<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gml="http://www.opengis.net/gml"
>

<channel>
	<title>Bir Psikiyatristin Günlüğü &#187; Recep Tayyip ERDOĞAN</title>
	<atom:link href="http://fuat.beskardes.com/etiket/recep-tayyip-erdogan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fuat.beskardes.com</link>
	<description>Psych-Istanbul, Cinema-Philia, Tiyatroseverler ve Hayata Dair Ayrıntılar...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 18:56:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Tren Hikayesi</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/799/tren-hikayesi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tren-hikayesi</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/799/tren-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2009 09:14:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[James WATT]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip ERDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Richard TREVITHICK]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut ÖZAL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=799</guid>
		<description><![CDATA[Eşek ölür kalır semeri! Rahmetli dedem Ahıska Türkleri’nden Molla Mehmet, ben küçükken; bu güzel halk deyişini “doğru-düzgün adam olmam” için olsa gerek gözlerimin içine baka baka sıkça söylerdi. Başbakan da meydan meydan dolaşıyor ve halkın gözlerinin içine bakıp bağırarak söylüyor: Eşek ölür. Kalır semeri. İnsan ölür. Kalır eseri. Kalbimin bütün samimiyetiyle söylüyorum. Başbakan, bulabildiği en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eşek ölür kalır semeri!</p>
<p>Rahmetli dedem Ahıska Türkleri’nden Molla Mehmet, ben küçükken; bu güzel halk deyişini “doğru-düzgün adam olmam” için olsa gerek gözlerimin içine baka baka sıkça söylerdi. Başbakan da meydan meydan dolaşıyor ve halkın gözlerinin içine bakıp bağırarak söylüyor:</p>
<p>Eşek ölür.<br />
Kalır semeri.<br />
İnsan ölür.<br />
Kalır eseri.</p>
<p>Kalbimin bütün samimiyetiyle söylüyorum. Başbakan, bulabildiği en güzel halk deyişini buldu. Herkes eseriyle anılmalı, övünmeli, gönenmeli. Bu açıdan bakınca; Ankara-Eskişehir arasında vagonlarına 50 yandaş gazeteci doldurularak, törenle, tantanayla, yapımcı şirket Alarko’nun; “hızlı tren hayalini gerçeğe dönüştüren Başbakan’a, bakanlara, Türk milletinin ödeyeceği borca kefil olan Hazine müsteşarlarına, TCDD’nin üst krema kadrosuna” tam sayfa teşekkür ilanları verilerek duyurulan “hızlı tren” bir gerçek eser midir? Osmanlı’dan ve Cumhuriyet’in Mustafa Kemal döneminden kalma demiryollarını düzeltip üstüne Fransızlar ile Japonlar’ın tam 37 yıl önce (1972 yılında) terk ettiği teknolojiyi koyarak yapılan nedir? Bu eser, hızlı tren midir? Yoksa hızlı tren adı altında “yavaş hortumlamayı hızlı hortumlamaya” dönüştürmek midir?</p>
<p>Acaba hangisidir?<br />
Biz gerçeği arıyoruz.<br />
Gerçek olan nedir?</p>
<p>***</p>
<p>Gerçeği aramaya; sizi sıkmayacak kısa hoş bilgiler vererek başlayayım. İlk raylar ahşaptı. 16. yüzyılda insanoğlu ahşap tekerlekli arabaları ahşap raylar üzerinde yürüttü.</p>
<p>Sonra döküm bulundu.<br />
Raylar dökümden yapıldı.</p>
<p>Demir tekerlek de icat oldu, James Watt buharlı motoru çalıştırdı. Richard Trevithick de ilk lokomotifi 1804 yılında yaptı ve bugünkü “raylı taşıma teknolojisi” gelişmeye başladı. Japonların hızlı treninin adı “Shinkansen” yani “Mermi Tren”dir. Japonlar, hızlı tren teknolojisinde 1964 yılında 300 km hıza ulaştılar. Fransız demiryollarının treninin adı TGV yani “Yüksek Hızlı Tren”dir. Fransa 1967 yılında 267 km hıza ulaştı ve 1972 yılında 318 km’yi devirdi. Fransa ve Japonya bugün saatte 578 km hız ve üstünü deniyor. Türkiye’ye satılan teknoloji, Fransızlar’ın ve Japonların 1967’lerde kullanmaya başladığı ve 1972’de terkettiği eski teknolojidir. Ankara-Eskişehir hattına, eski raylar yenilenerek konulan ve “hızlı tren” diye halka yutturulan “geleneksel ray sisteminin” son örneğidir.</p>
<p>Uyanın!<br />
Ayılın!<br />
Gözlerinizi açın!</p>
<p>Bize “yeni teknoloji” diye yutturulan sistem dünyada terk ediliyor.</p>
