<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gml="http://www.opengis.net/gml"
>

<channel>
	<title>Bir Psikiyatristin Günlüğü &#187; Gezi</title>
	<atom:link href="http://fuat.beskardes.com/kategori/gezi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fuat.beskardes.com</link>
	<description>Psych-Istanbul, Cinema-Philia, Tiyatroseverler ve Hayata Dair Ayrıntılar...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 19:15:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Türkiye ve Turizm</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/gezi/2317/turkiye-ve-turizm.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=turkiye-ve-turizm</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/gezi/2317/turkiye-ve-turizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 22:06:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=2317</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;ye gelen turistlerin çoğu bu ülkelerden Türkiye&#8217;yi 2011 yılının 11 ayında ziyaret eden yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.2 artışla 30 milyon 261 bin 347 kişiye ulaştı. 2011 yılı Kasım Ayında Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen ülke Almanya olurken, Gürcistan, Suriye, İngiltere, ABD, Fransa, Rusya Federasyonu ve İtalya ülkeye  en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Türkiye&#8217;ye gelen turistlerin çoğu bu ülkelerden</h1>
<p><strong>Türkiye&#8217;yi 2011 yılının 11 ayında ziyaret eden yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.2 artışla 30 milyon 261 bin 347 kişiye ulaştı. 2011 yılı Kasım Ayında Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen ülke Almanya olurken, Gürcistan, Suriye, İngiltere, ABD, Fransa, Rusya Federasyonu ve İtalya ülkeye  en çok ziyaretçi gönderen diğer ülkeler arasında yer aldı.</strong></p>
<p><a href="?yer=yazar&amp;aranan=ANKA">ANKA</a></p>
<div>
<p>Türkiye&#8217;yi 2011 yılının 11 ayında ziyaret eden  yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.2 artışla 30  milyon 261 bin 347 kişiye ulaştı. Ocak-Kasım döneminde Türkiye&#8217;ye en çok  ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 15.44 pay ile birinci,  Rusya yüzde 11.3 ile ikinci, İngiltere yüzde 8.42 ile üçüncü sırada yer aldı.  Kasım ayında Türkiye&#8217;yi ziyaret eden yabancı sayısı ise yüzde 7.1 artışla 1  milyon 596 bin 295 kişi düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın  Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;nden elde ettiği 2011 yılı Kasım ayı Geçici Giriş-Çıkış  Yapan Yabancı ve Vatandaşlar verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye&#8217;yi ziyaret  eden yabancı sayısı 2011 yılının 11 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde  10.18 artışla 30 milyon 261 bin 347&#8242;ye yükseldi. Bu ziyaretçilerin 2 milyon 95  bin 391&#8242;inin günübirlikçi olduğu belirlendi. 2011 yılının Ocak-Kasım döneminde  Türkiye&#8217;ye gelen yabancı ziyaretçilerin yüzde 34.19&#8242;unu oluşturan 10 milyon 347  bin 283 kişinin Antalya&#8217;dan, yüzde 24.81&#8242;ini oluşturan 7 milyon 507 bin 799  kişinin İstanbul&#8217;dan giriş yaptığı belirlendi. En çok girişin yapıldığı diğer  sınır kapıları şöyle oldu: &#8220;Yüzde 10.15 pay ile Muğla, yüzde 8.35 ile  Edirne, yüzde 4.44 ile İzmir.&#8221;<br />
-KASIM&#8217;DA ZİYARETÇİ SAYISI YÜZDE 7.1  ARTTI-<br />
2011 yılı Kasım ayında Türkiye&#8217;yi ziyaret eden yabancı sayısı  geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7.06 artışla 1 milyon 596 bin 295&#8242;e ulaştı.  Kasım ayında Türkiye&#8217;ye gelen yabancı ziyaretçinin 154 bin 973&#8242;ünü  günübirlikçiler oluşturdu. Günibirlikçilerin, toplam yabancı ziyaretçiler  içindeki oranı yüzde 9.71 oldu. 2011 yılının Kasım ayında Türkiye&#8217;ye gelen  yabancı ziyaretçilerin yüzde 37.34&#8242;ü İstanbul&#8217;dan, yüzde 18.56&#8242;sı Antalya&#8217;dan,  yüzde 11.53&#8242;ü Edirne&#8217;den, yüzde 6.11&#8242;i Artvin&#8217;den ve yüzde 4.38&#8242;i İzmir&#8217;den  giriş yaptı.<br />
<strong>Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler</strong></p>
<p>2011 yılı Kasım Ayında Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler  sıralamasında Almanya yüzde 17 oranıyla başı çekti. Almanya&#8217;dan Türkiye&#8217;yi  ziyarete 271 bin 367 kişi geldi. Bunu yüzde 8.34 oranıyla ve 133 bin 60 kişi ile  Bulgaristan, yüzde 7.45 oranıyla, 118 bin 941 kişiyle İran izledi. Kasım ayında  Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen diğer ülkeler ise şöyle: <strong>&#8220;Gürcistan,  Suriye, İngiltere, ABD, Fransa, Rusya Federasyonu ve İtalya.&#8221; 2011 yılı  Ocak-Kasım döneminde ise Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler  sıralamasında Almanya yüzde 15.44 oranıyla ilk sırada yer aldı. Almanya&#8217;dan  Türkiye&#8217;ye gelen ziyaretçi sayısı 11 ayda 4 milyon 671 bin 431 kişi düzeyinde  gerçekleşti. Bunu yüzde 11.3 oranıyla, 3 milyon 420 bin 468 ziyaretçiyle Rusya  Federasyonu, yüzde 8.42 oranıyla, 2 milyon 549 bin 79 kişiyle İngiltere izledi.  Yılın 11 ayında Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen diğer ülkeler şöyle:  &#8220;İran, Bulgaristan, Hollanda, Fransa, Gürcistan, Suriye ve  ABD.&#8221;</strong></p>
