<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gml="http://www.opengis.net/gml"
>

<channel>
	<title>Bir Psikiyatristin Günlüğü &#187; EMEK Sineması</title>
	<atom:link href="http://fuat.beskardes.com/etiket/emek-sinemasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fuat.beskardes.com</link>
	<description>Psych-Istanbul, Cinema-Philia, Tiyatroseverler ve Hayata Dair Ayrıntılar...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 19:15:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>EMEK SİNEMASI</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/sanat/1711/emek-sinemasi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=emek-sinemasi</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/sanat/1711/emek-sinemasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 May 2010 09:24:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.Fuat ULUS]]></category>
		<category><![CDATA[EMEK Sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1711</guid>
		<description><![CDATA[Amerika&#8217;dan yazan Dr. Fuat Ulus&#8217;un Emek Yazısı Altmış yedisinde, 40 seneye yakındır ABD’de Transaksiyonel Analiz odaklı filmlerle grup terapi seanslarını yürüten bir psikiyatr doktorum. Bu uzmanlığıma, daha çocuk yaşlarından bir sinema bağımlısı olmam sebep gösterilebilir. İlk okulda önce yine bir sinema bağımlısı olan annemin arkasına takılarak, 1950’lerin ortalarından Tıp Fakültesi ve askerlik devirlerinde, bu sefer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>Amerika&#8217;dan yazan Dr. Fuat Ulus&#8217;un Emek Yazısı</strong></span></p>
<p>Altmış yedisinde, 40 seneye yakındır ABD’de Transaksiyonel Analiz odaklı filmlerle grup terapi seanslarını yürüten bir psikiyatr doktorum.</p>
<p>Bu uzmanlığıma, daha çocuk yaşlarından bir sinema bağımlısı olmam sebep gösterilebilir.</p>
<p>İlk okulda önce yine bir sinema bağımlısı olan annemin arkasına takılarak, 1950’lerin ortalarından Tıp Fakültesi ve askerlik devirlerinde, bu sefer de annemi koluma takarak 1971 senesine kadar uzanan, o sinema benim, bu sinema senin, sinema-kolikleşme, son senelerde hem İngilizce ve hem de Türkçe iki ayrı sinema-terapi kitabımın yayınlanması yanında, milletler arası konferanslarda sinema-terapi atölye çalışmalarını derlemem ile de devam etmiştir. Eşim kocasına, kızlarım da babalarına senelerce tatlı-sert sabır göstermişler, bu bağımlılığın olumlu ve yapıcı yerlerde kullanılmasında bana sonsuz derecede yardımcı bulunmuşlardır.</p>
<p>Bu gün yıkılmaktan-değişmekten korumaya çalıştığımız Emek Sinemasının benim sinema-kolik bağımlılığında da rolü büyük olmuştur.</p>
<p>Genelde Beyoğlu ve özelde de Emek Sinemasına olan tanıklığıma annemin etkisinin yanında 1957-60 senelerinde Beyoğlunda yer alan İstanbul Atatürk Erkek Lisesi’nin (İlham Gencer ve Ediz Hun, mezunları arasındadır) lojistik yakınlığı da gösterilebilir.</p>
<p>Kurtuluş’tan, liseli arkadaşlar ile beraber Kasımpaşa’ya inerek Taksim’e çıktığımızda okulumuza gitmeden önce, bizleri soldaki Taksim Sineması karşılardı. İstiklal Caddesine girildiğinde de, sağda Fransız Konsolosluğunu geçtikten sonra, Lisemize gitmek üzere soldaki ikinci sokağa sapardık. Sapmayıp ta yola devam edilecek olsa, yine hemen solda Lale Sineması bizlere gülümserdi. Sağda Saray Muhallebicisinin yanında Saray Sineması görüntüye gelir, yine sağ köşede de Melek (Şimdi kurtarılmaya çalışılan Emek) Sineması ortaya çıkardı. Melek Sinemasına girmek isteyen sağa döner, çıkmaz sokak gibi duran Yeşilçam sokağının sonuna doğru Ar Sineması görüntülenirdi.</p>
<p>İstiklal Caddesinde yola devam edildiğinde, solda önce Alkazar, yanında da Atlas Sinemaları bizleri selamlardı. Karşılarında Lüks ve Rüya/İpek Sinemaları yer alır, adeta rekabet havalarına girerlerdi.</p>
<p>Eh, solda Galatasaray Lisesine geldiğimizde artık sinema şölenini de tamamladığımızı zanneder ama bazen tiyatro, bazen sinema olarak hizmet veren, Galatasaray Lisesini solda bırakıp geçildiğinde sağ tarafta kalan Elhamra Sinemasını da çiğnemeden geçemezdik.</p>
<p>Bu orta okul-lise devirlerini yansıtan anılara sonraki yıllarda birkaç sinema daha eklenmişti. Lale Sinemasının karşısına düşen yerde zeminlerine birkaç merdiven silsilesiyle inilen düzeyde Fitaş ve Dünya açılmıştı. Yeşilçam sokağının karşısında, içeriye dönük sokak için de ikinci “Melek” sineması açılmış, bu gün “Emek” diye nitelediğimiz sinemamızın da ismi Melek olduğundan, sonradan açılana “Yeni Melek” denmiş, Melek (Emek) Sineması da çoklarınca sanat severlerin konuşma diline “Eski Melek” olarak mal edilmişti. Ar Sineması da devamlı değişime uğrayarak “Yeni Ar” ismiyle anılmaya başlamıştı.</p>