<p>***</p>
<p>Bizi eşekleştirdiler.<br />
Eşek yerine koydular.</p>
<p>Hem çok paramızı aldılar, hem dünyanın terk ettiği eski teknolojiyi Türk milletine saatte 500 km hız sınırına ulaşan yeni teknolojiden daha pahalı fiyata soktular. Fransa’da ve Japonya’da saatte 500 kilometre hız yapabilen “hızlı trenin” 1 kilometre maliyeti 2 milyon euro iken Türkiye’ye satılan geri teknoloji 250 kilometre hızdaki trenin maliyeti 3 milyon euroya geliyor. Ankara-Eskişehir etabının yapımını önce 459 milyon euroya yerli şirket Alsim-Alarko liderliğinde İspanyol OHL firmasına verdiler. Japon ve Fransız firmaları devre dışında bırakılınca projede değişiklik yapıp 459 milyon euro fiyatı 629 milyon euroya yükselttiler.</p>
<p>Niçin proje değişti?<br />
Niçin eski teknoloji?<br />
Niçin yüksek fiyat?</p>
<p>Susuyorlar. Cevap vermiyorlar. İlk hortumlama; Turgut Özal döneminde “otoyollarda” başlatılmıştı. Dünyanın en pahalı otoyollarını Türk milletine yine böyle yandaş yalaka gazeteci ağırlamalar, tantanalı törenler, teşekkür ilanlarıyla sokmuşlardı. Bu sonradan anlaşıldı. Ve Karayolları’nın o dönemki Genel Müdürü Atalay Coşkunoğlu; “hortumlamaya göz yumup rüşvet almaktan 5 yıl hapis” yemişti. Özal döneminde otoyollarda başlatılan “eski yavaş hortumlama” şimdi Tayyip Erdoğan döneminde demiryollarında “hızlı hortumlamaya” dönüştü.</p>
<p>Uyanın!<br />
Ayılın!<br />
Gözlerinizi açın!</p>
<p>Milleti eşek yerine koydular. Meydanlara toplayıp, gözünün içine bakarak “eşek ölür kalır semeri&#8230;” diye nutuk atıyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/799/tren-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başbakan&#8217;ı Kriz Korkusu Mu Sardı?</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/ekonomi/419/basbakani-kriz-korkusu-mu-sardi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=basbakani-kriz-korkusu-mu-sardi</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/ekonomi/419/basbakani-kriz-korkusu-mu-sardi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2008 16:49:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal UNAKITAN]]></category>
		<category><![CDATA[Noyan DOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip ERDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Kriz hakkında uyarılarda bulunanları &#8216;kriz edebiyatı yapmakla ve yangına körükle gitmekle&#8217; suçlayan Başbakan Erdoğan, neden yurtdışındaki paraların Türkiye&#8217;ye gelmesi için her türlü güvenceyi veriyor. Yoksa kriz yavaş yavaş Türkiye&#8217;yi de mi etkilemeye başladı? Önce bir durum tespiti yapalım. Herkesin bildiği bir tespit olacak ama yine de hatırlatmakta fayda var. Görünen o ki, devlet yönetimi olup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kriz hakkında uyarılarda bulunanları &#8216;kriz edebiyatı yapmakla ve yangına körükle gitmekle&#8217; suçlayan Başbakan Erdoğan, neden yurtdışındaki paraların Türkiye&#8217;ye gelmesi için her türlü güvenceyi veriyor. Yoksa kriz yavaş yavaş Türkiye&#8217;yi de mi etkilemeye başladı?</strong></p>
<p>Önce bir durum tespiti yapalım. Herkesin bildiği bir tespit olacak ama yine de hatırlatmakta fayda var. Görünen o ki, devlet yönetimi olup bitenlerden ya habersiz ya da görmezden gelmeye çalışıyor.</p>
<p>Tespit şu: Dünya büyük bir ekonomik kriz ile çalkalanıyor. Ve ABD merkezli krizin sonunun gelip gelmediği ve dibe vurulup vurulmadığı halen belirsiz. Her gün krizin yeni bir boyutu ile karşı karşıya kalınıyor. Yine her gün ABD&#8217;de bir bankaya el konuluyor. Bugüne kadar el konulan banka sayısı 15&#8242;e çıkmış durumda.</p>
<p>Dünyanın gelişmiş ülkeleri toplanıp, krize karşı önlem alıyor. Avrupa Birliği ülkeleri hiçbir bankanın batmasına izin verilmeyeceğini, gereken her türlü desteğin sağlanacağını açıklıyor.</p>