<p>/** Türkiye&#8217;ye gelen yabancı ziyaretçilerin yıllara ve aylara göre  dağılımı Değişim Aylar Yıllar Oranları (yüzde) 2009 2010 2011 2010/  2011/ 2009 2010 Ocak 751.817 809.974 975.723 7,74 20,46 Şubat 898.927  953.848 1.079.505 6,11 13,17 Mart 1.207.729 1.414.616 1.617.782 17,13 14,36  Nisan 1.750.281 1.744.628 2.290.722 -0,32 31,30 Mayıs 2.718.788 3.147.492  3.283.125 15,80 4,28 Haziran 3.263.089 3.500.024 3.780.637 7,26  8,02 Temmuz 4.343.025 4.358.275 4.597.475 0,35 5,49 Ağustos 3.760.372  3.719.180 4.076.783 -1,10 9,62 Eylül 3.136.010 3.486.319 3.923.546 11,17  12,54 Ekim 2.617.193 2.840.095 3.039.754 8,52 7,03 Kasım 1.403.740  1.491.005 1.596.295 6,22 7,06 Aralık 1.226.143 1.165.903 -4,91 Toplam  27.077.114 28.632.204 5,74 11 aylık Toplam 25.850.971 27.466.301  30.261.347 6,25 10,18 **/</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/gezi/2317/turkiye-ve-turizm.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en iyi ikinci kültür kenti Istanbul</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/gezi/2244/dunyanin-en-iyi-ikinci-kultur-kenti-istanbul.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=dunyanin-en-iyi-ikinci-kultur-kenti-istanbul</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/gezi/2244/dunyanin-en-iyi-ikinci-kultur-kenti-istanbul.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 20:30:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=2244</guid>
		<description><![CDATA[The Telegraph gazetesinin, &#8220;Dünyanın en iyi 50 kültür destinasyonu&#8221; listesinde İstanbul, New York, Venedik ve Paris gibi başlıca kültür merkezlerini geçerek Roma&#8217;nın ardından ikinci oldu. The Telegraph, dünyanın en iyi 50 destinasyonu arasında ikinci sırada gösterdiği İstanbul için, &#8220;Ziyaretçileri çeken, batıyla doğunun esas birleşme noktası olması, büyük Osmanlı eserleri&#8221; ifadelerine yer verdi. Haberde, &#8220;Bir numaralı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>The Telegraph gazetesinin, &#8220;Dünyanın en iyi 50 kültür destinasyonu&#8221; listesinde İstanbul, New York, Venedik ve Paris gibi başlıca kültür merkezlerini geçerek Roma&#8217;nın ardından ikinci oldu.</strong></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=40785" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p>The Telegraph, dünyanın en iyi 50 destinasyonu arasında ikinci sırada gösterdiği İstanbul için, <strong>&#8220;Ziyaretçileri çeken, batıyla doğunun esas birleşme noktası olması, büyük Osmanlı eserleri&#8221;</strong> ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Haberde,<strong> &#8220;Bir numaralı kültür destinasyonu&#8221;</strong> oylamasına 14 binden fazla kişinin katıldığı belirtilerek, birinci sırada Roma, üçüncü New York, dördüncü Venedik ve beşinci Paris gösterildi.</p>
<p>Ayrıca, Çin&#8217;in Xi&#8217;an kentinin altıncı olduğu listede sırasıyla, Küba&#8217;nın başkenti Havana, İspanya&#8217;nın Endülüs bölgesinden Sevile, İtalya&#8217;nın Toskana vadisi ile Peru&#8217;nun Cusco kenti ve yakınlarındaki dünyanın yeni yedi harikasından biri olan Machu Picchu&#8217;ya yer verildi.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/gezi/2244/dunyanin-en-iyi-ikinci-kultur-kenti-istanbul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abant ve 4 Mevsim</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/gezi/2233/abant-ve-4-mevsim.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=abant-ve-4-mevsim</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/gezi/2233/abant-ve-4-mevsim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jun 2011 21:34:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=2233</guid>
		<description><![CDATA[Abant her mevsim güzel Bolu&#8217;ya yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Abant Tabiat Parkı ve gölü, her mevsim ayrı güzel. Bolu - Kentlerin kalabalığından ve gürültüsünden kaçarak dinlenmek isteyen doğa severlerin uğrak mekanlarından olan Abant Gölü&#8217;nün etrafını çevreleyen ormanlar, görenleri adeta büyülüyor. Kış aylarında tatilcilerin şambrellerle kayak yaptığı, faytonla donan göl kenarında dolaştığı Abant, uzun kış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Abant her mevsim güzel</h1>
<p><strong>Bolu&#8217;ya yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Abant Tabiat Parkı ve gölü, her mevsim ayrı güzel.</strong></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=54188" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p><span><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?yer=kent&amp;aranan=Bolu%20">Bolu </a></span>- Kentlerin kalabalığından ve gürültüsünden kaçarak dinlenmek isteyen doğa severlerin uğrak mekanlarından olan Abant Gölü&#8217;nün etrafını çevreleyen ormanlar, görenleri adeta büyülüyor.<br />
Kış aylarında tatilcilerin şambrellerle kayak yaptığı, faytonla donan göl kenarında dolaştığı Abant, uzun kış mevsiminin ardından bol yağmurlu geçen ilkbaharla canlanarak rengarenk bir görüntüye kavuştu.</p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=galeri&amp;kid=946&amp;sn=1#sd" target="_blank"><strong>ABANT HER MEVSİM GÜZEL-FOTO GALERİ</strong></a></p>
