ KOŞULLARINDAN BİLE GERİ GİDİŞ VAR. </strong></p>
<p>NASIL MI? ESKİDEN ADALET BAKANININ YARGIÇLAR YA DA SAVCILAR HAKKINDAKİ <strong>SORUŞTURMA AÇMA YA DA AÇMAMA KARARLARINA KARŞI “YARGI YOLUNA” GİDİLEBİLİYORDU</strong>. BU DEĞİŞİKLİKLE İSE, BU KARARLARA KARŞI <strong>YARGI YOLU TAMAMEN KAPATILMIŞ</strong>.</p>
<p>NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ YENİ DÜZENLEMEDE ADALET BAKANI “SORUŞTURMA İZNİNİ, ADALET BAKANI OLARAK DEĞİL, KURUL BAŞKANI OLARAK VERİYOR. VE KURUL&#8217;UN  TÜM  KARARLARINA  (İHRAÇ HARİÇ) KARŞI  YARGI YOLU KAPALI. YENİ DEĞİŞİKLİK BÖYLE SÖYLÜYOR.</p>
<p>ŞİMDİ BU DÜZENLEME, ESKİSİNDEN GERİ DEĞİL Mİ? AKP İKTİDARI BUNU BİLMİYOR MU?  FARKINA VARMADAN MI  BUNU HAZIRLAMIŞ?</p>
<p>GERÇEK BU İKEN, BUGÜN AKP İKTİDARI ‘AVRUPA STANDARTLARINDA YARGI REFORMU YAPIYORUZ’ DİYEREK HALKIMIZI ALDATMAKTADIR.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>12) AKP  KADINLARA POZİTİF AYIRIMCILIK GETİRDİĞİNİ İDDİA EDİYOR</strong></p>
<p><strong>                        </strong>KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL.</p>
<p>                        SADECE “BU MAKSATLA ALINACAK TEDBİRLER, EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI SAYILAMAZ” DİYE BİR İBARE EKLENİYOR. BU NE ANLAMA GELİYOR?</p>
<p>                        HANGİ TEDBİRLER? İLERİDE ALINACAK TEDBİRLER. PEKİYİ SÜRESİ NE “BU TEDBİRLERİN”? YANİ NE ZAMAN ALINACAK BU TEDBİRLER?</p>
<p>                        BELLİ DEĞİL, “ALINACAK” DEMİŞ YA. PEKİYİ HAZIR ANAYASA DEĞİŞTİRİLİYOR, NEDEN <strong>ŞİMDİ, HEMEN DEĞİL DE</strong>, “İLERİDE ALINACAK TEDBİRLER”</p>
<p>                        BÖYLE BİR POZİTİF AYIRIMCILIK OLUR MU? ÖRNEĞİN KADINLAR BU DÜZENLEMEDEN SONRA TBMM&#8217;DE NE KADAR ORANDA TEMSİL EDİLECEK? PEKİYİ YA DİĞER ÖRGÜTLERDE?</p>
<p>ÇÜNKÜ ANCAK “KADINLAR VE ERKEKLERİN TEMSİL ORANLARINI BELİRLEYEN BİR KOTA”, KADINLAR İÇİN GERÇEK BİR ‘POZİTİF  AYIRIMCILIK GETİRİR. VE BU NEDENLE KADINLAR “KOTA UYGULAMASI” İSTİYORLAR. “İLERİDE ALINMASI DÜŞÜNÜLECEK TEDBİRLER” DEĞİL.</p>
<p>AMA MAALESEF AKP DEĞİŞİKLİĞİNDE BÖYLE BİR ORAN YOK. ÇÜNKÜ “GERÇEK BİR POZİTİF AYIRIMCILIKTAN” SÖZ EDEN YOK.</p>
<p><strong>13 ) AKP  “MEMURLARA TOPLU SÖZLEŞME HAKKI” GETİRDİĞİNİ SÖYLÜYOR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>                        </strong>KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        ESKİ DÜZENLEMEDE YER ALAN “TOPLU GÖRÜŞMENİN” ADI TOPLU SÖZLEŞME YAPILMIŞ O KADAR.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>                        </strong>PEKİYİ<strong> “</strong>TOPLU SÖZLEŞME YAPILMASI SIRASINDA” MEMURLAR İDARE İLE UZLAŞIRLARSA İŞ TAMAM, AMA YA UZLAŞMAZLARSA? </p>
<p>                        AKP ANAYASASI ŞÖYLE DİYOR; “UYUŞMAZLIK ÇIKMASI HALİNDE TARAFLAR KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA BAŞVURABİLİR”. NASIL BİR KURUL BU? BÜROKRATLARDAN OLUŞAN BİR KURUL. YANİ MEMURLAR İDARE İLE ANLAŞAMAZLARSA, İDARE&#8217;NİN KURDUĞU “HAKEM KURULU” KARAR VERİYOR.</p>
<p>                        PEKİYİ NASIL BİR SÖZLEŞME BU? SONUCU YİNE İDARE&#8217;YE BAĞLI.</p>
<p>                        ACABA “KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULU&#8217;NUN” KARARLARINI BEĞENMEZLERSE, MEMURLARIN YARGIYA GİTME HAKLARI VAR MI?   <strong>HAYIR. </strong></p>
<p><strong>                        </strong> AKP ANAYASASI ONU DA ENGELLEMİŞ; “KURULUN KARARLARI <strong> </strong>KESİNDİR” DİYOR.</p>
<p>                        YANİ TAM BİR “<strong>YALAN</strong>”. ORTADA NE TOPLU SÖZLEŞME VAR. NE UZLAŞMA OLMAZSA GREV HAKKI VAR. NE UZLAŞMA VAR. NE DE YARGIYA GİDEBİLME HAKKI VAR.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        AKP  ANAYASASINDA BUNUN ADI “TOPLU SÖZLEŞME” OLUYOR.</p>
<p>ÜSTELİK “GREV HAKKI DA” KESİNLİKLE YER ALMIYOR. SÖZÜ BİLE EDİLMEMİŞ.</p>
<p>VE DAHASI DA VAR. “MEMURLARIN MALİ HAKLARI, ÖZLÜK HAKLARI” ESKİDEN YASA İLE DÜZENLENİRKEN, YANİ GÜVENCE ALTINDA İKEN,  YENİ DEĞİŞİKLİK İLE ARTIK “TOPLU SÖZLEŞME” İLE DÜZENLENİYOR. YANİ İKTİDARIN KURDUĞU VE YARGIÇ DENETİMİNE DE  BAĞLI OLMAYAN  “HAKEM KURULUNUN” İKİ DUDAĞININ ARASINA BIRAKILMIŞ.</p>
<p>SİZ BUNA GELİŞME Mİ DİYORSUNUZ? İYİLEŞTİRME Mİ DİYORSUNUZ? HAK TANINMIŞ MI DİYORSUNUZ?</p>
<p>YOKSA TESDÜF MÜ ZANNEDİYORSUNUZ? YA DA BECERİKSİZLİK Mİ DİYORSUNUZ?     NE DİYORSUNUZ?</p>
<p><strong>  </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>14) AKP  “ÇOCUKLARI CİNSEL İSTİSMARDAN KORUDUĞUNU” SÖYLÜYOR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>                        </strong>ANAYASA AYNEN ŞÖYLE BİR DÜZENLEME GETİRMİŞ. “DEVLET, HER TÜRLÜ İSTİSMARA VE ŞİDDETE KARŞI ÇOCUKLARI KORUYUCU TEDBİRLERİ ALIR”.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        PEKİYİ BU DÜZENLEME OLMAZSA, “DEVLET ÇOCUKLARI İSTİSMARA VE ŞİDDETE KARŞI” KORUYAMAYACAK MI? ENGEL Mİ VAR?</p>
<p>                        SOKAKTA YAŞAYAN VE ÇALIŞTIRILAN 240 BİN ÇOCUK BU MADDE İLE SOKAKLARDAN KURTULUYOR MU? BU KORKUNÇ DURUMUN NEDENİ, BU MADDENİN OLMAMASI MIDIR ?</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        ANAYASADA ZATEN 41. MADDEDE “ÇOCUKLARI KORUR” DİYE BİR DÜZENLEME YOK MU? BUNUN YENİ GETİRİLENDEN FARKI NE?</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        <strong>HAYIR HİÇ BİR FARKI YOK. </strong>AMAÇ ZATEN “YENİ BİR HAK GETİRİYORMUŞ” GİBİ YAPMAK. VE GÖZ BOYAMAK. ESAS AMACI SAKLAMAK. YANİ AKP TEMSİLCİLERİNİN SÖYLEDİKLERİ GİBİ “<strong>HAPI HAZIRLAMAK</strong>”.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        ÖYLE BİR HAZIRLAMAK Kİ, HAPI KOLAYCA YUTABİLELİM.</p>
<p>KALDI Kİ TÜRKİYE, TARAF OLDUĞU ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERLE, ÇOCUKLARI ÇOK DAHA KAPSAMLI KORUMAK ZORUNDA OLDUĞU HALDE, BU DEĞİŞİKLİKLE SANKİ BU HAKLAR İLK DEFA TANINIYORMUŞ GİBİ GÖSTERİLMEKTEDİR. YANİ ASIL BU YOLLA KADINLAR VE ÇOCUKLAR OY AVCILIĞI YAPILARAK İSTİSMAR EDİLMEKTEDİR.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>15)  AKP “KAMU DENETÇİLİĞİNİ” GETİRDİĞİNİ SÖYLÜYOR</strong></p>
<p>                        AKP ANAYASASI ŞÖYLE DİYOR; “KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU İDARENİN İŞLEYİŞİYLE İLGİLİ ŞİKAYETLERİ İNCELER”.</p>
<p>                        BU KADAR. TABİİ BİR DE “İKTİDAR PARTİSİ ÇOĞUNLUĞUNUN TEK BAŞINA SEÇECEĞİ” GETİRİLMİŞ.</p>
<p>SAKIN BU DEĞİŞİKLİKLE, KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNUN YETKİLERİ, KAPSAMI VE BAŞDENETÇİNİN SEÇİMİ İKTİDAR ÇOĞUNLUĞUNA BIRAKILARAK, ÖZERK KURUMLAR VE İDARE ÜZERİNDE BASKI KURABİLECEK BİR TÜR PARTİ MÜFETTİŞLİĞİ KURUMU OLUŞTURULUYOR OLMASIN?  YANİ BÜROKRATIN DENETLENMESİ DE İKTİDAR PARTİSİNE BIRAKILIYOR OLMASIN?.</p>
<p>                        PEKİYİ KURUMUN YETKİLERİ, GÖREVLERİ?  BUNLARIN HİÇBİRİ ANAYASADA YOK.</p>
<p>                        ÖRNEĞİN NE ZAMAN BAŞVURULUR? KARARLARI YARGI İLE ÇATIŞABİLİR Mİ?  ÇATIŞIRSA NE OLUR?</p>
<p>                        ŞİKAYETLERİ İNCELER İNCELEMESİNE DE, SONRA NE YAPABİLİR?</p>