<p>Bu sinema grubunun en enteresan taraflarından biri her birinin kendine göre izlenen karakterleriydi. Hatta bilet satan gişedeki hanımdan, 5-10 dakika aradaki gazoz ve frigo satan işçilerine, yer gösterenlerine kadar, çalışanlar her sinemanın değişmez bir parçası olmuşlardı. Biz ailece sinema-kolikler, bazen yoldan geçerken bu tanıdığımız çalışanlara filmin güzel olup-olmadığı hakkında fikirlerini sorar, zevkimizi bilenler de filmin çekiciliği üzerine yorumda bulunurlardı.</p>
<p>Taksim Sineması, vizyona girip diğer sinemalarda oynadıktan bir müddet sonra yerini yenilerine terkeden filmleri, “elden düşme” filozofisinde ucuza oynatırdı. Alkazar Sinemasının pek te iyi bir ünü yoktu ve biz liselilere, ailelere, ve diğer “düzgün” vatandaşlara, gitmemeleri düzeyinde uyarma yapılırdı. Atlas devamlı Amerikan ve o zamanlar üne kavuşmaya başlayan “Spaghetti Western” Kovboy ürünleri oynatırdı &#8211; Leone’nin ilk “Triloji” filmi olan “Fistful of Dollars &#8211; 1964” gösterimini orada gördüğümü anımsamaktayım &#8211; Taksim’den Ordu Evine yürüme mesafesindeki ve zaman zaman müzik şölenleri verilen Şan Sineması hep Fransız, İtalyan ve Alman filmleri getirirdi. Saray Sinemasındaki filmler çoğunlukta Türkçe dublajlı oynatılırdı.</p>
<p>Bu karakterler içinde o zamanki “Melek-Eski Melek,” şimdiki “Emek” Sinemasının iç yapısına, mimarisine ve sinema salonunun girişteki yapıtlarına hiç bir sinemanın erişemediği bütün sinema severlerce kabul edilmişti. Sinema başlamadan önce oturanlar arkadan izlendiklerinde, başlarını bir oraya, bir buraya döndürerek, şu köşeyi, bu köşeyi işaret ederek birbirlerine gösterdikleri düzeyde, adeta sinemaya film seyretmeye değil de, müzeye gelmiş sanat severler görüntüsü verirlerdi. Emek Sinemasının, öteki sinemalardan olan diğer bir farkı da, sinemalar birçok ıvır-zıvır yapıtları ile zamanımızdaki gibi daracık giriş yerlerine ve kapılara sıkıştırılmadan önce, köşede, her dört yönden de izlenilebilecek ilan-reklam veren büyük bir panosunun bulunduğu idi. Diğer bir deyişle, İstiklal Caddesi-Yeşilçam Sokağı kavşağında yürümekte olanlar, diğer sinemalarda ne oynadığının daha farkında değilken, bu pano ile “Melek-Eski Melek-Emek” te ne gösterilmekte olduğunu görürlerdi.</p>
<p>Gittiğimiz o kadar film arasında Emek’te hemen anımsaladığım, Charlton Heston’un ilk filmlerinden olan 1952 yapımı “Ruby Gentry” gösterimidir. Bunu lise ikinci sınıfta iken, 1958 sezonunda annemle izlemiştik. O zamanlar, Hollywood filmlerini senelerce beklerdik. Şimdilerde, Amerika’da ve Türkiye’de aynı anda başlayan programların aksine, o devirde iyi ve kaliteli filmler yıllarca beklenir, bazıları da maalesef, ama uzunlukları yüzünden, ama siyaset yaşamına uymadıklarından, ama ahlaka aykırı olarak algılandıklarından sansür heyetlerince “makas edilir,” kesilir-kısaltılırlardı. Buna rağmen, biz sinema-kolikler, yine de sinemalarda boş yer bırakmazdık!</p>
<p>Bütün sinemalar yüzde elli iskontolu 12:00 öğle gösteriminden sonra, 2:15, 4:30, 6:45 ve suare, 9:30 seanslarını sürdürmekteydiler. Hafta sonları çok zaman annem ile, bazen de arkadaşlarımla, önce ucuz matineye gider, arkasından diğer bir sinemada oynayan ikinci filmin 2:15 matinesine yetişmek için daha birinci film bitmeden kalkar, koşuşturmaya başlardık. Emek Sineması’nın avantajı, Beyoğlu’nun ortasında, her sinemaya hemen hemen eşit uzaklıkta olması idi. Bundan dolayı, sinema severlerce “merkezsel” olarak tanımlanmış, diğer sinemaların matinelere yetişmek için koşuşturulma düşünüldüğünde ilk matine için seçilen sinema olma gereksinimi yerleşmişti.</p>
<p>Tabii, İstanbul nüfusunun 1.5 milyon olduğu zamanlar, sinemaların girişi de “majestik” denilebilen bir görünüşe sahipti. Her sinema rahat, geniş, lüks ve ferah girişlerinin yanında, o sinemaya özel poğaçacı, fındık-fıstıkçı ve diğer yiyecek-içecek satan “babadan-oğula” geçme aile işçiliğindeki Beyoğlu esnafının dükkanları ile süslenmişti. Sinema severler bu esnafı tanır, sinemada yemek-içmek üzere birşeyler almada, veya sinemadan çıktıktan sonraki ihtiyaç kavramında, yalnız oynayan film hakkında değil, futboldan siyasete kadar birçok konu odağında da sohbete girişirlerdi.</p>