<p>Baharla birlikte bir başka güzelliğe bürünen Abant&#8217;a gelen vatandaşlar, göl kenarında ve ormanlık alanlarda doğa yürüyüşleri yapıp, faytonlarla gezintiye çıkarak, doğayla iç içe zaman geçirmenin keyfini çıkarıyorlar.</p>
<p>Özellikle haftasonları büyük yoğunluğun yaşandığı Abant ve çevresindeki alanlar, hafta içi ise tenhalaşıyor. Şehrin stresini atmak isteyen tatilciler, daha çok bu vakitleri tercih ediyor.<br />
Tatilcileri gölün kenarında faytonla gezinti keyfi yaşatan atlar ise hafta içi yoğunluğun azalmasıyla, yeşil çayırların keyfini çıkartıyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/gezi/2233/abant-ve-4-mevsim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ülkemizi 4 ayda 6 milyon yabancı ziyaret etti</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/gezi/2225/ulkemizi-4-ayda-6-milyon-yabanci-ziyaret-etti.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ulkemizi-4-ayda-6-milyon-yabanci-ziyaret-etti</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/gezi/2225/ulkemizi-4-ayda-6-milyon-yabanci-ziyaret-etti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 May 2011 19:28:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=2225</guid>
		<description><![CDATA[  Türkiye&#8217;yi ziyaret eden yabancı sayısı 2011 yılının Ocak-Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21.14 oranında artışla 5 milyon 963 bin 732&#8242;ye ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;nden elde ettiği 2011 yılı Nisan ayı Geçici Giriş-Çıkış Yapan Yabancı ve Vatandaşlar verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye&#8217;yi ziyaret eden yabancı sayısı 2011 yılının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><strong>Türkiye&#8217;yi ziyaret eden yabancı sayısı 2011 yılının Ocak-Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21.14 oranında artışla 5 milyon 963 bin 732&#8242;ye ulaştı.</strong></p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;nden elde ettiği 2011 yılı Nisan ayı Geçici Giriş-Çıkış Yapan Yabancı ve Vatandaşlar verilerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, Türkiye&#8217;yi ziyaret eden yabancı sayısı 2011 yılının ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21.14 artışla 4 milyon 923 bin 66&#8242;dan 5 milyon 963 bin 732&#8242;ye yükseldi.</p>
<p>2011 yılının Ocak-Nisan döneminde Türkiye&#8217;ye gelen yabancı ziyaretçilerin yüzde 34.52&#8242;si İstanbul&#8217;dan, yüzde 13.58&#8242;ü Antalya&#8217;dan, yüzde 10.84&#8242;ü Edirne&#8217;den, yüzde 4.94&#8242;ü Ağrı&#8217;dan ve yüzde 4.91&#8242;i Artvin&#8217;den giriş yaptı.<br />
 </p>
<p><strong>Nisan&#8217;da ziyaretçi sayısı yüzde 31.3 arttı </strong></p>
<p>2011 yılı Nisan ayında Türkiye&#8217;yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31.3 artışla 2 milyon 290 bin 722&#8242;ye ulaştı. Nisan ayında Türkiye&#8217;ye gelen yabancı ziyaretçinin 122 bin 115&#8242;ini günübirlikçiler oluşturdu. 2011 yılının Nisan ayında Türkiye&#8217;ye gelen yabancı ziyaretçilerin yüzde 32.10&#8242;u Antalya&#8217;dan, yüzde 30.34&#8242;ü İstanbul&#8217;dan, yüzde 9.39&#8242;u Edirne&#8217;den, yüzde 5.62&#8242;si Muğla&#8217;dan ve yüzde 4.5&#8242;i İzmir&#8217;den giriş yaptı.<br />
 </p>
<p><strong>Nisan&#8217;da Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi Almanya gönderdi </strong></p>
<p>2011 yılının ilk dört ayında Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 15.59 pay ile birinci, İran yüzde 10.15 ile ikinci, Bulgaristan yüzde 6.74 ile üçüncü sırada yer aldı. Bulgaristan&#8217;ı Rusya Federasyonu, Gürcistan, Suriye, Fransa, İngiltere, Hollanda ve Yunanistan takip etti.</p>
<p>İngiltere&#8217;yi, Fransa, İran, Bulgaristan, Hollanda, Gürcistan, Suriye, Yunanistan izledi.<br />
2011 yılı Nisan ayında Türkiye&#8217;ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Almanya yüzde 17.15 pay ile birinci, Rusya yüzde 7.48 ile ikinci, İngiltere yüzde 6.81 ile üçüncü sırada yer aldı.İngiltere&#8217;yi, Fransa, İran, Bulgaristan, Hollanda, Gürcistan, Suriye, Yunanistan izledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/gezi/2225/ulkemizi-4-ayda-6-milyon-yabanci-ziyaret-etti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Greenpeace&#8217;den Tonbalığı Protestosu</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/gezi/cevre-ekoloji/2102/greenpeaceden-tonbaligi-protestosu.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=greenpeaceden-tonbaligi-protestosu</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/gezi/cevre-ekoloji/2102/greenpeaceden-tonbaligi-protestosu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 18:45:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dr.MOS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre-Ekoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=2102</guid>