<p>                        PEKİYİ AKP İKTİDARI NEDEN BUNLARI DÜZENLEMEMİŞ? ACABA UNUTMUŞ MU? OYSA DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİNDE DE, EN ÇOK SIKINTI YARATACAK KONULAR BUNLAR. VE ANAYASA&#8217;DA BUNLARA ÇÖZÜM GETİRİLMESİ GEREKİR. ACABA AKP İKTİDARI, TÜM BU KONULARI VE DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİ VE UYGULAMALARI BİLMİYOR OLABİLİR Mİ?</p>
<p>                        BU DENLİ “YETERSİZ BİR DÜZENLEMEYİ” SAKIN BİLEREK, İSTEYEREK GETİRMİŞ OLMASIN? YANİ DİĞER MADDELER GİBİ, SADECE “<strong>DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN</strong>” DÜŞÜNCESİ İLE GETİRİLMİŞ OLMASIN?</p>
<p>SAKIN BU HALİ İLE KAMU DENETÇİSİ SADECE İŞLERİN YAVAŞLAMASINA NEDEN OLAN, VATANDAŞ-İDARE ANLAŞMAZLIKLARINDA YARGIYA GİDİŞİ BİR SÜRE ERTELEYEN BİR KURUM OLMASIN?</p>
<p>YANİ  ESAS  AMAÇ “YENİ BİR HAK GETİRİYORMUŞ” GİBİ YAPMAK VE GÖZ BOYAMAK OLMASIN. YANİ AKP TEMSİLCİLERİNİN SÖYLEDİKLERİ GİBİ “<strong>HAPI HAZIRLAMAK</strong>” OLMASIN.</p>
<p><strong>16) AKP ANAYASASI, “EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY” GETİRDİĞİNİ SÖYLÜYOR</strong></p>
<p>                        AKP ANAYASASI ŞÖYLE DİYOR; “HÜKÜMETE İSTİŞARİ NİTELİKTE GÖRÜŞ BİLDİRMEK ÜZERE EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY  KURULUR”.</p>
<p>                        ŞİMDİ BURADA “YENİ BİR KURUM MU” KURULMUŞ ? KESİNLİKLE <strong>HAYIR</strong>.</p>
<p>                        EKONOMİK SOSYAL KONSEY ZATEN VAR. BAKAN İSTEDİĞİ ZAMAN TOPLANIYOR, İSTEMEDİĞİ ZAMAN TOPLANMIYOR. VE BU KONUDA HİÇBİR YETKİSİ YOK.</p>
<p>                        PEKİYİ   AKP   ANAYASASINDA BU DEĞİŞİYOR MU? O DA <strong>HAYIR.</strong></p>
<p><strong>                        </strong></p>
<p><strong>                        GÖRÜŞ BİLDİRMEKTEN </strong>ÖTE BİR GÖREV YA DA YETKİ VERİLMİŞ Mİ? ONA DA <strong>HAYIR</strong></p>
<p><strong>                        </strong>PEKİYİ AKP İKTİDARI NEDEN BUNLARI DÜZENLEMEMİŞ? ACABA UNUTMUŞ MU? ACABA AKP İKTİDARI, TÜM BU KONULARI VE DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİ VE UYGULAMALARI BİLMİYOR OLABİLİR Mİ?</p>
<p>                        BU DENLİ “YETERSİZ BİR DÜZENLEMEYİ” ANAYASAYA KOYMUŞ OLMANIN BİR ARTISI VAR MI? KESİNLİKLE <strong>HAYIR. </strong></p>
<p><strong>                        O HALDE </strong>SAKIN BİLEREK, İSTEYEREK YAPMIŞ OLMASIN? YANİ DİĞER MADDELER GİBİ, SADECE “<strong>DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN</strong>” DÜŞÜNCESİ İLE GETİRİLMİŞ OLMASIN?</p>
<p>                        YANİ  ESAS AMAÇ “YENİ BİR DÜZENLEME GETİRİYORMUŞ” GİBİ YAPMAK VE GÖZ BOYAMAK OLMASIN. YANİ AKP TEMSİLCİLERİNİN SÖYLEDİKLERİ GİBİ “<strong>HAPI HAZIRLAMAK</strong>” OLMASIN. <strong> </strong> </p>
<p><strong>17) AKP, “KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINI SAĞLADIĞINI” SÖYLÜYOR</strong></p>
<p>            KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL.</p>
<p>TELEFON VE ORTAM DİNLEMELERİNİ OLAĞAN HALE GETİREREK, ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ AYAKLAR ALTINA ALAN BİR İKTİDAR, KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINDAN SÖZ EDEREK, HALKIMIZLA ALAY ETMEKTEDİR.</p>
<p>ÇÜNKÜ AYNI AKP İKTİDARI,  “KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU” ADI ALTINDA HAZIRLANAN VE  TBMM ADALET KOMİSYONU’NDA BEKLEYEN YASA TASARISINDA; “ÖZEL NİTELİĞİ OLAN KİŞİSEL VERİLER, KİŞİLERİN, IRK, SİYASİ DÜŞÜNCE, FELSEFİ İNANÇ, DİN, MEZHEP VEYA DİĞER İNANÇLARI, SAĞLIK VE ÖEL YAŞAMLARI VE HER TÜRLÜ MAHKUMİYETLERİYLE İLGİLİ KİŞİSEL VERİLERİ”, BAKANLAR KURULU’NUN ATADIĞI 7 KİŞİLİK BİR KURULUN İZNİNE BAĞLAMAKTADIR.</p>
<p>YANİ KİŞİLERİN İŞLENMESİNE YANİ “FİŞLENMESİNE” OLANAK TANIYAN YASA, AKP İKTİDARININ AÇIK AMACINI ORTAYA KOYMAKTADIR.</p>
<p>AKP İKTİDARI, TELEFON DİNLEMELERİNİ, FİŞLEMELERİ,  TEKNİK İZLEMELERİ, GİZLİ TANIKLIĞI OLAĞAN HALE GETİREN TÜM YASALARI YAPMADI MI?  DİNLEMELERİ SADECE “BAŞBAKAN TARAFINDAN ATANAN BİR TELEKOMÜNİKASYON BAŞKANINA” BIRAKAN YASAYI YAPMADI MI? BU YASA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLMESİNE KARŞIN, “O KİŞİYİ” HALEN GÖREVDE TUTMADI MI?</p>
<p>YOKSA BU ÇELİŞKİLER SADECE TESADÜF MÜ? </p>
<p>YA DA TÜM BUNLARI YALANLAYAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE İNANIYOR MUSUNUZ?</p>
<p><strong>18) AKP, 12 EYLÜL DARBECİLERİNE YARGI YOLU  AÇIYOR  MU</strong>?</p>
<p>BUGÜN ARTIK SADECE SİMGESEL BİR ANLAM TAŞIYAN GEÇİCİ 15NCİ MADDEYİ KALDIRMAK, 12 EYLÜL DARBECİLERİNE YARGI YOLU AÇMAYACAKTIR. ÇÜNKÜ GEÇİCİ 15. MADDE BİR TÜR SORUMSUZLUK GETİRMİŞ. BU “DOKUNULMAZLIKTAN” FARKLI BİR DÜZENLEME. YANİ O DÖNEMDE YETKİ KULLANANLARIN SORUMSUZ OLDUKLARINI  SÖYLÜYOR. BİR ANLAMDA “GENEL AF” GİBİ, TÜM SONUÇLARI YANİ CEZAYI KALDIRAN BİR DÜZENLEME.</p>
<p>BU NEDENLE DAHA SONRA ÇIKARILAN BİR DÜZENLEME İLE “TEKRAR SORUMLULUK” GETİRMEK MÜMKÜN DEĞİL.</p>
<p>ZATEN BU NEDENLE AKP YÖNETİCİLERİ, “ONLARA BİR ŞEY YAPAMASAK DA” DİYORLAR. AMA HEMEN ARDINDAN DA “12 EYLÜL&#8217;LE HESAPLAŞIYORUZ” YALANINI SÖYLÜYORLAR. ÜSTELİK 28 ŞUBAT’I YAPANLAR, 27 NİSAN E-MUHTIRASINI VERENLER, BÖYLE BİR KORUMANIN ALTINDA DEĞİLKEN, BAŞBAKANLA “DOLMABAHÇE&#8217;DE SIRDAŞ OLARAK” YAŞAMLARINI SÜRDÜRMÜYOR MU? KENDİLERİNE SAĞLANAN OLANAKLARDAN YARARLANMIYOR MU? ONLAR İÇİN BÖYLE BİR KORUMA YOK İKEN, AKP ONLAR İÇİN NE YAPTI?</p>
<p>AMA İŞ HALKI KANDIRMAYA GELİNCE “ANAYASA&#8217;YA EVET ÇIKARSA, 12 EYLÜL İLE HESAPLAŞACAĞIZ” YALANI! </p>
<p>KALDI Kİ CHP, BU SORUMSUZLUK ENGELİNİ AŞMAK İÇİN BİR “GEÇİCİ MADDE” ÖNERMİŞTİ. BU ÖNERİ BELKİ “MUTLAK SORUMSUZLUK ENGELİNİ” AŞAMAYACAKTI, AMA EN AZINDAN “ADI SANI BELLİ OLMAYAN BİR ÇOK KİŞİNİN” DEĞİL ANCAK “<strong>BELLİ SORUMLULARIN</strong>” YARGILANABİLMELERİ İÇİN BİR ÖNERİ İDİ.</p>
<p>AMA NE OLDU? CHP&#8217;NİN BU ÖNERİSİ TBMM&#8217;DEKİ GÖRÜŞMELERDE <strong>AKP&#8217;NİN OYLARI İLE REDDEDİLDİ. </strong></p>
<p>ACABA BU BİR “TESADÜF MÜ” DERSİNİZ? YOKSA AKP BUNU BİLE BİLE  Mİ YAPTI? </p>
<p>AKP GERÇEKTEN DE “DARBELER” İLE DARBECİLER İLE HESAPLAŞMAK MI İSTİYOR, YOKSA SADECE BUNDAN OY KAZANMAK MI İSTİYOR? SİZ NE DERSİNİZ?</p>
<p><strong>19)  AKP  ANAYASASI, TEMEL SORUNLARA ÇÖZÜM GETİRİYOR MU?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>KESİNLİKLE HAYIR. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>21. YÜZYILDA TÜRKİYE&#8217;YE KILAVUZLUK EDECEK ÇAĞDAŞ BİR ANAYASA METNİNİN, İLK OLARAK, ÇAĞDAŞ NİTELENDİRMESİNİ HAK EDEN, DEMOKRATİK HUKUK DEVLETLERİNİN YER VERMESİ GEREKEN KURUM, KURAL VE GÜVENCELERE YER VERMESİ GEREKLİDİR. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        ANCAK BU YETERLİ DEĞİLDİR. AYRICA ÜLKENİN KENDİ KOŞULLARINDAN, KENDİ TOPLUMSAL İHTİYAÇLARINDAN DOĞAN KURUM VE KURALLARA DA YER VERMESİ ZORUNLUDUR.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        OYSA AKP ANAYASASI BUNLARA YER VERİYOR MU?  <strong>HAYIR. </strong>KESİNLİKLE BUNLARIN HİÇBİRİNE YER VERMİYOR.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>20)  ÖRNEĞİN AKP ANAYASASI  ASKERİ  YARGITAY&#8217;I  KALDIRMIYOR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        AKP ANAYASASININ, ÇAĞDAŞ, DEMOKRATİK ÜLKELERİN UYGULAMALARINA GÖRE HAZIRLANDIĞINI İDDİA EDİYORLAR. AMA ÖRNEĞİN ASKERİ YARGITAY KALDIRILMIYOR, ASKERİ MAHKEMELERİN KARARLARININ ASKERİ YARGITAY YERİNE YARGITAY”IN ÖZEL BİR DAİRESİNE GİTMESİ SAĞLANMAMIŞ.</p>