<p>Dünyanın hatırı sayılır ekonomistleri; krizin, dış borcu yüzünden Türkiye&#8217;yi de etkileyeceğini altını çizerek söylüyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de iş dünyasından finans kesimine kadar herkes krizin olası etkileri için hem kamuoyunu bilgilendiriyor hem de ekonomi yönetimini uyarıyor. En son Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği de (TÜSİAD) aynı uyarıyı yaptı. Ne dedi TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ: &#8220;Yapısal reformlar tamamlanmış olsaydı, küresel dalganın sınırlarımıza ulaştığı bu günlerde biz de sınırlarımızı biraz daha sağlamlaştırmış olurduk. Olumsuz konjonktürel gelişmelere karşı gerektiğinde çok hızla müdahale edebilecek biçimde her türlü hazırlığı yapmalı, daha da önemlisi piyasaları hazırlıklı olduğumuza ikna etmeliyiz.&#8221;  <span id="more-419"></span></p>
<p><strong>Uyarmak İş Dünyasının Görevi</strong></p>
<p>Peki, iş dünyası neden uyarıyor? Önceki krizlerde en çok canı yanan kesim onlar olduklarından. Evet, hükümet ve ekonomi yönetimi sorumludur, yanlış yönetimden dolayı hesap da vereceklerdir ama asıl krizin olası etkilerinden canı yanacak kesim iş dünyasıdır. Dolayısıyla da iş dünyasının; eleştirmeye, uyarmaya, alınması gereken önlemleri sıralamaya, yapılması gerekenleri söylemeye hakkı vardır. Bundan kimsenin alınmasına, gücenmesine gerek yoktur.</p>
<p>Hal böyleyken, devleti yönetenlerin tutumu nedir? Global kriz başladığından beri Başbakan Erdoğan&#8217;ın söylemlerine dikkat ediyorum da gerçekten ilginç. Önce, &#8220;Bize bir şey olmaz, biz deneyimliyiz&#8221; dedi, ardından &#8220;Evet, kriz bizi de etkileyecek; yakından takip ediyoruz, gerekli önlemleri alıyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Şimdi de kriz hakkında uyarıda bulunanları kriz edebiyatı yapmakla, yangına körükle gitmekle suçluyor. İşin daha ilginci ne biliyor musunuz? Başbakan Erdoğan, bu suçlamaları yaparken ardından da &#8220;Yurtdışındaki paraların Türkiye&#8217;ye gelmesi için her türlü güvenceyi vermeye hazırız&#8221; diyor.</p>
<p>Yurtdışındaki Paraya İhtiyaç Mı Var</p>
<p>Çelişkiye bakın. Eğer bize bir şey olmayacaksa, kriz hakkında uyarılar yapanlar yangına körükle gidip, kriz edebiyatı yapıyorlarsa ve ortada da Başbakan&#8217;a göre bir sorun yoksa; o zaman neden yurtdışındaki paraların Türkiye&#8217;ye gelmesi için her türlü güvenceyi veriyoruz. O paralara ihtiyacımız mı var? Yoksa kriz yavaş yavaş Türkiye&#8217;yi de mi etkilemeye başladı?</p>
<p>Başbakan&#8217;a göre acaba ne yapmamız lazımdı? Global krizden dolayı dünya karışmışken, başta iş dünyası ve basın olarak &#8220;üç maymun&#8221;u mu oynasaydık. Ya da &#8220;Dünyada bir ekonomik kriz var ama bu bizi hiç mi hiç etkilemez. Evet, reel sektörün yurtdışı borcu çok yüksek ama önemli değil. Dünyada bir para sıkıntısı başladı ama bankalarımızın zaten bu paralara ihtiyacı hiç mi hiç yok. Cari açığımız ciddi rakamlarda ama bize vız gelir tırıs gider&#8221; deseydik, Başbakan daha mı mutlu olurdu. Peki, tüm bunlara &#8220;neden&#8221; diye soracak olan kamuoyuna ne cevap verecektik. Dünya krizde ama bizim dünya ile alakamız yok mu diyecektik.</p>
<p>Aynı Başbakan, daha bundan üç-dört ay önce dövizin yüksekliğinden şikâyet edenlere &#8220;Artık piyasada kendi kendine şekilleniyor, müdahale edemeyiz&#8221; dememiş miydi? Yine, doğalgaz ve elektrik zamlarını, &#8220;Bunların fiyatları dünyada şekilleniyor, bizle alakası yok&#8221; diye savunmamış mıydı?</p>
<p>Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Dünyayı sarsan bu kriz hakkında iş dünyasından finans kesimine, gazetecilerden ekonomistlere kadar herkesin söz söylemeye ve uyarıda bulunmaya hakkı vardır. Önemli olan bu uyarıları ka&#8217;le almaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/ekonomi/419/basbakani-kriz-korkusu-mu-sardi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayakta Alkışlıyoruz</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/354/ayakta-alkisliyoruz.