		<description><![CDATA[Atlas Okyanusu&#8217;nda ton balığına uygulanan kotalarla ilgili 48 ülkenin katılımıyla düzenlenen uluslararası toplantı, Greenpeace örgütünün protestosuna hedef oldu. Paris&#8217;teki toplantının düzenlendiği otele dev bir pankart asan örgütün militanları, bazı ülkelerin, kırmızı etli ton türüne uygulanan kotaların yukarı çekilmesi önerisine karşı çıktı. Pankart, çevreci örgütün üyelerinin karşı koyma girişimine rağmen, güvenlik güçleri tarafından indirildi. Greenpeace Fransa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Atlas Okyanusu&#8217;nda ton balığına uygulanan kotalarla ilgili 48 ülkenin katılımıyla düzenlenen uluslararası toplantı, Greenpeace örgütünün protestosuna hedef oldu.</strong></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=41825" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p>Paris&#8217;teki toplantının düzenlendiği otele dev bir pankart asan örgütün militanları, bazı ülkelerin, kırmızı etli ton türüne uygulanan kotaların yukarı çekilmesi önerisine karşı çıktı.<br />
Pankart, çevreci örgütün üyelerinin karşı koyma girişimine rağmen, güvenlik güçleri tarafından indirildi.</p>
<p>Greenpeace Fransa sorumlusu Francois Cartier, basına yaptığı açıklamada, AB Komisyonu&#8217;nun kotanın altı bin tonda kalmasını 10 gün önce önerdiğini hatırlatarak, bazı ülkelerinin bunun düşürülmesinde ısrarcı olmasını eleştirdi.</p>
<p>Denizlerdeki kırmızı tonun 1957 yılından bu yana yüzde 75 azaldığın belirten yetkililer, bu balık türünün tamamen yok olmasından endişe ediyor.</p>
<p>Bu balık türünü avlayan balıkçılarsa, kotaların kendilerini ekonomik açıdan zor duruma düşürdüğünü belirtiyor.</p>
<p>Kırmızı ton avı, Akdeniz&#8217;in en fazla gelir getiren balıkçılık türlerinin başında geliyor.<br />
Greenpeace, Akdeniz ülkelerinin balıkçı filoları tarafından yürütülen korsan ton avının, yasal kotaların çok üzerine çıktığı görüşünde.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/gezi/cevre-ekoloji/2102/greenpeaceden-tonbaligi-protestosu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>17 Ağustos Depreminin 11.Yıldönümü!Unutmadık,Unutturmayacağız!</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1997/17-agustos-depreminin-11-yildonumuunutmadikunutturmayacagiz.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=17-agustos-depreminin-11-yildonumuunutmadikunutturmayacagiz</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1997/17-agustos-depreminin-11-yildonumuunutmadikunutturmayacagiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2010 10:42:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Cemal BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre-Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1997</guid>
		<description><![CDATA[Unutulan felaket ve kaybolan hayatlar Büyük Marmara depreminin 11. yıldönümü&#8230; 7.4 büyüklüğündeki depremde resmi verilere göre 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi, 675 bin kişi evsiz kaldı. Depreminin ardından Yalovalılar, haber alamadıkları yakınlarını günlerce, aylarca aradılar.  Büyük Marmara depreminde oturdukları evleri yıkılan, ancak cesetlerine ulaşılmayan, 25 yaşındaki Arzu Aksu ile 32 yaşındaki Cemal Güleç’in aileleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Unutulan felaket ve kaybolan hayatlar</h1>
<p><strong>Büyük Marmara depreminin 11. yıldönümü&#8230; 7.4 büyüklüğündeki depremde resmi verilere göre 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi, 675 bin kişi evsiz kaldı. Depreminin ardından Yalovalılar, haber alamadıkları yakınlarını günlerce, aylarca aradılar</strong>.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"></span><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?yer=yazar&amp;aranan=Faruk%20K%FDrtay"></a></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=41623" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p> Büyük Marmara depreminde oturdukları evleri yıkılan, ancak cesetlerine ulaşılmayan, 25 yaşındaki<strong> Arzu Aksu</strong> ile 32 yaşındaki <strong>Cemal Güleç</strong>’in aileleri 11 yıldır, çalınan her kapı zilinde, çalan her telefona<strong> “Acaba o mu?”</strong> diye bakıyorlar. 17 Ağustos 1999 depreminin ardından Yalovalılar, haber alamadıkları yakınlarını günlerce, aylarca aradılar. Kayıp yakınları aradan geçen 11 yılda umutlarının tükendiğini, yalnızca dua edebilecekleri bir mezar istediklerini belirtiyorlar.</p>
<p>Bu ailelerden birisi de Yalovalı Güleç ailesi. 17 Ağustos 1999 depreminde evi enkaz haline gelen 32 yaşındaki ağabeyi Cemal Güleç’i kaybeden Yalova Belediye Başkanvekili Halit Güleç, depremden sonra, kardeşinin izini bulmak için 28 kent, yüzlerce hastaneyi dolaştı.</p>
<p>Bugüne kadar 100’e yakın ihbarı değerlendiren Güleç, ağabeyinin çiçek bırakacak bir mezarı dahi bulunmamasından yakındı.</p>
<p><strong>‘Kapıyı umutla açıyoruz’</strong></p>
<p>Güleç, “Bizim için çok zor günler. Çalan her telefonda, kapı zilinde hep bir umutla açıyoruz. Sanki her an gelecekmiş gibi bir hisle yaşıyoruz. Canınızdan çok sevdiğiniz bir insanın mezarının olmaması, kelimelerle anlatılmayacak kadar zor” dedi. Güleç, şunları söyledi: <strong>“Yengem sağ olarak kurtuldu. Ağabeyim Cemal’i enkaz başında günlerce aradık. Bütün hastaneleri tek tek dolaştık. Ancak izine rastlamadık. Gittiğimiz her yere bir umut diyerek yola çıktık, ama hep hayal kırıklığına uğradık.”</strong></p>