<p>Şimdi&#8230;</p>
<p>Geleneklerimizi korumada titiz geçiniriz&#8230;</p>
<p>Emek Sineması, gelenek-göreneklerimizin uygulandığı bir sanat yeri olarak ün yapmıştır. “Emeğimizi” koruma, geleneğimizi koruma ile özdeşleşmiş bulunmaktadır.</p>
<p>Bizde bir söz vardır:</p>
<p>“İnsan ölür eser kalır, eşek ölür semer kalır&#8230;”</p>
<p>Bütün arzum, çağdaşlarımla beraber zamanı gelip te bu dünyadan göçüp-gittiğimizde Emek Sineması’nın yine ayakta kalmasının yanında, yıkılması-değişmesi şöyle dursun, bilakis ihya edilerek milletler arası bir film festival merkezi şeklinde hizmet vermeye devam edebilmesidir.</p>
<p>Haydi arkadaşlar, öldüğümüzde arkamızda bir “eser” kalsın&#8230;</p>
<p>Dr. Fuat Ulus<br />
Erie, Pennsylvania/ABD</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/sanat/1711/emek-sinemasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mimarlardan Emek Sineması Açıklaması</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1609/mimarlardan-emek-sinemasi-aciklamasi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mimarlardan-emek-sinemasi-aciklamasi</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1609/mimarlardan-emek-sinemasi-aciklamasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 20:06:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gorkem Y.</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[EMEK Sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1609</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Afet Komitesi Sekreteri Mücella Yapıcı, Emek Sineması&#8217;nın yıkılmasının da öngörüldüğü &#8221;Kentsel Gelişim ve Yenileme&#8221; projesini engellemek için kamuoyu desteği beklediklerini söyledi. İstanbul- TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Afet Komitesi Sekreteri Mücella Yapıcı, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi&#8217;nde, proje kapsamında bulunan Emek Sineması&#8217;nın yıkılacağı iddialarına ilişkin bir basın toplantısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Afet Komitesi Sekreteri Mücella Yapıcı, Emek Sineması&#8217;nın yıkılmasının da öngörüldüğü &#8221;Kentsel Gelişim ve Yenileme&#8221; projesini engellemek için kamuoyu desteği beklediklerini söyledi.</strong></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=47526" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p><span><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?yer=kent&amp;aranan=%DDstanbul">İstanbul</a></span>- TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Afet Komitesi Sekreteri <strong>Mücella Yapıcı</strong>, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi&#8217;nde, proje kapsamında bulunan Emek Sineması&#8217;nın yıkılacağı iddialarına ilişkin bir basın toplantısı düzenledi.</p>
<p>Bakanlar Kurulu&#8217;nun 20 Haziran 2006 tarihli kararıyla Emek Sineması&#8217;nın da bulunduğu alanı &#8216;<strong>&#8216;yenileme alanı&#8221; </strong>ilan ettiğini belirten Yapıcı, bu karar gereği Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Bölge Kurulu&#8217;nun 9 Ekimde ön projeleri uygun bulduğunu anımsattı.</p>
<p>Emek Sineması&#8217;nın yıkımının öngörüldüğünü bu kararla ilgili olarak öncelikle yürütmenin durdurulması ve iptali için TMMOB olarak dava açtıklarını belirten Yapıcı, Emek Sineması&#8217;nın da içinde bulunduğu Tarlabaşı çevresinin sit alanı olarak kabul edilmesine rağmen &#8221;yenileme ve taşıma&#8221; adı altında kültürel varlıkların yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını savundu.</p>
<p>Yapıcı, projenin Avrupa Mimari Mirasının Korunması Sözleşmesi&#8217;ne ve Venedik Tüzüğü&#8217;ne rağmen ilerlediğini öne sürerek<strong> &#8221;Kentsel Gelişim ve Yenileme Projesini engellemek için kamuoyu desteği bekliyoruz&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Avukat Can Atalay&#8217;da &#8221;Kentsel Gelişim ve Yenileme projesi&#8217;nin dayandığı 5366 sayılı yasanın, 2863 sayılı yasayla çeliştiğini öne sürerek söz konusu kanunun Anayasa&#8217;nın 5, 35, 46 ve 63.üncü maddelerine aykırı olduğunu iddia etti.</p>