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ayakta-alkisliyoruz</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/354/ayakta-alkisliyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 12:06:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Candan ERÇETİN]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip ERDOĞAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=354</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın katılacağı bir geceye şarkı söylemesi için Candan Erçetin çağrıldı. Fakat Erçetin&#8217;in cevabı partilileri şoke etti: Ben Başbakan&#8217;ın olduğu yerde şarkı söylemem! Olayı Bugün yazarı Aykut Işıklar köşesinde şöyle anlatıyor: Olay yeni değil. Mayıs ayından kalma. Kusura bakmayın yeni duydum. İzmir&#8217;deki Balkan Göçmenleri Derneği bir gece düzenler. Geceye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın katılacağı bir geceye şarkı söylemesi için Candan Erçetin çağrıldı.<br />
Fakat Erçetin&#8217;in cevabı partilileri şoke etti: Ben Başbakan&#8217;ın olduğu yerde şarkı söylemem!</p>
<p>Olayı Bugün yazarı Aykut Işıklar köşesinde şöyle anlatıyor:</p>
<blockquote><p>Olay yeni değil. Mayıs ayından kalma. Kusura bakmayın yeni duydum. İzmir&#8217;deki Balkan Göçmenleri Derneği bir gece düzenler. Geceye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da davet edilir. Sahne için de sevdikleri Candan Erçetin&#8217;e teklif gider. Belki parada indirim yapar diye de &#8216;Çok görkemli bir gece olacak, Başbakanımız da gelecek&#8217; denir. İşte o saniye iş bozulur. &#8216;Ben Başbakan&#8217;ın olduğu yerde şarkı söylemem Atatürkçüyüm. AKP benim ilkelerime terstir&#8217; yanıtı gelir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/354/ayakta-alkisliyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya Mini Eteklilerin Hakları?</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/146/ya-mini-eteklilerin-haklari.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ya-mini-eteklilerin-haklari</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/146/ya-mini-eteklilerin-haklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 14:24:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe ARMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Rahmi KOÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip ERDOĞAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Ayşe Arman, sakal polemiği konusunda Başbakan&#8217;ı önyargılı olmakla suçladı Geçtiğimiz hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ünlü iş adamı Rahmi Koç arasında &#8216;sakal polemği&#8217; yaşandı. Rahmi Koç, Ayşe Arman&#8217;la yaptığı röportajda &#8220;Sakallı, bıyıklı adam katiyen almam. Kirli sakal da sevmem. Her gün tıraş olacak bir kere. Cote D’Azur’e gider gibi gelinmez. Bluejean de giyilmez. Kadınlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/070720081029570894406_2.jpg" alt="" align="right" /><strong>Ayşe Arman, sakal polemiği konusunda Başbakan&#8217;ı önyargılı olmakla suçladı</strong></p>
<p>Geçtiğimiz hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ünlü iş adamı Rahmi Koç arasında &#8216;sakal polemği&#8217; yaşandı. Rahmi Koç, Ayşe Arman&#8217;la yaptığı röportajda &#8220;Sakallı, bıyıklı adam katiyen almam. Kirli sakal da sevmem. Her gün tıraş olacak bir kere. Cote D’Azur’e gider gibi gelinmez. Bluejean de giyilmez. Kadınlar da mini giyemez&#8221; demişti. Başbakan Erdoğan ise, bu sözlerin ayrımcılık olduğunu belirterek isim vermeden Koç&#8217;u eleştirdi.</p>
<p>Polemiklere sebep olan röportajı yapan Ayşe Arman, tartışmanın Erdoğan&#8217;ın önyargılı davranmasından kaynaklandığını savunarak Erdoğan&#8217;a sordu: &#8220;Ya mini eteklilerin hakları ne olacak?&#8221;</p>
<p>Ya mini eteklilerin hakları?</p>
<p>Her şey saçma.</p>
<p>Tartışmalar saçma.</p>
<p>Söylenenler saçma.</p>
<p>İnsanların alındıkları hassasiyet gösterdikleri şeyler saçma. Allah sonumuzu hayretsin!<span id="more-146"></span></p>
<p><a href="http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=186779&amp;Categoryid=7" target="_blank"><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/070720081027381488717_3.jpg" alt="" align="right" /></a>Geçen haftaki röportajda ettiği bir laf üzerine, bu ülkenin en varlıklı en etkili en büyük istihdam sağlayan iş adamlarından biriyle, Başbakan’ın birbirine girmesi ise en saçma olan&#8230;</p>
<p>Başbakan dikkatli okumamış&#8230;</p>