<p>Yüzlerce ihbarı değerlendirdiklerini, Türkiye’yi karış karış dolaştıklarını belirten Güleç, <strong>“Geçen yıl, İstanbul’da yaşayan bir arkadaşım Maçka Parkı’nda saçı sakalı birbirine karışmış, hafızasını yitirmiş biriyle karşılaşmış. Onu rahmetli ağabeyime benzetmiş. Aynı gece İstanbul’a yola çıktık. Günlerce Maçka Parkı’nda o kişiyi bekledik ve bulduk. Ağabeyimin olmadığını anlayınca geri döndük. Ancak babam çok ısrarcıydı. Aynı kişiyi bulup DNA, kan testi yaptırdık ve kardeşim olmadığına babamı da ikna ettik” </strong>dedi.</p>
<p>Depremin ardından çıkarılan cesetlerin kokmaya başladığı gerekçesiyle Yalova Mezarlığı’na toplu olarak gömüldüğünü, fotoğralarının da çekilmediğini vurgulayan Güleç, <strong>“Ağabeyimin de depremden sonra fotoğrafı çekilmeden toplu mezara gömüldüğünü düşünüyoruz”</strong> diye konuştu.</p>
<p><strong>‘Yüreğimiz ağlıyor’</strong></p>
<p>Tiyatrocu Yusuf Nalbant ise Yalova Sanat Tiyatrosu (YASAT) kurucusu ve oyuncularından Gürcan Demirci, Ayhan Aşlan ve kız kardeşi Arzu Aksu’nun deprem de yaşamlarını yitirdiğini, kızkardeşi Arzu’nun cesedinin ise 11 yıldır bulunamadığını söyledi. Nalbant <strong>“11 yıldan bu yana yüreğimiz ağlıyor, onun çok sevdiği tiyatroyu şimdi onsuz oynuyoruz” </strong>dedi.</p>
<p>Yıllarca kardeşinin cesedini aradığını ifade eden Nalbant, <strong>“Birçok endişemiz var. Bunlardan biri de kardeşimin organ mafyasının kurbanı olabileceği. Yaşanan karışıklıklardan ötürü cesetlerin karıştırıldığını ve başka bir kente götürüldüğünü düşünüyoruz” </strong>diye konuştu.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1997/17-agustos-depreminin-11-yildonumuunutmadikunutturmayacagiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatil Cenneti Muğla&#8217;ya Turist Akını</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/gezi/1986/tatil-cenneti-muglaya-turist-akini.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tatil-cenneti-muglaya-turist-akini</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/gezi/1986/tatil-cenneti-muglaya-turist-akini.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 20:56:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kıvanç GG</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1986</guid>
		<description><![CDATA[Muğla&#8217;ya gelen turist sayısı yüzde 13 oranında artarken, özellikle Arap turistlerin ilgisi dikkat çekti. Muğla Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Muğla&#8217;ya gelen turist sayısının yüzde 13 oranında arttığını belirterek, Arap ülkelerinden gelen turist sayısında da geçen yıla göre yüzde 50&#8242;lik artış yaşandığını bildirdi. Bin 124 kilometre uzunluğundaki kıyı bandının çevrelediği Muğla ve ilçeleri, her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<div>
<p><strong>Muğla&#8217;ya gelen turist sayısı yüzde 13 oranında artarken, özellikle Arap turistlerin ilgisi dikkat çekti.</strong></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=53617" border="0" alt="" align="right" /> Muğla Kültür ve Turizm Müdürü <strong>Kamil Özer</strong>, Muğla&#8217;ya gelen turist sayısının yüzde 13 oranında arttığını belirterek, Arap ülkelerinden gelen turist sayısında da geçen yıla göre yüzde 50&#8242;lik artış yaşandığını bildirdi. Bin 124 kilometre uzunluğundaki kıyı bandının çevrelediği Muğla ve ilçeleri, her yıl 3 milyon yabancı turisti ağırlıyor. 2010 yılının ilk 7 aylık dönemine ait rakamlara göre, Muğla&#8217;ya gelen yabancı turistler arasında İngilizler 916 bin 806 kişiyle ilk sırada yer alıyor. 105 bin 432 kişiyle Hollandalı turistler ikinci, 87 bin 382 kişiyle Almanlar üçüncü, 83 bin 227 kişiyle Rusya Federasyonu&#8217;ndan gelenleri dördüncü, 63 bin 522 kişiyle de Belçikalı turistler beşinci sırada yer alıyor.       </p>
<div>
<p>Muğla Kültür ve Turizm Müdürü Özer, bu yıl Muğla&#8217;ya gelen turist sayısında ciddi bir artış olduğunu belirterek, <strong>&#8221;Temmuz ayı sonu itibariyle Muğla&#8217;ya gelen turist sayısında yıllıkta yüzde 13, aylıkta yüzde 11 gibi bir artışımız var. Ancak bu artışın giderek çoğalacağını tahmin ediyoruz. Bu yıl bölgemize gelen turist sayısının 3 milyonu geçeceğini düşünüyorum. Hedefimiz 3 milyonu geçmek.</strong>&#8221; dedi.<br />
Özer, özellikle Lübnan, Filistin, Suriye ve Ürdün gibi Arap ülkelerinden gelen turist sayısında geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 50&#8242;lik bir artış yaşandığına işaret ederek, <strong>&#8221;Geçen yıl yaklaşık 14 bin olan Arap turist sayısı bu sene yılın ilk 7 ayında 20 bine ulaşmış durumda. Türkiye&#8217;nin komşuları ve Arap ülkeleri ile olan ilişkilerinin çok daha sıcak olması, Türkiye&#8217;nin güvenilir ülke olması, dostane ve sosyal ilişkilerin artması, ticari ilişkilerin artması ve aynı zamanda gümrüklerin kaldırılması Arap turistlerin ülkemizi tercih etmesine neden oldu&#8221;</strong> diye konuştu.<br />
Genel anlamda dış politika ve iç politikada yaşanan gelişmelerin Arap turistlerin Türkiye&#8217;ye gelmesini olumlu yönde etkilediğine işaret eden Özer, şu ifadeleri kullandı:<br />