<p>Bu proje nedeniyle kültürel değerlerin yok olmasına sessiz kalınmaması gerektiğini belirten Atalay, kamuoyunun desteğini ve çözüm önerilerini beklediğini ifade etti.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1609/mimarlardan-emek-sinemasi-aciklamasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emek Sineması&#8217;nın Kapanışına İsyan!</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1589/emek-sinemasinin-kapanisina-isyan.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=emek-sinemasinin-kapanisina-isyan</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1589/emek-sinemasinin-kapanisina-isyan.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 09:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[EMEK Sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1589</guid>
		<description><![CDATA[Mimarlık ve sinema tarihimizin ilkleriyle anılan en büyük yapıtı Beyoğlu Emek Sineması&#8217;nın kapatılması üzerine tepkiler çığ gibi büyüyor.  TMMO’sının açtığı davanın ardından 29.Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin açıldığı ilk günde sanatseverler gece 21.00’den itibaren gece yarısına kadar sinema önünde toplandılar. Kurdukları perdede sessiz film “Kamelyalı Adam”ı gösterdiler, imza topladılar ardından müzik eşliğinde dans ederek seslerini duyurdular. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mimarlık ve sinema tarihimizin ilkleriyle anılan en büyük yapıtı Beyoğlu Emek Sineması&#8217;nın kapatılması üzerine tepkiler çığ gibi büyüyor.</strong></p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?yer=yazar&amp;aranan=Cumhuriyet%20Haber%20Portal%FD"></a></p>
<p><img src="http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=46865" border="0" alt="" align="right" /></p>
<div>
<p> TMMO’sının açtığı davanın ardından 29.Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin açıldığı ilk günde sanatseverler gece 21.00’den itibaren gece yarısına kadar sinema önünde toplandılar. Kurdukları perdede sessiz film <strong>“Kamelyalı Adam”ı</strong> gösterdiler, imza topladılar ardından müzik eşliğinde dans ederek seslerini duyurdular.</p>
<p>Festival sinemaları çıkışlarında <strong>“Emek Benim/İstabul Benim/Yıktırmıyorum!” </strong>yazan el broşürleri dağıtıldı.<br />
Sinemaseverler; <strong>&#8220;Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ya da öncesinde Sinema Günleri’nin bütün önemli etkinliklerinin gerçekleştirildiği Emek Sineması’nın son sekiz aydır kapalı olmasına İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı başta olmak üzere tüm “sanat” çevresinin sessiz kalışına isyanım var!<br />
</strong></p>
<p><strong>Yıkanların, yıkımı gizleyenlerin, bütün bunlara şahit olup da susanların cepleri kentsel dönüşümün rantıyla dolu. AKP hükümetinin 2002’den bu yana küresel kent olma yolundaki İstanbul&#8217;da kentsel dönüşüm, yenileme, yeniden canlandırma kavramları arkasına gizlemeye çalıştığı tüm uygulamaları kamu yararına aykırı bulduğum için Emek Sineması’nın yıkılmasına karşıyım.”</strong> diye haykırırken, sinemacılar;<strong> “Ülkede bakkallar, Beyoğlu’nda AKM, Devlet Tiyatroları şimdi sıra sinemalarda. Her gün yerli yabancı binlerce insanın akın ettiği Beyoğlu’nun yok etmek istiyorlar.”</strong> diye durumu özetliyor. Festivale gelen ve Emek sinemasının durumunu ilk kez fark eden İstanbullu sanatseverler şaşkın, hüzünlü; <strong>“Dehşete düştük. İnanmak istemiyoruz. Sebep ne?”</strong> sözleriyle olan biteni anlamaya çalışıyorlar.</p>
<p>Binlerce anısı olan sanatçıların içi kan ağlıyor. Bunlardan biri de festivallerde Şakir Eczacıbaşı’yla birlikte defalarca sahneye çıkan tiyatro sanatçısı Tilbe Saran.  Sanatçı, Emek Sineması ile ilk tanışmasını anlatıyor;<br />
<strong>“Emek sinemasına -sanırım- ilk kez 4 yaşındayken Ayşe annemle gitmiştim. Annem perdeye yansıyacak büyülü görüntüleri ancak karanlıkta görebileceğimi, sessizce oturursam  o ışıgın içinden  beyaz perdeye akacak hikayeyi izleyerek çok eğleneceğimi söyledi sonra da Ayşe anneme acıkırsa muzunu yedirirsin diyerek bizi yolcu etti. Sabahtı, hava güneşli ama soğuktu.Teşvikiye&#8217;den Beyoğlu&#8217;na nasıl gittiğimizi hatırlamıyorum.<br />
</strong></p>
<p><strong>Masal kitaplarındaki kraliçe saraylarına benzer kocaman salona, kadife perdeye, altın yaldızlı çerçevesine koltukta büzülerek baktığımı anımsıyorum.  Koltuk çok büyük ben çok ufaktım. Işıklar yavaş yavaş sönüp o kalın perde hafif hafif sallanarak iki yana ayrılırken  Ayşe anneme yapıştığımı ve onun </strong>&#8220;korkma, bak annen ne dedi, şimdi sihirli görüntüler başlayacak&#8221; <strong>diye yumuşacık sesi ve tombul kollarıyla beni sarmaladığını, elimi tuttuğunu ve perdeyi daha rahat görebilmem için paltosunu katlayıp altıma yerleştirdiğini anımsıyorum&#8230;.<br />