<p>O röportajda Rahmi Koç sadece &#8220;Sakallı, bıyıklı adamı katiyen işe almam&#8221; demedi, &#8220;Blue jeanli, mini eteklileri de işe almam&#8221; dedi, daha doğrusu, &#8220;İşyerine öyle gelmeleri iş ciddiyetiyle uyuşmaz&#8230;&#8221; dedi.</p>
<p>Bir işveren olarak, iş yerinde uyguladığı kuralları açıkladı.</p>
<p>Başbakan, sakallıların, bıyıklıların hakkını korumayı biliyor da, mini etekliler ve blue jeanliler için niye susuyor?</p>
<p>Asıl ayrımcılık burada bence.</p>
<p>Onlar ne halt ederse etsin&#8230;</p>
<p><a href="http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=187815&amp;Categoryid=1" target="_blank"><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/070720081028522782398_3.jpg" alt="" align="right" /></a>Ama başbakanımızı bıyıklıların, sakallıların haklarını sonuna kadar korur hem de en sert ses tonuyla!</p>
<p>Rahmi Koç’un yanıt vermeme hassasiyetini çok anlıyorum ve saygı duyuyorum işe yaramayacak çünkü.</p>
<p>Başbakan yüzde 100 önyargılı davranıyor.</p>
<p>Ortada bir ayrımcılık filan da yok, o son derece masumane bir laftı, ne siyasi ne dini ne ideolojik tırnağım kadar göndermesi yoktu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/146/ya-mini-eteklilerin-haklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçki Tüketiminde Dinsel Kaynaklı Kısıtlamalar Var</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/133/icki-tuketiminde-dinsel-kaynakli-kisitlamalar-var.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=icki-tuketiminde-dinsel-kaynakli-kisitlamalar-var</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/133/icki-tuketiminde-dinsel-kaynakli-kisitlamalar-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 18:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahman YALÇINKAYA]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip ERDOĞAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=133</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya, sözlü açıklamasında yeni örnekler sundu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı 16 sayfalık sözlü açıklamasında yeni örnekler sundu. Başsavcının mahkemeye sunduğu açıklamalardan bazıları şöyle: Danıştay davası Başbakan Erdoğan’ın Danıştay olayından sonraki sözlerine yer veren Başsavcı, sanık Alparslan Aslan’ın, “Genelkurmay, şeriatın önüne geçmeye çalışmasın” sözlerini delil olarak anlattı. Türbanlı tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/010720082343362775149_2.jpg" alt="" align="right" /><strong>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya, sözlü açıklamasında yeni örnekler sundu</strong></p>
<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı 16 sayfalık sözlü açıklamasında yeni örnekler sundu. Başsavcının mahkemeye sunduğu açıklamalardan bazıları şöyle:</p>
<p><strong>Danıştay davası</strong></p>
<p>Başbakan Erdoğan’ın Danıştay olayından sonraki sözlerine yer veren Başsavcı, sanık Alparslan Aslan’ın, “Genelkurmay, şeriatın önüne geçmeye çalışmasın” sözlerini delil olarak anlattı.<span id="more-133"></span></p>
<p><a href="http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=187614&amp;Categoryid=45" target="_blank"><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/040720080014095758556_3.jpg" alt="" align="right" /></a><strong>Türbanlı tek tip üniforma</strong></p>
<p>Başsavcı, Sivas’taki biçki dikiş kursundaki türbanlı kızların fotoğrafının yer aldığı haberi de delil olarak sunarken, “Türbanlı ve tek tip üniformalarıyla diploma törenine katılmalarının, davalı partinin laikliğe aykırı eylemlerde bulunma ısrarını” gösterdiğini belirtti.</p>
<p><strong>İçki satışı</strong></p>