<p>                        PEKİYİ NEDEN DERSİNİZ ? SORUN “BİLGİSİZLİK Mİ” ACABA, YOKSA BAŞKA BİR ŞEY Mİ?</p>
<p><strong>21) ÖRNEĞİN AKP  ANAYASASI, HSYK KARARLARINI DENETİME AÇMIYOR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>KESİNLİKLE AÇMIYOR<strong>. </strong></p>
<p>OYSA HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU&#8217;NUN TÜM KARARLARININ DENETİME AÇILMASI, TÜM HUKUKÇULAR TARAFINDAN İSTENEN BİR DÜZENLEME İDİ. VE 1961 ANAYASASINDA “İDARİ GÖREVLERİ BULUNAN HSYK’NIN TÜM KARARLARI YARGI DENETİMİNE BAĞLI İDİ”.</p>
<p>BUGÜNE KADAR, TÜM KARARLARIN YARGI DENETİMİNE BAĞLI OLMASI GEREĞİ, HEM HUKUKÇULAR, HEM BİZZAT YARGI MENSUPLARI TARAFINDAN, HEP DİLE GETİRİLDİ.                      </p>
<p>OYSA AKP  ANAYASASINDA, BU YOK. SADECE “İHRAÇ KARARLARI” YARGI DENETİMİNE BAĞLANMIŞ, DİĞER TÜM ATAMA, TERFİ, YER DEĞİŞTİRME, SORUŞTURMA İZNİ, SORUŞTURMA GİBİ KARARLAR,  YARGI DENETİMİ DIŞINDA KALMIŞ. </p>
<p>ACABA BASİT BİR UNUTKANLIK MI ? YOKSA BİLGİSİZLİK Mİ? YOKSA BAŞKA BİR NEDENİ VAR MI?</p>
<p>BU DENLİ “YETERSİZ BİR DÜZENLEME” SAKIN BİLEREK, İSTEYEREK GETİRİLMİŞ OLMASIN?</p>
<p>ADALET BAKANININ, YANİ YÜRÜTMENİN YARGI ÜZERİNDEKİ BASKISINI DEVAM ETTİRMEK İÇİN UNUTULMUŞ(!)  OLMASIN</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>22) AKP ANAYASASI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMUNU NEDEN DÜZENLEMEMİŞ?  </strong></p>
<p>            BUGÜNE KADAR AKP TEMSİLCİLERİ HER ZAMAN “YÜKSEKÖĞRETİM KURUMUNDAN”  ŞİKAYETÇİ  İDİLER. HER ZAMAN “YÖK” ÜN KALDIRILMASINI, ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERDE BÖYLE İŞLEYEN BİR KURUMUN OLMADIĞINI SÖYLÜYORLARDI.</p>
<p>OYSA YENİ ANAYASA DÜZENLEMESİNDE HİÇ BİR ŞEY YOK. ACABA BASİT BİR UNUTKANLIK MI?</p>
<p>            YOKSA “<strong>NASIL OLSA ARTIK ELE GEÇİRDİK</strong>” MANTIĞININ BİR UZANTISI MI?   </p>
<p><strong>23)  AKP ANAYASASI, CUMHURBAŞKANININ İŞLEMLERİ KONUSUNU DA UNUTMUŞ</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>            </strong>AKP İKTİDARI, 2007 YILINA KADAR “CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİNİN FAZLALIĞINDAN” ŞİKAYET EDİYORDU.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>            ANCAK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE, BU KONUYU TAMAMEN UNUTMUŞ GÖRÜNÜYOR. HATTA CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİNİ ÇOK DAHA ARTTIRMIŞ.</p>
<p>NASIL MI ARTTIRMIŞ? ANAYASA MAHKEMESİNE “KENDİ BAŞINA” SEÇTİĞİ ÜYELERİN SAYISINI ÇOĞALTMIŞ. ESKİDEN 11 ÜYEDEN 4 TANESİNİ (3 ÜYE DOĞRUDAN +  1 ÜYE YÖK&#8217;TEN) ATARKEN, ŞİMDİ BU ÜYELERİN SAYISI YEDİ (7) YE ÇIKARTILMIŞ.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        HANİ CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİ ÇOK FAZLA İDİ? HANİ BU YETKİLERİ İLE BİR  “VESAYET KURUMU” OLURDU? </p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        ACABA YİNE “<strong>NASIL OLSA ARTIK ELE GEÇİRDİK</strong>” MANTIĞININ BİR UZANTISI MI?</p>
<p><strong>24)  AKP ANAYASASINDA “KÜRT KÖKENLİ VATANDAŞLARIMIZ” UNUTULMUŞ</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>                        </strong>AÇILIM YAPTIK DEDİLER, İLK ÖNCE KENDİ YANDAŞLARI İLE TOPLANTILAR DÜZENLEDİLER.</p>
<p>                        SONRA “KÜRT AÇILIMI”NDAN VAZGEÇİP  “BİRLİK, BERABERLİK AÇILIMI” DEDİLER.</p>
<p>                        İÇERİĞİNİ SORDUK, HİÇ SÖYLEMEDİLER,</p>
<p>                        “HABUR&#8217;DA GÖRECEKSİNİZ AÇILIMI” DEDİLER. VE “HABUR”DA AÇILIMI BAŞLATTILAR. YARGIÇLARA BASKI YAPIP “SAHRA MAHKEMELERİ” KURDULAR.</p>
<p>                        BAŞBAKAN “HABUR&#8217;DA ÇOK GÜZEL ŞEYLER OLUYOR” DEDİ.</p>
<p>                        BU AÇILIM OLMAZSA “DEMOKRASİ YOKTUR” DEDİLER. “AÇILIMA DESTEK VERMEZSENİZ İKİ CİHANDA LEKELİSİNİZ” DEDİLER.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        VE YAPTIKLARI ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE KÜRT VATANDAŞLARIMIZLA İLGİLİ TEK CÜMLE BİLE KOYMADILAR. ONLARI UNUTTULAR.</p>
<p>                        PEKİYİ BU NASIL DEMOKRATİK VE ÇAĞDAŞ BİR ANAYASA ?</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>25)  AKP ANAYASASINDA, “ALEVİ YURTTAŞLARIMIZ” DA UNUTULMUŞ</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>                        </strong>SAYISIZ AÇILIM YAPTILAR, TOPLANTILAR DÜZENLEDİLER. ALEVİLERİN TALEPLERİNE KARŞILIK VERECEKLERİNİ SÖYLEDİLER.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>                        AMA UNUTMUŞLAR. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE “ALEVİLERLE” İLGİLİ TEK SATIR YOK. BİR TEK HAK YOK. NE “<strong>ZORUNLU DİN DERSİ</strong>”, NE DE BAŞKA BİR HAK. ACABA UNUTTULAR MI DERSİNİZ?</p>
<p>                        YOKSA BU NASIL ÇAĞDAŞ VE DEMOKRATİK BİR ANAYASA?</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>                        </strong></p>
<p>                        ŞİMDİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNELİM.</p>
<p>                        YUKARIDA SÖYLEDİKLERİMİZ DOĞRU DEĞİL İSE,</p>
<p>                        ELEŞTİRİLERİMİZ HAKLI DEĞİL İSE,</p>
<p>                        UNUTULANLARIN GERÇEKTEN UNUTULDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSANIZ,                ANAYASA&#8217;YA “EVET” VERİN,</p>
<p>                        AMA SÖYLEDİKLERİMİZ DOĞRU İSE, ANAYASAYA “<strong>HAYIR</strong>” VERELİM.</p>
<p>                        <strong>OYLARIMIZ     “HAYIR&#8217;LI”     OLSUN</strong>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1983/prof-dr-suheyl-batum-anayasa-degisikligine-neden-hayir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anayasa Değişiklik Paketi ve Kemal Kılıçdaroğlu</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1873/anayasa-degisiklik-paketi-ve-kemal-kilicdaroglu.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=anayasa-degisiklik-paketi-ve-kemal-kilicdaroglu</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1873/anayasa-degisiklik-paketi-ve-kemal-kilicdaroglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 08:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Cemal BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal KILIÇDAROĞLU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1873</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Anayasa değişikliğine &#8216;Hayır&#8217; diyeceğiz&#8221; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin il ve belediye başkanları ve il yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen toplantının açılışında yaptığı konuşmada Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kararını değerlendirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin Anayasa değişikliğine ilişkin verdiği &#8220;kısmen iptal&#8221; kararının kendilerini tatmin etmediğini belirterek &#8220;12 Eylül&#8217;de, 12 Eylül değişikliklerinin bir uzantısı olarak gördüğümüz o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>&#8220;Anayasa değişikliğine &#8216;Hayır&#8217; diyeceğiz&#8221;</h1>