</strong></p>
<p><strong>Sonra Tom ve Jerry başladı. Kocaman ekranda oradan oraya koşuşturan komik hayvanlar&#8230;Ayşe annenin elini ne zaman gevşettiğimi ve koltuğa bağdaş kurduğumu anımsamıyorum. Derken fareleri kovalayan kedi ve  farelerin kediye uyguladığı şiddet bana hiç de komik gelmemeğe başladı. Oysa  o kocaman bir dürbün gibi büyülü ışık hüzmesinin içinde çok komik şeyler saklı olduğunu söylemişti annem. Ama beyaz perdedeki hayvanlara olanlar annemin söz verdiği gibi hiç de komik değidi.<br />
</strong></p>
<p><strong>Kediye içim acımaya başladı bir süre sonra gözlerimden akan yaşlara hıçkırıklarımda eklenince Ayşe annem &#8220;evladım orada olanlar gerçek değil&#8221; diye beni teskin etmeğe uğraştı. Ne o yumuşacık sesi ne o tombul kolları beni yatıştıramadı ve giderek içimde uyanan isyanı bastıramadı. Kollarından kurtulup koltuğun üzerine hangi ara çıktığımı hangi ara yumruğumu sallayarak</strong> &#8220;eşşoğlueşşek fareler&#8221; <strong>diye basbas bağırmaya başladığımı anımsamıyorum. Hangi ara Ayşe anne benim ağzıma muzu tıktı hangi ara biz o kocaman salondan çıktık anımsamıyorum.<br />
</strong></p>
<p><strong>Tek anımsadığım,içimi çeke çeke ağzımdaki kocaman muzu yutmaya çalışırken Ayşe annemin kırmızı paltomun düğmelerini çekiştire çekiştire ilklemeğe çalışması ve o  muzun tadının tuzlu olduğu&#8230;<br />
</strong></p>
<p><strong>Şimdi Emek sinemasını yıkacaklarmış&#8230;Çocukluğum, gençliğim eyvah! Eyvah onca açılışta, kapanışta beraber olduğum dostlar&#8230;. Artık muzlar hep tuzlu olacak&#8230;.”</strong></p>
<p>Emek isimli, Paris&#8217;in günümüzdeki en büyük sineması 2800 kişilik kapasitesi ile Le Grand Rex&#8217;i hatırlanan, bu sinema klasiğinin perdesini, sahnesini, koltuğunu yaşamış Tilbe Saran ve onlarca sanatçı, müze gibi sinema olarak korunmasını beklerken, el üstü tutulmasını umarken yok edilmesini kabul edilemez buluyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1589/emek-sinemasinin-kapanisina-isyan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Emek Sinemasını Yaşatalım&#8217; Kampanyası&#8230;</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/guncel/1581/emek-sinemasini-yasatalim-kampanyasi.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=emek-sinemasini-yasatalim-kampanyasi</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/guncel/1581/emek-sinemasini-yasatalim-kampanyasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 09:50:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[EMEK Sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1581</guid>
		<description><![CDATA[T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu&#8217;na, Biz aşağıda ismi bulunan, sinemaseverler, festivalseverler ve kültürel mirasımıza sahip çıkmak isteyenler olarak 86 yıllık geçmişiyle, anılarımızın, gençliğimizin, kültürümüzün, sinemamızın içinde büyük bir yer eden, Yeşilçam sokağındaki tarihi Emek Sinemasının kapatılmasına ve yıkılmasına karşıyız. Nihai çözüm Emek Sineması&#8217;nın, Türk ve dünya sinemasının festivallerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı,</p>
<p>Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu&#8217;na,</strong></p>
<p>Biz aşağıda ismi bulunan, sinemaseverler, festivalseverler ve kültürel mirasımıza sahip çıkmak isteyenler olarak 86 yıllık geçmişiyle, anılarımızın, gençliğimizin, kültürümüzün, sinemamızın içinde büyük bir yer eden, Yeşilçam sokağındaki tarihi Emek Sinemasının kapatılmasına ve yıkılmasına karşıyız.</p>
<p>Nihai çözüm Emek Sineması&#8217;nın, Türk ve dünya sinemasının festivallerde gösterilen seçkin örneklerini seyircilerle buluşturan, Türk ve yabancı yönetmenler ve oyuncuların katılımıyla film sonrası söyleşileri düzenleyen, belirli haftalarda yeni Türk yönetmenlerine, sinema öğrencilerine ve yetenekli kısa filmcilere eserlerini gösterme imkanı sağlayan, sinema sarayı geçmişine ve binasına, Türkiye&#8217;nin sembol sineması olma özelliklerine yaraşır bir sinema ve film merkezine dönüştürülmesi, kısaca Emek Sineması ve Film Merkezi olmasıdır.</p>
<p>Saygılarımızla,</p>
<p>Mehmet Kurtkaya, Makine Yüksek Mühendisi<br />
Gülbin Tatlıağız<br />
Gül Pamuk, Sanatçı<br />
Yoel Meranda, Sinemacı<br />
Bayram Şahin, Köşe yazarı<br />
Melani Sarıtaş, Koç üniv. Matematik bölümü öğrencisi<br />