<p>Başsavcı açıklamasında, içki satışı ve tüketime konusuna yer vererek, “İçki satışı ve tüketimi konusunda dinsel inanç kaynaklı kısıtlayıcı uygulamaların sürdüğüne dair basında çıkan haberler, davalı partinin aksi yöndeki savunmalarını geçersiz kılmaktadır” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/133/icki-tuketiminde-dinsel-kaynakli-kisitlamalar-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Recep&#8217;in Tavuğu Diyor Ki</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/131/recepin-tavugu-diyor-ki.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=recepin-tavugu-diyor-ki</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/131/recepin-tavugu-diyor-ki.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 17:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip ERDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz ÖZDİL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=131</guid>
		<description><![CDATA[Tesadüf işte.. Recep Tayyip Erdoğan’ın damadının çalıştığı şirket tarafından satın alınan Sabah gazetesi, yazıyor 7 Temmuz kaos planı. Buhran ortamı yaratılacaktı. Kalkışma başlatılacaktı. İzinsiz mitingler yapılacaktı. Polisle çatışmaya girişilecekti. Halka ateş açılacaktı. 30 tetikçi suikastlar yapacaktı. Tetikçi, albayla bağlantılı&#8230; Bombacı, generalin ekibinde&#8230; Sinan Aygün aktif rol aldı. Yüksek Askeri Şûra ertelenecekti. Darbe için düğmeye basılacaktı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tesadüf işte..</p>
<p><img class="rsm" src="http://www.haberturk.com/2008/07/05/kuturesim/yilmazkutu.jpg" alt="" hspace="5" vspace="2" width="121" align="right" /><strong>Recep Tayyip Erdoğan’ın damadının çalıştığı şirket tarafından satın alınan Sabah gazetesi, yazıyor</strong></p>
<p><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/1673/5931673.jpg" alt="" /></p>
<p>7 Temmuz kaos planı.<br />
Buhran ortamı yaratılacaktı.<br />
Kalkışma başlatılacaktı.<br />
İzinsiz mitingler yapılacaktı.<br />
Polisle çatışmaya girişilecekti.<br />
Halka ateş açılacaktı.<br />
30 tetikçi suikastlar yapacaktı.<br />
Tetikçi, albayla bağlantılı&#8230;<br />
Bombacı, generalin ekibinde&#8230;<br />
Sinan Aygün aktif rol aldı.<br />
Yüksek Askeri Şûra ertelenecekti.<br />
Darbe için düğmeye basılacaktı.</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan’ın damadının çalıştığı şirket tarafından satın alınan Sabah Gazetesi’nin bunları yazdığı gün, kadere bakın ki, Sabah logosunun üzerinde dokuz sütuna şu reklam var:</p>
<p><strong>&#8220;Recep’in tavuğu diyo ki&#8230;&#8221;</strong></p>
<p>E inanmak lazım.<br />
Folluktan bildiriyor çünkü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/131/recepin-tavugu-diyor-ki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay Koç&#8217;u Haklı Buldu</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/125/yargitay-kocu-hakli-buldu.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yargitay-kocu-hakli-buldu</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/125/yargitay-kocu-hakli-buldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 13:22:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Rahmi KOÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip ERDOĞAN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[İşadamı Rahmi Koç’un, işyerlerinde bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmayacağına ilişkin sözlerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın verdiği &#8220;bu ayrımcılık&#8221; yanıtı yeni bir polemik başlattı. Ancak Yargıtay&#8217;ın Başbakan Erdoğan&#8217;a yanıt gibi bir karar verdiği ve &#8220;Bıyık ve sakal istememek ayrımcılığa girmez. Bıyık ve sakal istememek işverenin yönetim hakkı içine girer” dediği belirlendi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi üyeleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/050720081241070930900.jpg" alt="" width="300" align="right" />İşadamı Rahmi Koç’un, işyerlerinde bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmayacağına ilişkin sözlerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın verdiği &#8220;<strong>bu ayrımcılık</strong>&#8221; yanıtı yeni bir polemik başlattı. Ancak Yargıtay&#8217;ın Başbakan Erdoğan&#8217;a yanıt gibi bir karar verdiği ve &#8220;<strong>Bıyık ve sakal istememek ayrımcılığa girmez. Bıyık ve sakal istememek işverenin yönetim hakkı içine girer</strong>” dediği belirlendi.</p>