<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin il ve belediye başkanları ve il yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen toplantının açılışında yaptığı konuşmada Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kararını değerlendirdi.</strong></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=53767" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p>CHP Genel Başkanı <strong>Kemal Kılıçdaroğlu,</strong> Anayasa Mahkemesi&#8217;nin Anayasa değişikliğine ilişkin verdiği &#8220;kısmen iptal&#8221; kararının kendilerini tatmin etmediğini belirterek <strong>&#8220;12 Eylül&#8217;de, 12 Eylül değişikliklerinin bir uzantısı olarak gördüğümüz o Anayasa değişikliklerine hayır diyeceğiz&#8221; </strong>dedi. Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında yeni bir Anayasa yapma sözü de verdi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, CHP Belediye Başkanları, İl Genel Meclisi Başkanları ve İl Genel Meclisi Grup Başkanvekilleri toplantısının açılışında konuştu. CHP&#8217;liler olarak tarihe karşı sorumluluklarının olduğunu, geleceğe ilişkin yol haritalarını çizmek üzere toplandıklarını belirten Kılıçdaroğlu, <strong>&#8220;Demokrasi, hak ve özgürlükler kavramının boşaltıldığı bir süreci yaşıyoruz. Demokrasi dediler, demokrasi askıya alındı. Hak dediler, haklar kısıtlandı. Hakkını korumak isteyenler coplandı&#8221; </strong>dedi. Kılıçdaroğlu<strong>, &#8220;Barış, kardeşlik dedik, barışı ve kardeşliği sanki yeni keşfetmişiz gibi söylemler geliştirdik. Adına açılım dedik ama dönüp baktık ki toplum ciddi ölçüde ayrışmış. Bu ayrışmayı ortadan kaldırmak, barışı, demokrasiyi, kardeşliği yeniden egemen kılmak, nasıl Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında ayrışmadıysak, birleştiysek, güçbirliği yaptıysak o güçbirliğini, beraberliği, geleceğe umutla bakan bir Türkiye&#8217;yi yaratmak için buradayız&#8221;</strong> diye konuştu.</p>
<p>İzlenen ekonomik politikalarıyla toplumun tüm kesimlerinin perişan edildiğini, insanların yoksulluğunun sömürüldüğünü anlatan Kılıçdaroğlu,<strong> &#8220;Güçler ayrılığı ilkesinin askıya alınmak istendiği, iktidarın kendi mutfağında Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bütün siyasal partiler dışlanarak, uzlaşma arayışlarına kapılar kapanarak yapılan bir Anayasa değişikliğiyle ve bu Anayasa değişikliği sonrası verilen Anayasa Mahkemesi kararını görüşmek üzere buradayız. Çünkü biz Daha güçlü, daha çağdaş, daha uygar bir Türkiye istiyoruz&#8221; </strong>dedi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, 111 milletvekilinin, yargıyı yürütmenin emrine verdiği gerekçesiyle Anayasa değişikliğinin iptalini istediğini, bunun sonucunda Anayasa Mahkemesi&#8217;nin dün karar verdiğini anımsatarak <strong>&#8220;Verilen karar, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin geçmişte vermiş olduğu kararların bir izdüşümüdür. Anayasa Mahkemesi geçmişteki içtihatlarına bağlı kalarak karar vermiştir&#8221; </strong>dedi.</p>
<p>Kararın geniş çevrelerce tartışılacağını ancak Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kararlarının bağlayıcılığına inandıklarını belirten Kılıçdaroğlu, bu tartışmaların demokrasi ve hukuk kültürüne önemli katkılar yapacağına işaret etti. Siyasallaşan yargının topluma ağır bedeller ödettiğini ve toplumun vicdanını kanattığını dile getiren Kılıçdaroğlu,<strong> &#8220;Bir dönem alkışlanan mahkeme kararlarının bir süre sonra toplum vicdanında yanlışlığı ortaya çıkmıştır. O nedenle demokrasiyi getirelim, güçler ayrılığı ilkesini getirelim derken yargının siyasallaşmamasına özen gösteren bir siyasi partiyiz. Yargıç, kendi teminatıyla, yargıç güvencesiyle oturduğu koltuğun hakkını vermeli ve kamu vicdanında kabul görmelidir. Onun için biz demokrasi kültürünü, demokrasi çıtasını yükseltmek zorundayız&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
<p><strong><br />
&#8220;Referandumda hayır diyeceğiz&#8221;</strong></p>
<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;nin almış olduğu kararın, Anayasa&#8217;nın değiştirilmesi teklif edilemeyecek maddelerine aykırılık nedeniyle alındığını anımsatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:<br />
<strong>&#8220;Biz Anayasa Mahkemesi kararının bizi tatmin etmediğini biliyoruz. Bugün için iptal kararından sonra bile yargıç güvencesinin ve güçler ayrılığı ilkesinin tehlikede olduğunu biliyoruz. Yargının siyasallaşması, toplumun ayrışmasına yol açacaktır. Yargının siyasallaşması toplum vicdanının kanamasına yol açacaktır. Yapılan değişiklikler sonrası Cumhuriyet Savcısı, Adalet Bakanı&#8217;nın emrine sokulacaktır. O kadar ki, siz bir yurttaş olarak bir savcının size karşı yaptığı yanlışlığı veya haksızlığı Adalet Bakanı&#8217;na şikayet ettiğinizde eğer Adalet Bakanı &#8216;Ben izin vermiyorum&#8217; dediği an itiraz edeceğiniz başka hiçbir merci kalmamaktadır. Yani bugün bizim elimizde itiraz edip bir üst mahkemeye gitme hakkı dahi bizim elimizden alınmıştır. O nedenle biz bu değişiklikleri uygun görmüyoruz ve 12 Eylül&#8217;de, 12 Eylül değişikliklerinin bir uzantısı olarak gördüğümüz o Anayasa değişikliklerine hayır diyeceğiz.&#8221;<br />
</strong><br />
<strong><br />
&#8220;Yeni anayasa yapma sözü veriyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, 12 Eylül Anayasası&#8217;nın eksikliklerini ve yanlışlıklarını bildiklerini, Türkiye&#8217;nin daha çağdaş bir anayasaya sahip olması gerektiğini belirterek güçler ayrılığı ilkesinin güçlenmesinden, medya üzerine uygulanan baskıların kaldırılmasından, milletvekili dokunulmazlığının, kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasından, yolsuzluk yapan bakanların yargılanmasından, örgütlü bir toplumdan yana olduklarını bildirdi. Kılıçdaroğlu, <strong>&#8220;Onun için yeni parlamentoda seçimlerden sonra yani CHP iktidarında daha çağdaş, daha uygar, toplumu geleceğe güvenle bakan yeni bir Anayasa yapmanın da sözünü ve teminatını veriyoruz&#8221; </strong>dedi.</p>
<p>Sadece Anayasa değişikliklerine kilitlenmeyeceklerini, siyasi ahlak yasasını da çıkaracaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu,<strong> &#8220;Sorumluluk hisseden her yurttaşımızın, her partilimizin, her aydınımızın, her çizerimizin, her sanatçımızın kişilerin inançlarına saygılı olması gerektiğinin altının çizilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Biz, inançlara saygılı ama bu ülkede düşüncelerin özgürce dile getirildiği bir Türkiye yaratmak istiyoruz. Onun için çağdaş bir Anayasa, onun için uygar bir Anayasa&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
<p><strong><br />
&#8220;Hayırda &#8216;hayır&#8217; vardır&#8221;</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, kafalarının arkasında başka bir düşüncelerinin olmadığını, içten pazarlıklı bir siyasi parti olmadıklarını vurgulayarak <strong>&#8220;Biz, önce YÖK&#8217;te reform yapacağız deyip YÖK&#8217;ü ele geçirdikten sonra unutan bir siyasal parti değiliz. Biz, YÖK&#8217;ü kaldıracağız diyorsak, YÖK&#8217;ün üniversitelere bir baskı aracı olarak kullanılmasını kaldıracağız diyorsak bunun teminatını veriyorsak biz bunu yapacağız&#8221; </strong>dedi. Kılıçdaroğlu,<strong> &#8220;Bir ülkede üniversiteler susturulmuşsa bilin ki o ülkede demokrasi askıya alınmıştır&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