Ayşın Kancı Ürkmez<br />
Selin Karabulut, Koç üniv.felsefe öğrencisi<br />
Caner Kaya<br />
Prof. Dr. Özgen Eralp, Tıp Doktoru<br />
Alper Seber, Çağrı Merkezi Yöneticisi<br />
Turgay Yıldızlı, İnteraktif medya tasarımcısı<br />
Nihal Açıkgöz, İnşaat mühendisi<br />
Pelin Yıldız, Doktor<br />
Ayşegül Kesirli, Araştırma Görevlisi<br />
Meriç Ozan, Yönetmen Yardımcısı Reklam<br />
Aslıhan Özcan, Psikolog<br />
Banu Binat, Yüksek Mimar<br />
Ali Ercivan, Senarist ve Sinema Yazarı<br />
Oya Topçuoğlu, University of Chicago Doktora Öğrencisi<br />
Esra Bütüner, Mühendis<br />
Müesser Ceylan Elaçmaz, Fotoğrafçı<br />
Özgür Yenice, Bankacı<br />
Başak Cöne<br />
Birkan Işın, Avukat<br />
Nur Emiroglu, Ev kadını<br />
Saba Demircioğlu, Makine Yüksek Mühendisi<br />
Dünya Yazman, Yayıncı<br />
Mesut Günsev, Gazeteci-yazar KKTC<br />
Burcu Çapanoğlu, Sanat Tarihçisi<br />
Pınar Çelen, Endüstri Ürünleri Tasarımcısı<br />
Ali Dülger, İç Mimar<br />
Çetin Demir, Oyuncu<br />
Zeynep Atikkan, Gazeteci-yazar<br />
Berk Atmaca, Bilgi üniv Bilgisayar Bil. öğrencisi<br />
Erkan Nazlı, Mimar<br />
Özkan Güven<br />
Pelin Horzum, Bankacı<br />
Nilgün Er, Bankacı<br />
Osman Kuran, İnşaat Mühendisi<br />
Fatma Altzinger, Psikanalist<br />
Leyla Tekbulut, Mühendis<br />
Fatma Aytaç, Endüstri Mühendisi<br />
Yaşar Ahmet Özkul, Elektrik Mühendisi<br />
Müfide Pekin, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim görevlisi<br />
Nilşah Kömürcüoğlu<br />
Selim Cem Denizyaran, Mühendis<br />
Özer Türkmen, İşletmeci<br />
Özlem Tiftikçi, Elektronik Mühendisi<br />
Prof. Dr. İsmail H. Özsabuncuğlu, Yeminli Mali Müşavir<br />
Altan Yücel, Yönetmen<br />
Sema Ocakçıoğlu, Emekli ev hanımı<br />
Bengü Shepard, Eğitim<br />
Rana Kuruoğlu, Hekim<br />
Seza Ülgener, Pedagog<br />
İlke Güzelsoy, Tasarımcı<br />
Meral Şengül, Tekstil<br />
Mustafa Dora Bakan, Görsel İletişim Tasarımcısı<br />
Ufuk Özgül, Gazeteci<br />
Can Çerçi, Yazılım Uzmanı<br />
Barış Trak, İnşaat Mühendisi<br />
Beril Öztopçu, Peyzaj Mimarı<br />
Murat Arda, Endüstri Mühendisi<br />
Erol Tezeren, Aktör<br />
İsmail Yalçınkaya, Danışman<br />
Sema Temizkan<br />
Aylin Karaçam, Muhasebeci<br />
Bilge Okay, İktisatçı<br />
Murat Dervişoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi<br />
Renan Akman, Çevirmen<br />
İsmail Şara, Elektrik Mühendisi<br />
H.Cahit Özen<br />
Selin Peker, Işık Üniv. Orta Doğu Araştırmaları Yük. Lisans Öğrencisi<br />
Nüket Franco, italyanca öğretmeni<br />
Haluk İnanıcı, Avukat<br />
Prof. Dr. Piraye Oflazer, Doktor, Öğretim Üyesi<br />
Kerim Kürkçü, Yüksek Mimar<br />
Selin Erçil, Araştırma Görevlisi<br />
Şelale Birgen, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim görevlisi<br />
Candan Yenigün, Eğitimci<br />
Fatih Artvinli, Sağlık Memuru<br />
Rezan Avunduk, Emekli bankacı<br />
Pınar Gediközer<br />
Damla Kalan Dilekcan, Ajans Başkanı<br />
Sabri Burçin Dermenci, Reklamcı<br />
Mehmet Besimoğlu, Ekonomist<br />
Hacer Özbakir, Matematikçi<br />
Aylin Gürdağ, Sanat Yönetmeni<br />
Orhan Güzelsoy, Ekonomist<br />
Gülşah Durak, Gazeteci<br />
Levon Balıkcıoğlu, Aşçı<br />
A.Ümit İşler, İşletmeci<br />
Nilay Yurtsever, Mimar<br />
Elif Altıntuğ, Dış Ticaret Yönetici<br />
Saffet Karaveyisoğlu, İşletmeci<br />
Hamit Göz, Tıp Doktoru<br />
Gülay Elif Girgin, Ekonomist<br />
İskender Ünal, Öğretmen<br />
Nilüfer Öznoyan Ronchetti<br />
Zeyno Elbaşı, Mühendis<br />
Evangelos Stoiçefidis, Lojistik<br />
Önder Ilgar<br />
Seher Fazlıoğlu, Ekonomist<br />
Özge Ertem, Araştırmacı<br />
Selin Yiğiter, Halkla İlişkilerci<br />
Doç. Dr. Besim Bülent Bali, İktisatçı Öğretim Üyesi<br />
Hülya Kesim, Avukat<br />
Nigar Hacızade, Araştırma Görevlisi<br />
Mehmet Ali Özdemir, Sigortacı<br />
Gülçin Orgun, İktisatçı<br />
Merih Yurtkuran, Bankacı<br />
Hatice Bitgen, Bankacı<br />
Aylin Bekem<br />
Ayşegül Cebenoyan, Emekli<br />
Günay Pesen Mutlucan, Sanat Galerisi Yöneticisi<br />
Yarkın Cebeci, Bankacı<br />
Didem Çiçek, Araştırmacı<br />
Emek Büyükçelik Uyar, Oyuncu<br />
Ferda Erdinç<br />
Dilek Solakoğlu, Doktor<br />
Gülru Hotinli, Ekonomist<br />
Tuba Uçar, Danışman<br />
Tarık M. Bayazıt, İşletmeci<br />
Sadi Çilingir, Sinema Yazarı<br />
Zeynep Uğural, Reklamcı<br />
Umut Eldem, Öğrenci<br />
Emirhan Esenkova<br />
Bülent Burak Tokatlıgil, Memur Kameraman<br />
Demet Erol, Psikolojik Danışman<br />