<strong>&#8221;Ülkemizin terörden uzak müreffeh bir ülke olması, gelen turistlere misafir anlayışıyla sunulan hizmetlerin her biri, turist sayısının artışında çok önemli etkenler. Muğla&#8217;nın turizmden gerekli pastayı alabilmesi için marka şehir haline dönüşmesi ve markalaşmayı sağlaması gerekmekte. Bu yönüyle de Muğla&#8217;mızı &#8216;Moda&#8217; değil &#8216;Marka&#8217; şehir haline dönüştürmemiz lazım. Bu bütünlüğü sağlayabilirsek hem iç hem dış turizm alanında Muğla&#8217;nın çok daha geliştirilebileceğini düşünüyorum.&#8221;</strong>dedi.<br />
Güney Ege Turistik Otelciler Birliği (GETOB) Başkanı <strong>İlhan Açıkgöz</strong> ise turist sayısındaki artışın sevindirici olduğuna işaret ederek,<strong> &#8221;Muğla bölgesine yılda yaklaşık 3 milyon turist geliyor. Bunların içinde farklı milletlerden turistler yer alıyor. Arap turist sayısındaki artışın nedeni bana göre iç ve dış politikada yaşanan olumlu gelişmeler&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/gezi/1986/tatil-cenneti-muglaya-turist-akini.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boğaziçi-İstanbul</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/hayata-dair/1978/bogazici-istanbul.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bogazici-istanbul</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/hayata-dair/1978/bogazici-istanbul.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 08:52:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Cemal BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çevre-Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[M.Cemal BEŞKARDEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1978</guid>
		<description><![CDATA[BOĞAZ SAHİPSİZ BİR YER Mİ?  M.Cemal BEŞKARDEŞ,Sarıyer Manşet Neden Boğaz’daki gemi trafiği ve olası deniz kazaları yüksek risk unsuru taşımaya devam eder? Örneğin, kıyılardaki çeşitli konumlara güvenlik nedeniyle (!) döşenen şamandıralara yakın geçen gemilerin pervanelerine bu şamandıraların zinciri dolanabilir… Anımsıyorum, 2008 yılında böyle bir kaza yaşanmıştı!. Zincir, halat gibi yüzmeyeceğine ve şamandıra zincirle dipteki bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BOĞAZ SAHİPSİZ BİR YER Mİ?</strong></p>
<p><strong> M.Cemal BEŞKARDEŞ,Sarıyer Manşet</strong></p>
<p>Neden Boğaz’daki gemi trafiği ve olası deniz kazaları yüksek risk unsuru taşımaya devam eder?</p>
<p>Örneğin, kıyılardaki çeşitli konumlara güvenlik nedeniyle (!) döşenen şamandıralara yakın geçen gemilerin pervanelerine bu şamandıraların zinciri dolanabilir… Anımsıyorum, 2008 yılında böyle bir kaza yaşanmıştı!.</p>
<p>Zincir, halat gibi yüzmeyeceğine ve şamandıra zincirle dipteki bir tonoza normalde dikey bağlanmış olacağına göre, şamandıraya çarpmadan bu kaza nasıl olur, bunu anlamak da kolay değil. Bizim burada asıl dikkatinizi çekmek istediğimiz konu, şamandıraların İstanbul Boğazı’ndaki son konumları&#8230;Uzun yıllardan beridir denizle iç içe, “Boğaz” kıyısında yaşar, denizde balık avlar ve gezeriz. Son dönemde dikkatimizi çeken bir dağınıklık ve başıbozukluk yetkililerin gözlerinden kaçıyor &#8230;</p>
<p>Şamandıralar sahillerin önünde yan yana, düzensiz biçimde sıralanmakta. Biri küçük, biri büyük, bir diğeri ise kocaman ve hepsi ayrı ayrı renge boyanmış&#8230;Birkaçı hariç üzerinde uyarıcı bayrak ve geceleri yanıp-sönen ışık yok&#8230;</p>
<p>Boğaz uluslararası deniz yolu olduğuna göre, deniz trafiği için tehlikeli olan bu engeller, deniz haritalarına işlenmiş midir? Bilmiyoruz.</p>
<p>Şamandıralar yüzünden boğazlarda bazı koylara girmek olanağı zaten kalmamış. Çünkü tonoz-şamandıralar, öylesine konulmuş, düzensiz, denize atılmış duruyor&#8230;</p>
<p>Eskiden beri adı “Nato İskelesi” olan yerler vardır Boğaz’da. Buralara devamlı (askeri amaçlar hariç) tekne bağlanamaz. Tekne buraya yanaşır, ihtiyaçları karşılanır ve sonra iskele terk edilirdi&#8230; Şimdi bakıyorsunuz, ticari amaçlı bir tekne, kıçtan kara Nato İskelesi’ni yıl boyu işgal ediyor. Tarabya  Sahilinde, Cumhurbaşkanlığı Köşkü ile Almanya Büyükelçiliği’nin Yazlık Rezidansı’nın arasındaki rıhtımda yıllardır bir balıkçı teknesi bağlı durur. Tarabya Koyu’ndaki Nato Rıhtımı’nda yıllardır koca tekneler bağlıdır. Kimse merak edip sormaz. Sarıyer’den Rumelihisarı’na kadar uzanan kıyılarda bulunan sağlı sollu, irili ufaklı tonozlar da cabası. Denizin üstü de içi de karmakarışık.</p>
<p>İnsanlar, sahilde gezsin, balık tutsun diye sahil yolları boyunca yapılan rıhtımların önünde bağlı çok sayıda tekne bekliyor. İnsanlarımız ise demir yığınlarını seyretmeye mahkum ediliyor&#8230;Aslına bakarsanız, İstanbulluların Boğaz’da zevksiz, kötü görünümlü teknelerin oluşturduğu böyle bir görüntü kirliliği ile karşı karşıya kalmasını engellemek etkili yetkililer için hiç de zor olmasa gerek.</p>
<p>Bir de şu denizin dibini kazıyan trol denen balıkçı takımlarını sayalım&#8230; Balık avı yasakları zamanında dahi kaçak ya da “kitabına uydurulmuş yollardan” avlanmak, midye çıkarmak için sürekli faaliyet halindeler. Boğaz’da deniz dibinin doğal yapısını tahrip ediyorlar. Balık üretimi büyük zarar görüyor. Bunlara dur demek o kadar zor değil. Herkesin, bu arada Sahil Güvenlik ve Deniz Zabıtası yetkililerinin gözü önünde yapılan uygulamalar bunlar.</p>