<p>Sokaktaki vatandaşların telefonda konuşurken dinleme kaygısı taşıdığını, tüm bunları önlemek için yeni bir Anayasa yapmanın teminatını verdiklerini anlatan Kılıçdaroğlu, <strong>&#8220;12 Eylül&#8217;de, 12 Eylül düşüncelerinin ürünü olan, güçler ayrılığı ilkesini siyasal iktidarın emrine sokan bir değişikliğe toplum olarak, aydınlar olarak, dürüst insanlar olarak, topluma karşı sorumluluk hisseden her yurttaşın hayır demesini bekliyoruz. Ve halkımızın söylediği güzel bir laf vardır: Hayırda hayır vardır. Çünkü bu karanlık tablo, Türkiye&#8217;nin içinde bulunduğu bu açmaz, bizi aydınlığa taşıyacaktır. Biz, gelecek, aydınlık günlerde buluşacağız&#8221;</strong> diye konuştu.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1873/anayasa-degisiklik-paketi-ve-kemal-kilicdaroglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun Ağzından Yaşam Öyküsü</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1818/kemal-kilicdaroglunun-agzindan-yasam-oykusu.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kemal-kilicdaroglunun-agzindan-yasam-oykusu</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1818/kemal-kilicdaroglunun-agzindan-yasam-oykusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 07:07:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal KILIÇDAROĞLU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1818</guid>
		<description><![CDATA[Kılıçdaroğlu Kemal Bey’i anlatıyor&#8230; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile iki uzun söyleşi yaptık. Kılıçdaroğlu, bu söyleşilerde önce Kemal, sonra Kemal Bey, ardından da Kılıçdaroğlu olduğu günleri anlattı. Yazı dizisini de kendisinin bu anlatımlarını esas alarak hazırladım. Tabii burada hemen şunu vurgulamalıyım: Ona göre, “Kılıçdaroğlu ve Kemal Bey” tanımları, “Tayyip Bey ve Recep Bey”den farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="422">
<tbody>
<tr>
<td align="left" valign="top"><span style="font-family: Verdana; font-size: small;"><strong>Kılıçdaroğlu Kemal Bey’i anlatıyor&#8230;</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td align="left" valign="top"><img src="http://www.habercem.com/imgs/0.gif" alt="" width="1" height="10" /></td>
</tr>
<tr>
<td align="left" valign="top"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">CHP Genel Başkanı Kemal <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a> ile iki uzun söyleşi yaptık. <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a>, bu söyleşilerde önce Kemal, sonra Kemal Bey, ardından da <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a> olduğu günleri anlattı. Yazı dizisini de kendisinin bu anlatımlarını esas alarak hazırladım. Tabii burada hemen şunu vurgulamalıyım: Ona göre, “<a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a> ve Kemal Bey” tanımları, “Tayyip Bey ve Recep Bey”den farklı olarak tek bir dönemi ve tek bir kişiliği ifade ediyor.</p>
<p>Tapu memuru Kamer Bey, her akşam ocak başında kitap okurdu. ‘Kerem ile Aslı’, ‘Hazreti Ali’nin Cenkleri’, ‘Ebu Müslümi Horasani’ gibi kitapları heyecan içinde dinlerdi çocukları. Yatma vaktine kadar sürerdi okumaları.<br />
Çocuklar, ertesi akşamı iple çekerdi. Yemekten hemen sonra ocak başındaki yerlerine geçer, babalarının kitabı alıp arkası aynalı 14 numaralı gaz lambasının önüne oturmasını beklerlerdi.<br />
Misafir geldiği akşamlar kitap okumaya ara verilirdi. Lamba söndürülür, lüks lambası dolaptan çıkarılırdı. Lambanın zayıf ışığına alışan çocuklar için lüksün yanması evin şenlik yerine dönmesi demekti. Bir kenara oturur, bu kez babalarının misafirlerle sohbetini dinlerlerdi.<br />
Kamer <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a>, evdeki otoriteydi. Ailenin yaşamı da onun tayinleriyle birlikte alt üst olur, sürekli taşınıp dururlardı. O nedenle ailenin ikizleri Kemal ve Adil, ilkokula Van’ın Erciş ilçesinde başladı. İlk üç sınıfa orada gitti fakat dördüncü sınıfı Tunceli’de, beşinci sınıfı ise Bingöl’ün Genç ilçesinde okudu.</p>
<p><strong>UZUN ÖNLÜKLER TAHTA ÇANTALAR</strong></p>
<p>İlkokuldan itibaren ikizlerin yolları birbirinden ayrıldı. Adil, sınıfta kaldı. Kemal ise sınıfı geçerek yoluna devam etti. Adil, okul hayatında hep Kemal’i geriden takip edecekti. Zaten Kemal’den küçüktü, dünyaya da Kemal’in peşinden gelmişti. Tunceli’nin Ballıca köyünde, 17 Aralık 1948 günü birkaç dakika sonra doğmuş olmasına rağmen hep “ağabey” diye seslenecekti ona.<br />
Erciş’te ilkokula başladıkları gün Kemal için unutulmaz bir gündü. Belleğinde kalan o güne dair en önemli görüntü tahta çantası ve uzun önlükleri: “İlk gün çok uzun siyah önlükler giymiştik. Evde tembihlemişlerdi, sakın çantalarınızı kaybetmeyin diye. İlk teneffüse elimizde çantalarla çıktık. Baktık diğer öğrencilerin elinde yok, sınıfa gidip çantalarımızı bıraktık. Diğer çocukların önlükleri kısaydı. Akşam eve gittiğimizde anneme kızınca önlüklerimizi düzeltip kısalttılar.”<br />
Kemal, ders çalışmayı seven, meraklı bir öğrenciydi. Dersler dışındaki aktivitelere de katıldı. İzcilik koluna girdi, bir yavru kurt oldu. Öğretmenler, özel günlerde, bayramlarda şiir okuma görevini de hep ona veriyorlardı. İlk ezberlediği şiirlerden biriydi İstiklal Marşı. Sadece ilk iki kıtasını değil, on kıtasını ezberledi, bir müsamere sırasında çıktı kürsüden okudu. İlerleyen yıllarda Kemal, şiir de yazdı.</p>
<p><strong>İLK ŞİİRİ AÇLIK ÜZERİNE</strong></p>
<p>İlk şiiri açlık üzerineydi: “Bir hafta vardı hiç unutmuyorum, fakat öğretmenler açlıkla ilgili şiir bulamamışlardı. Ortaokuldaydık. Ben açlıkla ilgili bir şiiri yazdım ve götürdüm. Öğretmen ‘Çok güzel olmuş’ dedi. Gençlik yıllarında şiirler devam etti. Elazığ’da Ticaret Lisesi’ndeyken Turan gazetesine şiirler yazdım. Şimdi çok net hatırlamıyorum yazdıklarımı. Saklamadım da.”<br />
Kemal, Genç’te ortaokulu okurken yaz aylarında hiç evde oturmadı. Her öğleyin tren istasyonundaydı. Tren yolcularına salatalık ya da soğan kabuğuyla boyadığı yumurtaları satıp para kazandı. Tuğla ocaklarında da çalıştı. Ortaokul son sınıfta daha büyük bir işe girişti. Genç’in karpuzu meşhurdu, Murat nehri kıyısındaki tarlalarda harika karpuzlar yetişirdi. Kemal de, o yaz bir arkadaşıyla beraber bir karpuz tarlası kiraladı. Zevkli bir anı olarak anlatıyor o tarlada yaşadıkları:<br />
“Tarlayı para verip kiralamadığımız için bize düşen görev gece karpuzları korumak için tarlaya gidip orada yatmaktı. Karpuzları şehrin içine götürüp satmıyorduk. Diyelim ki Bingöl’deki birlikten askerler karpuz almak için gelirlerdi, onlara satardık. Kilosu 5 kuruştu.”</p>
<p><strong>YÜZME SEVDASI VE BABA DAYAĞI</strong></p>
<p>Yaz aylarının en büyük eğlencesi Murat nehri kıyısında dolaşmak, nehirde yüzmekti. Halbuki babası, nehirde yüzmeyi yasaklamıştı. Hem boğulma tehlikesine, hem de babasını kızdırma pahasına Kemal, arkadaşlarıyla nehre gidip yüzmekten vazgeçmezdi.<br />