Banu Birecikligil, Ressam<br />
Ayşe Esmerer, Yönetim Danışmanı<br />
Efe Öğrük, Sinema işletmecisi<br />
Mehmet Gençer, Istanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim üyesi<br />
İnci Abacı Kutun, Mimar<br />
Güven Mendi, Grafik Tasarımcı<br />
Adnan Tonguç, Mütercim<br />
Fatih Özgüven, Yazar<br />
Mehmet Ali Önal, Pratisyen Hekim<br />
Zeynep Başkurt, Su Ürünleri Mühendisi<br />
Ezgi Aksoy, Yazar<br />
Feryal Akıncıer, Öğretmen<br />
Zeynep Ülgen<br />
Levent Karataş, Şair<br />
Öykü Şener, Reklamcı<br />
Sevgi Umur, Üniversite Öğrencisi<br />
Rıza Oğuz Bozkurt, İnşaat Yük Mühendisi<br />
Selen Alper, Reklamcı<br />
Ayda Şirin Manukyan, Eğitmen<br />
Melike Haslak<br />
Sevile Sırtaş, İnsan Kaynakları Uzmanı<br />
Sedef Sayın Çay<br />
Prof. Dr. Mustafa Sercan, Hekim<br />
Beril Sözmen, Akademisyen<br />
İlke Erensoy, Psikiyatrist<br />
Neylan Acar Tunalı, Film Tanıtım Danışmanı<br />
Nilay Kırcı, İşletmeci<br />
Mehmet Özyurt, Sanayici<br />
Göknur Topçu, Marmara Üniv. Sinema TV Öğrencisi<br />
Onur Karamercan, İstanbul Üniv. Müt. Tercümanlık Öğrencisi<br />
Sadrettin Soylu, Y.Mimar<br />
Eytan İpeker, Sinemacı<br />
Ali Ağa, Sinemacı<br />
Aydın Pesen, Öğretim Görevlisi<br />
Dr. Abdül Lama, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı<br />
Müjde Gürlek, İşletmeci<br />
Sevin Özaydın, Avukat<br />
Zeynep Demet Uluşahin<br />
Melek Isingor Tonizzo, Tıp Doktoru<br />
Selçuk Taylaner, Görüntü Yönetmeni<br />
Nihan Sezan, Turizmci<br />
Mehmet Akif Gürsoy, Hekim<br />
Serdal Kanuncu, Hekim<br />
Ayda Arel, Sanat Tarihçisi<br />
Nuray Turan, Ev hanımı<br />
Şahika Yüksel<br />
Mehmet Çakmak, Doktor<br />
Kami Sevim, Restoratör<br />
Ahmet Balioğlu, İşletmeci<br />
Fatma Balioğlu, Avukat<br />
Gulten Pakdil, Öğretim Üyesi<br />
Ali Berkan, Emekli İth. Paz. Uz.<br />
Haluk Kaplanoğlu, Film Dağıtımcısı<br />
Ayla Ödekan, Sanat Tarihçisi<br />
Doğa Doğu, Çevirmen<br />
Didem Incegöz, Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Öğrencisi<br />
Melih Yenigün, Hekim<br />
Ayda Uluhan, Doktor<br />
Tilbe Saran<br />
Cüneyt Türel<br />
Gökşin Sanal, Emekli Yönetici<br />
Nazan Yücel, Y. Mimar<br />
Merve Tezcan<br />
Nazan İpşiroğlu, sanat yazarı<br />
Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Tıp doktoru<br />
Ural Aküzüm, Avukat<br />
Mine Özgüroğlu Çukurçeşme, Doktor<br />
Serra Yılmaz, Oyuncu<br />
Deniz Tarba Ceylan, Öğretim üyesi<br />
Hüsam Süleymangil, Rehber<br />
Neslihan Yalav, Kütüphane görevlisi<br />
Deniz Yalav, Rehber<br />
Gül Yalav Tan, Psikolog<br />
Yael Barşah, Klinik Psikolog<br />
İsmet Ok, Kimya Mühendisi<br />
Ceren Algon, Mimar<br />
Zeynep Erkut, Emekli<br />
Ahmet Eyiceoğlu, Yük. Elektrik Müh.<br />
Şevin Welbourne, Bankacı<br />
Ayşenur İğdem, Doktor<br />
Canan Barut, İşletmeci<br />
Sibel Özman, Yönetici<br />
Gül Emel Karakaş, Ekonomist<br />
Ebru Tanrikulu, Endustri Muhendisi<br />
Noyan Özkan, Avukat<br />
Ayşe Saylam, Yönetici Asistanı<br />
Esma Sevgim Turan, Reklamcı<br />
Burak Sencil, İktisatçı<br />
Özge Demirdöğen, Sosyolog<br />
Isenbike Bilgili, Avukat<br />
Hasan Oğan, Doktor<br />
Tuğba Tanrıkulu Çil, Pazarlama Uzmanı<br />
Zeynep Balaban, İç Mimar<br />
Özlem Öğüt Yazıcıoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim üyesi<br />
Engin Bayraktar, Şirket Yöneticisi<br />
Sevinç Özgen, Hekim<br />
Tuncay Pulcu<br />
Türker Vardar, Endüstri Mühendisi<br />
Esra Mungan, Boğazici Universitesi Öğretim üyesi<br />
İklil Şanal, Avukat<br />
Oğuz Berk, Doktor<br />
Nuzhet Betil, Mali Müşavir<br />
Bekir Tasalı<br />
Özge Pınar Yasavul, Mimar<br />
Nihan Bora, Gazeteci<br />
Dilek Tüzün Aksu, Akademisyen<br />
Enis Durak, Prodüktör<br />
Berk Doğan, Fotoğrafçı<br />
Alaz Pesen, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi<br />
Neşenur Domaniç, Çevirmen<br />
Senem Göl Beşer, Akademisyen<br />
Turan Kurtuluş, Avukat</p>
<p>Fuat Beşkardeş,Doktor</p>
<p>Yukarıdaki metni onaylıyorsanız ve siz de adınızın, soyadınızın ve mesleğinizin onaylayanlar listesinde yer almasini istiyorsanız lütfen ad, soyad ve mesleğinizi bir e-mail ile</p>
<p>onay @ işareti emeksinemasiniyasatalim.org <img src="http://www.emeksinemasiniyasatalim.org/on.jpg" alt="" /></p>