<p>Deniz trafiğinden de söz etmek gerek. Her türlü radar ve yönlendirme sistemlerine rağmen, birbirlerini yan yana geçme yarışında olan yük gemileri ayrı bir tehlike kaynağı&#8230;</p>
<p>Bunlar radarlarda görünmüyor mu? Kural ihlali yapan gemilere ne ceza kesiliyor? Merak etmemek elimizde değil.</p>
<p>Ancak şu sorulara cevap aramak da görevimiz olmalı, eğer biz bu şehri seviyorsak, dünyada eşi benzeri olmayan “BOĞAZİÇİ”ne gerçekten değer veriyorsak;</p>
<p><img alt="" width="7" height="7" />-Boğaz kıyılarına atılan düzensiz şamandıraların izinleri var mı? Ayrıca, hepsi belirli bir izne ve bir düzenlemeye tabi olsa, ilgili idareye gelir getirmez mi?</p>
<p><img alt="" width="7" height="7" />Kıyılara yanaşık devamlı duran ticari tekneler, açık denize bağlansa (örneğin Haydarpaşa Limanı gibi), daha estetik ve güzel durmazlar mı? Sahillerin rahatlaması dışında kıyıdaki beton rıhtımların gelişigüzel parçalanması da önlenmiş olmaz mı?</p>
<p><img alt="" width="7" height="7" />-Nato İskelesi adlı yanaşma yerleri kimin denetimindedir? Bunlara sahip çıkmak bu denli zor mudur?</p>
<p><img alt="" width="7" height="7" />-Trol çekenlere “Dur” denilemez mi? Balık türlerinde ve üretim miktarlarında yıllardır devam eden korkutucu azalma karşısında tüm sorumlu merciler neden hala etkili kampanyalarla harekete geçmiyorlar?</p>
<p><strong><img alt="" width="7" height="7" />-</strong><strong>Yalı sahipleri kale gibi bahçe duvarları ile Boğazı halktan saklıyor!</strong></p>
<p>Boğaziçi imar yönetmeliği, deniz kenarındaki yalıların ve diğer binaların bahçe duvarı yüksekliğini bir metre ile sınırlı tutuyor. Ancak, Boğaz sahil şeridinde yaşayanlar yönetmeliğe uymayıp bahçelerini metrelerce yükseklikte duvarlar çevirip, sahilden içeride oturanların veya sahilde gezintiye çıkanların denizi görmelerine engel oluyor. Aynı şekilde, Boğaz sahilinde denize açılan pek çok sokak özel şahısların işgali altında bulunuyor.</p>
<p><strong><img alt="" width="7" height="7" />-Y</strong><strong>alılar, villalar ve köşkler yasal kılıfına uydurulmuş “tamir ruhsatlı yeniden inşa edilmeler” ile sürekli büyüyor!</strong></p>
<p>Sahildeki yalılar ve yamaçlardaki villalar-köşkler son yıllarda el değiştirdi. Bunların yeni sahipleri, Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden aldıkları sözde <strong>tamir ruhsatları</strong> ile binalarını gözler önünde enine-boyuna-yüksekliğine büyütüp duruyorlar. Bu durum o kadar trajikomik bir şekilde sürüyor ki, böyle yapmayan enayi durumuna düşüyor. Önce yapıyı bir perde ile çepeçevre sarmalayıp görünür bir yerine Boğaziçi İmar’dan aldığınız “<strong>Yapı Onarım Ruhsatını</strong>” asıyorsunuz. Ardından eski binanızın dış duvarlarını içine alacak şekilde temellerinizi atarak perde beton duvarlarla yeni bir bina inşa ediyorsunuz. Yeni binanın dış duvarları bitince içeride kalan eski binanızı tamamen yıkıyor, yeni binanızın içini tamamlıyorsunuz. Tabii bu arada çatınızı da makul (!) bir ölçüde yükselterek <strong>sözde onarımınızı </strong>tamamlıyorsunuz. Egemen güçler yasal engelleri (!) aşıyor, vicdan ile cüzdan arasında gidip gelen yetkili ve etkililer Boğaz’ın öngörünümünde yeşil alanların azalmasına göz yumuyor.</p>
<p>Oysa İstanbul’u ve Boğaz’ı sevmek demek, Onlara sahip çıkmak, güzelliklerini korumak ve yaşatmak anlamına gelmeli&#8230;<br />
 <br />
Bir sabah gözlerimizi açtığımızda Boğaz’ın güzelliklerinin yerinde yeller estiğini görmek istemiyorsak tabii…</p>
<p><strong>M. Cemal Beşkardeş</strong></p>
<p><strong>Tarabya-Sarıyer, 09.08.2010</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/hayata-dair/1978/bogazici-istanbul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeşme &#8216;Tam Kapasite&#8217;</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/gezi/1974/cesme-tam-kapasite.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cesme-tam-kapasite</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/gezi/1974/cesme-tam-kapasite.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Aug 2010 12:56:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1974</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de özellikle yerli turistlerin tercih ettiği Çeşme, 2010 sezonunu sadece otelleriyle değil, plajları, eğlence merkezleri hatta sokaklarıyla da tam kapasite geçiriyor. Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü&#8217;nden edinilen bilgiye göre, özellikle pazar günleri Çeşme ve Alaçatı&#8217;ya giren araç sayısı rekor kırıyor. 18 Temmuz Pazar günü 12 bin 814, 25 Temmuz Pazar günü ise 12 bin 422 aracın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;de özellikle yerli turistlerin tercih ettiği Çeşme, 2010 sezonunu sadece otelleriyle değil, plajları, eğlence merkezleri hatta sokaklarıyla da tam kapasite geçiriyor</strong>.</p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=55323" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p>Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü&#8217;nden edinilen bilgiye göre, özellikle pazar günleri Çeşme ve Alaçatı&#8217;ya giren araç sayısı rekor kırıyor. 18 Temmuz Pazar günü 12 bin 814, 25 Temmuz Pazar günü ise 12 bin 422 aracın girdiği Çeşme ve Alaçatı&#8217;ya yapılan tahmini hesaplamaya göre, sadece bir günde giren insan sayısı 60 bini buluyor. Kış aylarında nüfusu 28 bin olan ilçeye 2 katı kadar insan sadece bir günde giriş yapıyor. İzmir ve ilçeleriyle Manisa ve Aydın&#8217;dan da çok sayıda ziyaretçinin hafta sonu günübirlik tatil yeri tercihi olan Çeşme, feribot aracılığıyla karşı komşusu Sakız Adası&#8217;ndan gelen turistlere de ev sahipliği yapıyor.<br />