Bu da akşamları babasından dayak yemek demekti. Kamer Bey, katı bir Anadolu erkeği görünümündeydi. Kararları kendi başına alırdı. Ailenin Karabulut olan soyadını değiştirme kararı da bunlardan biriydi. Bütün aile Karabulut soyadıyla devam ederken, Kamer Bey, 1950’de mahkemeye başvurarak <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a> soyadını almıştı. Nedeni de köydeki hemen herkesin soyadının aynı olmasıydı, bu benzerlikten rahatsız olmuştu. O tarihte küçük bir çocuk olan Kemal, ailedeki bu soyadı değişikliğini sonradan öğrenmiş: “Bütün amcalarımın soyadı Karabulut. ‘Mehmet Karabulut’tan Mehmet Karabulut’a’ diye mektup yazdığımı hatırlıyorum. İkinci Mehmet Karabulut’a parantez içinde muhtar yazardık hangisi olduğu anlaşılsın. Hiçbir zaman gidip babamıza “soyadımızı niye değiştirdin” diye sormadık. Çünkü çocuktuk.”</p>
<p><strong>DEDEMİZ KILIÇLI EŞKIYA</strong></p>
<p><a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a> soyadı ise dedelerinden geliyor: “Dedemiz Hüseyin Cebeli. O dönemin halk kahramanı tipi birisi. “Kılıçlı eşkıya” diye adlandırılıyor. Soyadı Kanunu olmadığı için aile Cebeligiller olarak tanınıyor. Rahmetli babam bundan esinlenerek de <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a> koymuş olabilir.”<br />
Her ne kadar Kürt olduğu iddiaları ortaya atılsa da Kemal <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a>, ailesinin köklerinin Kureyşan aşiretinin Türkmen boyu olduğu bilgisine sahip: “Kureyşan, aynı zamanda, Aleviliğin en önemli ocaklarından biri. Ailemin Horasan’dan geldiği söyleniyor. Konya Akşehir’e yerleşiyorlar. Ailenin büyüğü Seyyid Mahmudi Hayrani’nin türbesi orada. Rivayete göre, Şah İsmail’le Yavuz Sultan Selim arasındaki savaştan sonra bunlar Adıyaman, Malatya ve bir kolu da Dersim’e, Tunceli’ye gidiyorlar. Türkmen boyu bunlar.”<br />
Anne tarafı ise Areli aşiretinden. Annenin nüfustaki ismi Yemuş. Oysa herkes gibi oğlu Kemal de onu hep Nimet adıyla biliyordu: “Anneme Yemuş demezdik, rahmetli babam, bütün komşular, herkes Nimet diye bilirdi. Ben de anneme sordum. Yemiş koymak istemişler, nüfus memuru Yemuş yazmış. Herkes etnik kimliğiyle uğraştı, acaba nedir, ne değildir diye. Sonuçta o benim sevgili annem. Öyle bir şey olsa söylerim, yok.”</p>
<p><strong>KARDEŞLERİNDEN BİR TEK O OKUDU</strong></p>
<p>Nimet Hanım’ın ikisi kız, beşi erkek yedi çocuğu oldu. Bunların dışında iki çocuğunu da doğumdan sonra yitirdi. Yedi çocuktan sadece Kemal, üniversite okudu. O zaten diğer kardeşlerinden farklıydı. İlkokuldan liseye kadar hep birincilikle bitirdi okulları.<br />
Kemal, Murat Nehri kıyısına oturur, babasının getirttiği Cumhuriyet gazetelerinden Malkoçoğlu çizgi romanlarını okurdu. Sonra gazetedeki Fikret Otyam’ın röportajları dikkatini çekti. Yıllar sonra Otyam’ın resimlerine ilgi duymasında o röportajların etkisi de olacaktı. Bir süre sonra da Çetin Altan’ın yazılarını keşfetti, bazı yazıları kesip saklıyor, sınıftaki arkadaşlarına okuyordu.</p>
<p>Kitap okumaya ise Teksas, Tommiks ve ardından Kerime Nadir’in romanlarından başladı. Lise 1’de de Yaşar Kemal’in İnce Memed’ini sonra da klasikleri okudu. İnce Memed, hayatının unutulmazlarından biri oldu.<br />
Genç’te lise yoktu. Kamer Bey, Tunceli’de lise müdürü olan bacanağına mektup yazdı, kayıt tarihlerini bildirmesini istedi. Ama beklediği cevap bir türlü gelmedi. Cevabın geciktiğini fark ettiklerinde lise kayıtları dolmak üzereydi. Kemal, Elazığ’da yeni bir ticaret lisesi açıldığını öğrendi o sırada. “Oraya kaydını yap, bir ay sonra naklen alırız buraya” dediler. Kemal, bu lise seçiminin hayat çizgisini değiştirdiğini ancak liseyi bitirdikten sonra anlayacaktı.</p>
<p><strong>HAYALİ DOKTOR OLMAKTI</strong></p>
<p>“Bir ay sonra öğretmenler, öğrencimizden çok memnunuz kaydını vermeyiz dediler ve ticaret lisesinde kaldım. Liseye gidip doktor olmak gibi bir idealim vardı. Fakat ticaret lisesini bitirince anladım ki, sadece iki yerde sınava girebiliyorum. Eskişehir İktisadi Ticari Bilimler Akademisi, bir de Ankara. Önce Eskişehir’i kazandım, 50 lira para verdim kayıt için. Ankara’yı kazandığım belli olunca gidip kaydımı aldım, parayı istedim ama vermediler” diye anlatıyor üniversiteye girişini.<br />
Kemal <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=Kılıçdaroğlu"><span style="color: blue;">Kılıçdaroğlu</span></a>, Ticari İlimler Akademisi’nde okumak üzere Ankara’ya ayak bastığında yıl 1968’di. Gençlerin ayakta olduğu fırtınalı yıl.</p>
<p><strong>EN BÜYÜK PİŞMANLIĞIM</p>
<p>Ablamın okumasına karşı çıktık</strong></p>
<p>En büyüğümüz olan ablam (Feride Çakmak) hiç okula gitmemiş zaten. İkinci kız kardeşimiz (Fikriye) bizden küçüktü. O çevrenin koşullarında okuyan kız çocuklarına farklı bakılıyor, biz de kendimizi o kültürün bir parçası olarak görüyorduk. Biz erkek çocuklar, “ilkokulu bitirdikten sonra okumasına gerek yok” diye itiraz ettik. Bu hayatımın en büyük <a href="http://www.habercem.com/etiket.asp?tag=pişmanlık"><span style="color: blue;">pişmanlık</span></a>larından birisidir. Keşke okuyabilseydi, farklı yerlere gelebilseydi. O yapıyı sonra kırdık tabii. Benim, diğer kardeşlerimin kız çocuklarının hepsi okudu. Benim kızlarım Aslı ve Zeynep üniversiteyi bitirdi. O çevreden çıkınca hayatı, gerçeği daha farklı görüyorsunuz. Kültürün bir parçası olarak kız çocuklarına miras da verilmezdi. Rahmetli babam hayattayken Tunceli’deki iki dükkanı sattı, kardeşlere dağıttı. Gayrimenkul da kaldı babamdan. Biz kardeşler oturduk, kız kardeşlerimize de verelim diye karar verdik, böyle bir adalet sağladık.</p>
<p><strong>BABAM</p>
<p>Rakı içme adabını o öğretti</strong></p>
<p>Belli bir yaşa geldikten sonra rahmetli babam bize içki içmenin adabını öğretti. İlk rakıyı babamla içtik. İşte rakıyı böyle doldurursunuz, suyu böyle koyarsınız, içkiyi böyle içersiniz diye. Daha sonraki yıllarda sosyal içici dediğimiz, yani bir yerde bir işte toplantı olur, bir kokteyl olur bir kadeh alırsınız öyle içtim.</p>
<p><strong>27 MAYIS</p>
<p>Menderes’in idamına üzüldük</strong></p>
<p>Evimizde bir radyo vardı, Bingöl’ün Genç ilçesindeydik. 27 Mayıs’ı hatırlıyorum. Akşamları canlı olarak verilirdi duruşmalar. Hep “Sanıklar getirildi yerlerine oturdular” gibi klasik bir cümleyle başlardı. Her akşam tekrarlandığı için bu bölüm belleğimde kaldı. İdamlar olduğunda küçük bir kasabadaydık, çoğu kişi ertesi gün idamın olduğunun farkında bile değildi. Çoğu evde radyo yoktu. İdamdan herkes üzüntü duydu. Ailemiz CHP’liydi, amcam bir dönem CHP Tunceli İl Başkanlığı yapmış eskiden ama onlar da üzüldü. </span></td>
</tr>
<tr>
<td align="left" valign="top">
<strong>Haber:</strong> <span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Hürriyet </span></td>
</tr>
<tr>
<td align="left" valign="top"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1818/kemal-kilicdaroglunun-agzindan-yasam-oykusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1815/kemal-kilicdaroglu-ve-cumhuriyet-halk-partisi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kemal-kilicdaroglu-ve-cumhuriyet-halk-partisi</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1815/kemal-kilicdaroglu-ve-cumhuriyet-halk-partisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 19:57:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Cemal BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal KILIÇDAROĞLU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1815</guid>