<p>adresine yollayınız. Onaylayanların listesini bir sonraki güncellemede sitemizde yayınlayacağız. E-mail adresiniz gizli tutulacaktır. 18 yaşını doldurmuş olmanız gerekir. Üniversite öğrencileri, üniversitelerinin isimlerini ve bölümlerini de yazabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/guncel/1581/emek-sinemasini-yasatalim-kampanyasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EMEK SİNEMASI: GEÇMİŞİMİZ VE GELECEĞİMİZ</title>
		<link>http://fuat.beskardes.com/sanat/1580/emek-sinemasi-gecmisimiz-ve-gelecegimiz.html?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=emek-sinemasi-gecmisimiz-ve-gelecegimiz</link>
		<comments>http://fuat.beskardes.com/sanat/1580/emek-sinemasi-gecmisimiz-ve-gelecegimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 09:47:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fuat BEŞKARDEŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür/Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[EMEK Sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fuat.beskardes.com/?p=1580</guid>
		<description><![CDATA[  Türk sinemasıyla özdeş Yeşilçam sokağındaki 86 yıllık Emek sineması, yalnızca Istanbul&#8217;un değil Türkiye&#8217;nin sinema geçmişini barındırmaktadır. Yalnız Istanbul&#8217;un değil aynı zamanda Türkiye&#8217;nin sembol sineması olan Emek sinemasının özelleştirilmesini, ardından yıkılarak alışveriş merkezi içine taşınmasını öngördüğü basında yer alan proje yalnızca bir kültürel mirasımızın yok edilmesi, sinema geçmişimizin bir parçasının silinmesi değildir. Aynı zamanda, bağımsız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Türk sinemasıyla özdeş Yeşilçam sokağındaki 86 yıllık Emek sineması, yalnızca Istanbul&#8217;un değil Türkiye&#8217;nin sinema geçmişini barındırmaktadır. Yalnız Istanbul&#8217;un değil aynı zamanda Türkiye&#8217;nin sembol sineması olan Emek sinemasının özelleştirilmesini, ardından yıkılarak alışveriş merkezi içine taşınmasını öngördüğü basında yer alan proje yalnızca bir kültürel mirasımızın yok edilmesi, sinema geçmişimizin bir parçasının silinmesi değildir. Aynı zamanda, bağımsız sinema salonlarının yok oluşu meselesidir, bağımsız sinemaya, sinema sanatının geleceğine vurulan ağır bir darbedir. Bugün sinema hızla büyük şirketler tarafından üretilen, büyük şirketler tarafından dağıtılan, büyük şirketlerin zincir salonlarında gösterilen bir ürün haline gelmektedir. Bu niteliğe sahip sinemanın diğer ticari sanayi ürünlerinden örneğin bir otomobilden bir farkı kalmamıştır. Hatta dikkatli bakılırsa otomobillerin dağıtımının bile daha az merkezi olduğu göze çarpar, çünkü otomotivde yerel bayiler vardır. Emek sineması yalnızca geçmişin değil, kültürel geleceğimizin de bir parçasıdır. Bunu birkaç örnekle anlatmakta büyük fayda görüyorum. Türk sinemasının ünlü yönetmenlerinden Atıf Yılmaz&#8217;ın ölümünü öğrenen sinema camiası o sabah apar topar Emek sinemasında bir araya gelmişti. Bu tamamen refleks olarak gerçekleşen bir toplanmaydı, çünkü Türkiye&#8217;de sinemanın adresi Emek sinemasıydı. Dünyanın pek çok ünlü yönetmeni ve Hollywood yıldızları, örneğin Harvey Keitel 2005&#8242;te, John Malkovich 2009&#8242;da yaşam boyu başarı ödüllerini bu sinemada izleyicilerin önünde aldılar. Emek sineması yıkılırsa geriye sadece alışveriş merkezindeki sinemalar kalacak. Düşünün bir, Atıf Yılmaz&#8217;ın ölümü üzerine toplanan sinema camiasının alışveriş merkezinin müzikli, gürültülü kalabalıkları arasında bir salona doluştuğunu! Lütfü Kırdar Kongre sarayı var diyenler burasının bir çok amaçlı toplantı merkezi olduğunu sinema kültürüne ait olmadığını biliyorlardır. Ya o gün bayi toplantısı varsa? Çareyi Starbucks&#8217;ta toplanmakta mı bulacak sinemacılar? Veya John Malkovich odülünü sinemada seyircilerin alkışları önünde almak için alışveriş merkezindeki sinemaya gelecek, çıkışta da yaşam boyu başarı ödülünün yanında kendine bir lastik ayakkabı mı alacak? Bu örnekler Emek sinemasının yıkılmasının ne kadar akıldışı olduğunu nasıl yeri doldurulamaz bir boşluk bırakacağını gösteren örneklerden sadece birkaçıdır. Yukarıdaki örneklerden ve yandaki sütunda yer alan Emek için nihai çözüm önerisinden de anlaşılacağı üzere Emek sineması, yalnızca kültürel mirasımız değildir, aynı zamanda Türk ve dünya bağımsız sineması için geleceği temsil etmektedir.</p>
<p>Mehmet Kurtkaya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fuat.beskardes.com/sanat/1580/emek-sinemasi-gecmisimiz-ve-gelecegimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