İlçede hafta sonu yol altyapısının yetersiz olması nedeniyle özellikle plaj tesisleri, eğlence merkezleri ve restoranların bulunduğu bölgelere giden yollarda trafik sıkışıklığı yaşanıyor.<br />
Hafta sonu plajların tamamen dolduğu ilçede, girişleri ortalama 35 lira olan sahil kulübü tarzı tesisler de kapasite yetersizliği nedeniyle kapılarını kapatmak zorunda kalıyor.<br />
<strong><br />
</strong></p>
<p><strong>&#8216;Turizmde dünya markası olmaya aday&#8217;</strong></p>
<p>İlçedeki otellerin doluluk oranı, sezon başından bu yana yüzde 95 civarında seyrediyor.<br />
Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı <strong>Veysi Öncel</strong>, diğer turizm merkezlerine göre çok fazla yatak kapasitesi bulunmayan Çeşme&#8217;nin son yıllarda moda haline geldiğini, büyük talep gördüklerini ifade etti. Hafta sonunda balık restoranlarında yer bulmanın mümkün olmadığını dile getiren Öncel, Çeşme ve Alaçatı&#8217;nın, bu yıl Türkiye&#8217;deki en popüler tatil merkezleri haline geldiğini söyledi.</p>
<p>Öncel, Çeşme&#8217;nin deniz-kum-güneş turizmi ve eğlence merkezi olmasının yanında, diğer bölgelerden farklı olarak rüzgar sörfü, termal turizm imkanları ile ulaşım kolaylığı avantajlarına da sahip olduğunu bildirerek, şunları kaydetti: <strong>&#8221;Çeşme, gelecekte sadece Türkiye&#8217;de değil, dünyada sayılı tatil beldesi olmaya aday. Ancak, Çeşme&#8217;nin dünya çapında marka olabilmesi için mutlaka kaliteli ve marka olmuş oteller ve restoranları kendisine çekmesi gerekiyor. Türkiye&#8217;de böyle bir turizm merkezi yok. Bodrum ve diğer yerler bu şansı kaçırdı. Ama Çeşme&#8217;nin halen şansı var. Çeşme, zengin ve para harcamaktan kaçınmayan kesimi hedeflemesi gerekiyor. Bodrum ya da başka bir bölgeyi rakip olarak görmüyoruz, farklı bir destinasyon olmaya çalışıyoruz.&#8221;</strong><br />
 </p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/gezi/1974/cesme-tam-kapasite.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küresel Isınma ve Sıcak Havalar</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/gezi/meteoroloji/1956/kuresel-isinma-ve-sicak-havalar.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kuresel-isinma-ve-sicak-havalar</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/gezi/meteoroloji/1956/kuresel-isinma-ve-sicak-havalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 09:40:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Meteoroloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1956</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Geçen 10 yıl en sıcak dönem oldu&#8221; Bilim adamları, küresel ısınmanın devam ettiğine dair yeni kanıtlar sundu. Yıllık yayımlanan &#8221;İklimin Durumu&#8221; raporunda, iklimle ilgili önemli göstergelerin küresel ısınmanın sürdüğüne işaret ettiği ve geçen on yılın en sıcak dönem olduğunu belirtildi. 48 ülkeden 300&#8242;den fazla bilim adamının hazırladığı raporda, hava sıcaklığı, suyun buharlaşma oranı, deniz yüzeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>&#8220;Geçen 10 yıl en sıcak dönem oldu&#8221;</h1>
<p><strong>Bilim adamları, küresel ısınmanın devam ettiğine dair yeni kanıtlar sundu.</strong></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=38999" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p>Yıllık yayımlanan<strong> &#8221;İklimin Durumu&#8221; </strong>raporunda, iklimle ilgili önemli göstergelerin küresel ısınmanın sürdüğüne işaret ettiği ve geçen on yılın en sıcak dönem olduğunu belirtildi.</p>
<p>48 ülkeden 300&#8242;den fazla bilim adamının hazırladığı raporda, hava sıcaklığı, suyun buharlaşma oranı, deniz yüzeyi sıcaklığı, okyanus üzerinde hava sıcaklığı, kar kalınlığı ve buzullar gibi göstergelerin incelenmesinin hep <strong>&#8221;küresel ısınmanın yadsınamaz&#8221; </strong>olduğu sonucuna götürdüğü vurgulandı.</p>
<p>Raporda, 80&#8242;li, 90&#8242;lı ve 2000&#8242;li yılların karşılaştırmalarının yapıldığı ve son 10 yılın en sıcak dönem olduğu belirtilirken, devam eden ısınmanın sahil kentleri, altyapı, su tedariki, sağlık ve tarımı tehdit edeceğine dikkat çekildi.</p>
<p>Geçen her 10 yılda ısınmanın 0,11 santigrat derece kadar arttığı, bunun çok küçük bir artış gibi görünebileceği, ancak son 50 yılda sıcaklığın 0.55 santigrat derece artmasının bile dünyayı halihazırda değiştirdiğine işaret edilen raporda, buzulların eridiği, şiddetli yağışların yoğunlaştığı, sıcak hava dalgalarının daha yoğun ve sık görüldüğü hatırlatıldı.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/gezi/meteoroloji/1956/kuresel-isinma-ve-sicak-havalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