		<description><![CDATA[CHP&#8217;nin iktidara yürüyüşü  CEMAL BEŞKARDEŞ &#8211; SARIYER MANŞET GAZETESİ   Bundan çok değil bir ay önce, CHP&#8217;nin 33&#8242;üncü Olağan Kurultayı&#8217;nın &#8220;Olağanüstü&#8221;leşeceğini, hatta &#8220;Olağandışı&#8221; laşacağını kim düşünebilirdi? Tabii ‘siyaset mühendisleri’ dışında&#8230;81 ilin CHP Örgütü’nün tümüyle katılacağı, yıllardır Baykal’ın en yakınındaki Genel Sekreter Önder Sav’ın CHP’nin önünü açacak değişimde anahtar rol oynayarak tüm Örgütü birleştiren kilit isim olacağı, kadınların ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>CHP&#8217;nin iktidara yürüyüşü</h1>
<p><strong> CEMAL BEŞKARDEŞ &#8211; SARIYER MANŞET GAZETESİ  </p>
<p>Bundan çok değil bir ay önce, CHP&#8217;nin 33&#8242;üncü Olağan Kurultayı&#8217;nın &#8220;Olağanüstü&#8221;leşeceğini, hatta &#8220;Olağandışı&#8221; laşacağını kim düşünebilirdi? Tabii ‘siyaset mühendisleri’ dışında&#8230;81 ilin CHP Örgütü’nün tümüyle katılacağı, yıllardır Baykal’ın en yakınındaki Genel Sekreter Önder Sav’ın CHP’nin önünü açacak değişimde anahtar rol oynayarak tüm Örgütü birleştiren kilit isim olacağı, kadınların ve gençlerin son çeyrek yüzyılda görülmemiş bir coşku ve ilgiyle salonu dolduracakları, onbinlerin dışarıda kalarak salondaki binlerle uyumlu bir iletişim kuracağı, soldaki tüm unsurların, küskünlerin, ayrılanların, Rahşan Ecevit’in, Kamer Genç’in, DİSK Başkanı Süleyman Genç’in tam destek verecekleri tahmin edilebilir miydi?</p>
<p></strong>Kurultay Divanı&#8217;ndan Kılıçdaroğlu’nun 1246 delegenin imzasıyla Genel Başkan Adayı olduğu açıklandı.  Ardından Kılıçdaroğlu konuşmasını yapmak üzere kürsüye gitti. CHP ve Türk Siyaset Tarihi’ne <strong>yaşamsal önemde bir belge </strong>olarak geçen uzun ve vurgulu konuşmasını yaptı. (Konuşma metnini SARIYER MANŞET Sitesi’nde okuyabilirsiniz.)</p>
<p>Tek aday olarak girdiği Kurultay’da Kılıçdaroğlu, Kurultay konuşmasından çok bir seçim konuşması yaptı. Kılıçdaroğlu seçim meydanında konuşurcasına partililere ve halka vaatlerde bulundu. Kılıçdaroğlu emekliden işçiye, esnaftan sanayiciye, toplumun tüm diğer kesimlerine kadar pek çok kesime önemli mesajlar verdi.</p>
<p>Bütünleşme çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu’nun eleştiri oklarının hedefinde AKP vardı. Kılıçdaroğlu Başbakan için sık sık &#8220;Recep Bey&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Divan Başkanlığı’na imza veren 1246 delegeden 1189 geçerli oy alan Kılıçdaroğlu CHP’nin 7. Genel Başkanı seçildi.<br />
<strong><br />
12 Eylül sonrasında SODEP/SHP/CHP Ecevit’i partisine almamış olmasına rağmen DSP’yi kuran Bülent ECEVİT, DSP’yi iktidara taşımasını bilmiş ve sağlık sorunlarına karşın Başbakanlık yapmıştı. Ama ne var ki Deniz BAYKAL, CHP’ye üç defa genel başkan seçilmiş ve 11 yıl Genel Başkan olmasına karşın Partisini iktidara taşıyamamış ve Başbakan olamamıştı.</p>
<p></strong>Baykal’ın bu başarısızlığının elbette bir bedeli olacaktı… Ancak ne olursa olsun bir komploya kurban giderek genel başkanlıktan ayrılmak zorunda kalması gerçekten üzücü olmuştur.</p>
<p>İsterseniz biraz Kurultay öncesindeki günlere geri dönüp bakalım. Aslında 15 gün öncesine kadar, bu Kurultay Deniz Baykal için tasarlanmış bir kurultaydı. Adı üstünde; &#8220;CHP 33&#8242;üncü Olağan Kurultayı&#8221;ydı. &#8220;Olağanüstü Kurultay&#8221;a dönüşeceğini, çok değil, sadece iki hafta önce kim aklının ucundan geçirebilirdi? <strong><br />
Bu Kurultay o kadar Baykal için ve Baykal&#8217;a göre tasarlanmıştı ki, Parti Meclisi&#8217;nin hazırladığı &#8220;Çalışma Raporu&#8221;nda, Deniz Bey&#8217;in liderliğinin tartışmaya bile açılamayacağı ilan ediliyordu.</p>
<p></strong>Yaklaşık 400 sayfalık rapor üç genel başkanın fotoğrafıyla başlıyordu: Mustafa Kemal Atatürk (Kurucu Genel Başkan), İsmet İnönü (İkinci Genel Başkan) ve Deniz Baykal. Ya zincirin İnönü ile Baykal arasındaki halkaları? Bülent Ecevit, Hikmet Çetin, Altan Öymen? Yok!</p>
<p><strong>Parti Meclisi&#8217;nin 33&#8242;üncü Olağan Kurultay için hazırladığı çalışma raporunu Baykal&#8217;ın tam 70 adet fotoğrafı süslüyordu. </strong>Kurultay&#8217;ın Baykal için ve Baykal&#8217;a göre tasarlandığını bundan daha güzel, daha somut gösteren bir örnek olabilir miydi?</p>
<p><strong>Ancak, Parti Meclisi Çalışma Raporu Kurultay salonunda dağıtılmadı.</p>
<p></strong>Kurultay’a getirilmeyen o rapor hazırlanırken Baykal’ın CHP gemisi çarşaf gibi bir denizde Kurultaya doğru yol alıyordu.</p>
<p>Ama ansızın bir kasırga koptu ve dümenin başındaki kaptan teknenin dışına savruluverdi&#8230;</p>
<p><strong>Bundan çok değil iki hafta önce, CHP&#8217;nin 33&#8242;üncü Olağan Kurultayı&#8217;nın &#8220;Olağanüstü&#8221;leşeceğini, hatta &#8220;Olağandışı&#8221; laşacağını ‘siyaset mühendisleri’ dışında kim hayal edebilirdi ki?&#8230;</p>
<p></strong>Kurultayda önceki Genel Başkan Deniz Baykal’ın adının geçtiği her konuşmada salondan yoğun alkış gelmesi dikkati çekti. CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol tüm il başkanlarının ortak önerisiyle Divan Başkanı seçilirken, hukukçu kimliği ve titizliğiyle kurultaya damgasını vurdu. Toplam 1249 delegeden 1200’ünün Kılıçdaroğlu’nu aday göstermesine karşın, Anadol tüzük gereğince bu imzaların divan huzurunda atılması gerektiğini belirterek, yeniden imza toplanmasını sağladı. Bunun üzerine yeniden toplanan imzaların sayısı 1246‘ya ulaştı. Bu sonuç kurultay delegesi olan Baykal yanlısı MYK üyelerinin de imza verdiğini gösterdi.</p>
<p>Divan&#8217;dan Kılıçdaroğlu 1246 delegenin imzasıyla Genel Başkan Adayı olduğu açıklandı. Açıklamanın ardından Kılıçdaroğlu konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı ve o tarihi konuşmasını yaptı.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının kısa olması bekleniyordu. Ancak metne bağlı kalmadan ve  prompter kullanmadan notlarına bakarak yaptığı konuşması sırasında Kılıçdaroğlu tam 72 dakika kürsüde kaldı.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, salonda protokolde kendisine ayrılan bölüm yerine delegelerin arasında yer aldı. Kılıçdaroğlu’nun yanından Önder Sav, Gürsel Tekin, Hakkı Süha Okay gibi isimler ise hiç ayrılmadı.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun parlak bürokrasi deneyiminde sırasıyla Maliye Hesap Uzmanlığı, Gelirler Genel Müdür Yardımcılığı, BağKur ile Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevleri vardı. Özel uzmanlıkları ise sosyal güvenlik kurumları, işsizlik sigortası ve kayıtdışı ekonomiyle mücadele gibi alanları kapsıyor. Bu birikim ve deneyimlerini konuşmasına yansıttı.</p>