<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi üyeleri, işverenin işyerinde bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmama hakkı olduğunu ve bunun ‘ayrımcılık’ olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “İşle uyuşmadığı zaman bıyık ve sakalı haklı fesih nedeni yapıyoruz. Bıyık ve sakal istememek ayrımcılığa girmez. Bıyık ve sakal istememek işverenin yönetim hakkı içine girer” dedi.<span id="more-125"></span></p>
<p><a href="http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=187667" target="_blank"><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/050720081243170276728_3.jpg" alt="" align="right" /></a>Yargıtay üyeleri, yapılan iş ile kılık kıyafeti önemsediklerini ve işçinin yaptığı işe uyumlu olması gerektiğine de dikkat çekerek, “<strong>Örneğin bir aşçının sakal ve bıyık bırakması veya bir cerrahın uzun saçlı olması kabul edilemez. İşveren, bıyık ve sakalını kesmeyen aşçıyı, saçını kesmeyen cerrahı çalıştırmak istemeyebilir. Biz bu konuda ‘ayrımıcılık’ yapıldı demiyoruz. Çünkü, işin gereği aşçının sakalsız, cerrahın da kısa saçlı olması gerekir.</strong>”</p>
<p><strong>İŞTE YARGITAY’IN ‘BIYIK’ KARARI</strong></p>
<p>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işyerinde çalışan bir davacının bıyık bırakması üzerine işverence iki kez ihtar edildiğini buna rağmen bıyığını kesmediği için iş akdinin fesh edildiği bir davada emsal bir karara imza attı.</p>
<p>Mahkeme, işçinin açtığı davayı reddetti. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarak şu görüşleri dile getirdi:</p>
<blockquote><p>Davalı işyerinde çalışan davacının bıyık bırakması üzerine, önce işverence iki kez bıyıklarını kesmesi için ihtarda bulunulduğu, kesmemesi üzerine akdin 1475 sayılı iş yasasının 17/-g maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının işverenin uyarısına rağmen bıyıklarını kesmemesi nedeni ile hizmet aktinin feshedilmesi haklı fesih olarak kabul edilip ihbar ve kıdem tazminatı isteği reddedilmiştir.</p>
<p>Davacının işe girdiği sırada yürürlükte bulunmayan işyeri yönetmeliğinin 26/9 maddesinin kılık kıyafet, traş, bıyık ve sakalla ilgili olarak işverence alınmış ve işin gereği olarak verilen sözlü ve yazılı emir ve talimatlara uymamak ihtar cezasının verilmesini gerektiren bir durumdur. Davacının bıyık bırakması aynı yönetmeliğin 27. maddesinde düzenlenen işten çıkarmayı gerektiren durumlar arasında sayılmadığı gibi 1475 sayılı yasanın 17/2-g maddesine giren hallerden de değildir.</p></blockquote>
<p><strong>İŞVERENİN BIYIKLI İŞÇİ İSTEMEMESİ MAKUL BİR NEDEN</strong></p>
<p>Aynı kararda, işverenin bıyıklı işçi çalıştırmak istememesinin makul bir neden olduğuna da dikkat çekilerek şu görüşler dile getirildi:</p>
<blockquote><p>İşveren, bıyık bırakan davacının işyerinde çalışmasını istemiyorsa bu hal makul bir neden olarak kabul edilip, hizmet aktini 1475 sayılı yasanın 13. maddesi gereğince feshederek davacıya ihbar ve kıdem tazminatları alacağını ödemesi gerekir. Tanık anlatımlarından işyerinde davacı ile aynı işi yapan bir işçinin işe girerken bıyıklarını kesmeyeceği şartını ileri sürdüğü ve işverence bu koşul kabul edilerek bu işçi bıyıklı olarak aynı işte çalıştırıldığından işverenin işçilere eşit davranma ilkesine de uymadığı saptanmıştır. Bu nedenlerle davacının ihbar ve kıdem tazminatları isteklerinin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/125/yargitay-kocu-hakli-buldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Guardian&#8217;dan Türkiye Yorumu</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/20/the-guardiandan-turkiye-yorumu.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=the-guardiandan-turkiye-yorumu</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/20/the-guardiandan-turkiye-yorumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2008 16:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İzzet BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Guardian]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip ERDOĞAN]]></category>