<p>CHP Genel Başkan Adaylığı yurtta büyük bir heyecan uyandıran Kemal Kılıçdaroğlu, Kurultay Salonu`nda 72 dakikalık bir konuşma yaptı. Sık sık Başbakan’a “Recep Bey” diyerek AKP Hükümeti`ne yüklenen Kılıçdaroğlu, konuşmasında partisinin iktidara gelmesi halinde gerçekleştireceği ekonomiye ilişkin projelerini ve vaatlerini de sıraladı. Kılıçdaroğlu Kurultay kürsüsünde adeta bir <strong>iktidar ve seçim kampanyası konuşması </strong>yaptı. <strong>Bu konuşmasında CHP’de ve Türkiye’de başlatılacak dönüşüm ve değişimin ana hatlarını açıkladı.</p>
<p></strong>Deniz Baykal’ın 18 yıllık genel başkanlığı döneminde <strong>CHP bir Radikal Cumhuriyetçi Parti</strong>’ye dönüşmüştü. Parti bu dönemde, Ülkede yükselen siyasal İslamcı siyasete tepki olarak, ana eksenini Cumhuriyet’in kazanımlarını ve kurumlarını korumak ve savunmak üzerine kurmuştu. Bunların başında laiklik geliyordu. Parti’nin ‘halkçı’ ve ‘solcu’ yakın geçmişine ilişkin temalar ya tamamen silinmiş ya da çok derinlere itilmişti.</p>
<p>Bu vurgu partinin ulaşabildiği kitleleri daralttı. <strong>Partililerin ve CHP sempatizanlarının Örgüt ile bağları zayıfladı.</strong> <strong>Halka</strong> <strong>erişim</strong>, daha çok Batı’da ve sahillerde yaşayan yüzde 20 dolayında bir nüfusla sınırlı kaldı.</p>
<p>Kurultay’da yaşananları ve Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını bir ölçü sayarsak, bundan böyle vurgu ‘<strong>halk</strong>’a kayacaktır. Bu arada Kılıçdaroğlu’nun vurguladığı <strong>örgüt </strong>(parti) <strong>içi demokrasi </strong>sağlanabilirse CHP yeni bir canlılık kazanacak, AKP İktidarının karşısına güçlü bir Ana Muhalefet Partisi ve <strong>iktidar seçeneği </strong>olarak çıkacaktır.</p>
<p>CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların temsilcisi olarak laiklik ve Cumhuriyet’in kazanımları üzerinde titizlenmesi elbette doğrudur ve buna devam etmelidir. Türkiye’yi bu coğrafyada farklı ve özgün kılanlar bu özellikleridir. İyi kötü bir demokrasimiz varsa, onların üzerine bina edilmiştir.<br />
Baykal döneminde hatalı olan, Partiyi ‘<strong>radikal</strong>’ yapan, bu vurgunun diğer süreçlerden koparılmış, adeta fetişleştirilmiş olmasıydı.</p>
<p>Oysa, Eski Genel Başkan’ın yönetiminde gerilere atılmış olan ‘<strong>Halk</strong>’ ve ‘<strong>Parti</strong>’ vurgusu, insanların yalnızca fikirlerini değil, nasıl yaşadıklarını da siyasi formülün içine sokuyor. Yeni Genel Başkan <strong>sol düşüncenin</strong> yapması gerekeni, yani <strong>ideoloji ile somut yaşam koşulları ve yaşanan arasındaki bağlantıyı yeniden kurmaya hazırlanıyor</strong>.</p>
<p>Kılıçdaroğlu önce tohumu toprağa sokuyor ve ardından sulamaya başlıyor ki filizler çıksın.</p>
<p>Böyle bir vurgu kayması, hayatın nasıl değiştirileceğine dair somut politikalar üretilmesi demektir. Kılıçdaroğlu AKP İktidarını eleştiri aşamasında çok başarılıydı. Türkiye’nin gerçek bir bilgi toplumuna dönüştürülmesinden, tarım ve hayvancılığın ihya edilmesine kadar bu iktidarın başarısız olduğu ama somut hayatı değiştirerek yeni düşünceler filizlenmesini sağlayacak o kadar çok alan var ki&#8230; </p>
<p>Radikal Cumhuriyetçi Parti kimliği ile CHP elitlerin bir fikir kulübüne dönüşmekte idi. Halk’a dönüp ‘parti’leşirse iktidara talip olacaktır. Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na geçiş bir nöbet değişimden ibaret değildir. <strong>CHP ilkelerine dönecektir. Cumhuriyetçilik ve Laikliğin yanına olmazsa olmazları olan Halkçılığı, Devrimciliği, ayrıca elbette gerçek Milliyetçilik ve Devletçiliği de katacaktır. (Bakınız:CHP TABAN HAREKETİ Sitesi </strong><a href="http://www.chptabanhareketi.org/"><strong>www.chptabanhareketi.org</strong></a><strong>)</p>
<p></strong><strong>‘Gandi Kemal’in liderliğindeki CHP, sosyal demokrat kimliğiyle, ilkelerine sımsıkı sarılarak, Örgütüyle kaynaşmış bir kitle partisi olarak iktidar yürüyüşüne başlamıştır. Vatanımıza, ulusumuza hayırlı ve uğurlu olsun!</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1815/kemal-kilicdaroglu-ve-cumhuriyet-halk-partisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çömelme Açılımı-Yılmaz ÖZDİL</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1801/comelme-acilimi-yilmaz-ozdil.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=comelme-acilimi-yilmaz-ozdil</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1801/comelme-acilimi-yilmaz-ozdil.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 09:35:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz ÖZDİL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1801</guid>
		<description><![CDATA[Çok savaş gördü bu millet&#8230; Çömelen devleti ilk kez görüyor. *        *       * Her yer jammer dolu. Sinyal kesiyorlar. Ki, mayın filan patlamasın. Havada üç tane Kobra var. Tam teçhizatlı, tur atıyorlar. Arada ısı bombası fırlatıyorlar. Ki, roket gelirse hedefi şaşırsın. Yüzlerce bordo bereli etrafta&#8230; Araziye yayılmışlar, eller tetikte. Kum çuvallarıyla çevrili siper&#8230; Ardında, çömelmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çok savaş gördü bu millet&#8230;</strong></p>
<p>Çömelen devleti ilk kez görüyor.</p>
<p>*        *       *</p>
<p>Her yer jammer dolu.<br />
Sinyal kesiyorlar.<br />
Ki, mayın filan patlamasın.<br />
Havada üç tane Kobra var.<br />
Tam teçhizatlı, tur atıyorlar.<br />
Arada ısı bombası fırlatıyorlar.<br />
Ki, roket gelirse hedefi şaşırsın.<br />
Yüzlerce bordo bereli etrafta&#8230;<br />
Araziye yayılmışlar, eller tetikte.<br />
Kum çuvallarıyla çevrili siper&#8230;<br />
Ardında, çömelmiş Başbakan.<br />
Ve, Genelkurmay Başkanı.<br />
Ki, mıhlamasınlar.</p>
<p>*        *       *</p>
<p>Moral vermek için yapılan ziyaretin, moral bozucu fotoğrafıdır bu.</p>
<p>*        *       *</p>
<p>Kimseyi rencide etmek maksadıyla yazmıyorum; ben de olsam, ben de çömelirim&#8230; Çünkü, elimizi kolumuzu sallaya sallaya girdiğimiz Irak topraklarına, kendi topraklarımızdaki kum çuvallarının ardından çömelerek bakabiliyoruz bugün anca.</p>
<p>*        *       *</p>
<p>Ankara’da yıllardır yan gelip yatarken, dizlerinin üstüne çökmüş örgütün, yeniden ayağa kalkmasına göz yummanın neticesidir bu&#8230; Kahramanlarımıza vatan haini muamelesi yapıp, içeri tıkarken, <strong>“güzel şeyler oluyor”</strong> deyip, teröriste havai fişek fırlatmanın, şımartmanın neticesidir. Şeref madalyalı subaylarımız kendi kafasına sıkarken, utanmadan sırıtmanın&#8230; <strong>“Camilerimizi bombalayacaklar, bize suikast yapacaklar”</strong> iftirasıyla cahil cüheladan oy toplayıp, elinde roketle gezenleri gizli gizli affetmeye çalışmanın bedelidir. Adamlar harıl harıl memleketin yollarına mayın döşerken, şarkıcılarla türkücülerle şov yapmanın, 4-4-2’yle mi yoksa 3-5-2’yle mi hallederiz bu meseleyi diye, futbolcularla top sektirmenin bedelidir.</p>
<p>*        *       *</p>
<p>Bir taraftan <strong>“kardeşim”</strong> diye bağrına basacaksın Barzani’yi&#8230; Öbür taraftan <strong>“taşeron bunlar”</strong> deyip, kum çuvallarının ardından çömelerek bakacaksın Barzani’nin topraklarına.</p>
<p>*        *       *<br />
    <br />
Nasıl gezebiliriz ki ayakta?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1801/comelme-acilimi-yilmaz-ozdil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