		<category><![CDATA[Robert TAIT]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz The Guardian gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın parti grubundaki konuşmasına dikkat çekerken “Türk Başbakanı, İslamcılar ve laik yargıçlara, çatışmaktan kaçınma çağrısını yaparak ayakta kalma mücadelesini veriyor” yorumunu yaptı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP grubundaki konuşmasının yurt dışındaki yankıları sürüyor. The Guardian gazetesi, “Türk Başbakanı, İslamcılar ve laik yargıçlara, çatışmaktan kaçınma çağrısını yaparak ayakta kalma mücadelesini veriyor” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/110620081126125195830.jpg" alt="" align="right" />İngiliz The Guardian gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın parti grubundaki konuşmasına dikkat çekerken “Türk Başbakanı, İslamcılar ve laik yargıçlara, çatışmaktan kaçınma çağrısını yaparak ayakta kalma mücadelesini veriyor” yorumunu yaptı.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP grubundaki konuşmasının yurt dışındaki yankıları sürüyor. The Guardian gazetesi, “Türk Başbakanı, İslamcılar ve laik yargıçlara, çatışmaktan kaçınma çağrısını yaparak ayakta kalma mücadelesini veriyor” yorumunu yaptı.</p>
<p>İngiliz The Guardian gazetesi, Türkiye’deki son gelişmeleri Robert Tait imzalı İstanbul kaynaklı iki ayrı haberinde değerlendirdi. Gazete, “Türk Başbakanı, İslamcılar ile laik yargıçlara çatışmaktan kaçınma çağrısını yaparak ayakta kalma mücadelesini veriyor” başlığını kullandığı haberinde şunları yazdı:<br />
“Türkiye’nin zor durumundaki başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, dün (Salı günü), ülkeyi bölmekle, partisini kapatmakla ve kendisini görevinden uzaklaştırmakla tehdit eden, devletin laik kurumları ile güç mücadelesinde gerilimleri azaltmaya çalışarak siyasi kariyeri kurtarmayı amaçlayan bir girişim yaptı.”<span id="more-20"></span></p>
<p><strong>“ERDOĞAN’IN TONU UZLAŞICI”</strong></p>
<p>Erdoğan’ın destekçilerini ve ülkenin en üst düzey yargıçlarını “güçler arasındaki çatışmayı” önlemeye çağırdığını belirten gazete, “Tonu, hükümetin önde gelen diğer şahsiyetlerine göre çok daha uzlaşıcı idi ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinin kapatılmasına ilişkin başka bir davaya bakmaya başlamadan önce mahkemeyi karşısına almayı önlemeye yönelik gibi görünüyordu” yorumunu yaptı.</p>
<p>The Guardian, bazı AKP üyelerinin çok daha sert bir çizgi benimsediklerini, birçok AKP milletvekilinin de mahkemeyi yetkiyi aşmakla suçladığını ve meclisin kararı iptal etmek üzere harekete geçmesini talep ettiklerini kaydetti.</p>
<p>Bazı analistlerin Erdoğan’ın konuşmasını, “yargıda ve ordudaki düşmanlarını” yatıştırmaya yönelik son bir çaba olarak yorumladığını belirten gazete, türban yasağını kaldıran düzenlemenin dindar muhafazakarların alkışlarıyla Meclis’ten geçtiğini ancak laiklerce protesto edildiğine dikkat çekti.</p>
<p>Gazete, “Kökleri siyasi İslam’da olan ancak orta sınıftan destek alan AKP, din özgürlüğü gerekçesiyle reformun şampiyonluğunu yaptı ve laikliğe tehdit oluşturmadığında ısrar etti” diye yazdı.</p>
<p><strong>“BİRİNCİ PARTİ KAPATMA DEĞİL, SONUNCUSU DA OLMAYACAK”</strong></p>
<p>İngiliz gazetesi, Türkiye’de daha önce çok sayıda partinin kapatıldığına dikkat çektiği “İlk yasak değil, sonuncusu da olmayacak” başlıklı diğer haberinde ise 1962 yılından bu yana 24 partinin kapatıldığına işaret etti.</p>
<p>Anayasa çerçevesinde partilerin laiklik karşıtı faaliyetlerden dolayı da kapatılabildiğini belirten gazete, AKP hakkındaki davanın, partinin tüm itirazlarına karşın bu kategoriye girdiğinin öne sürüldüğüne dikkat çekti.</p>
<p>AKP destekçilerinin “laikler veya Kemalist kurumları”nın partiyi tehdit olarak gördüğü için partiye saldırdığını iddia ettiklerini yazan gazete, husumetin, ilk olarak geçen yıl askerlerin “başarısız” bir biçimde Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığına seçilmesine karşı çıkmaları ile suyun üstüne çıktığını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/20/the-guardiandan-turkiye-yorumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

